Evet, zor anlarda çok fedakarız lakin rutin dönemlerde de akrabalarımıza, arkadaşlarımıza onların güzelliklerini ifade etme hususunda cimriyiz. İlla ki çevresindeki insanlardan Eren’e varlığının kıymetini zikredenler olmuştur ama bir gerçek de var ki o da yaptıklarından dolayı tatmin edici sözlerin yetersiz oluşudur. Belki de olumsuz cümleleri, olumlulardan fazla duyduğu için bu serzenişte bulunmuştu.

Eren Bülbül, henüz genç yaşında bile değilken, büluğ çağında şehit edilen bir evladımız. 1 Ocak 2002’de doğan Eren, 11 Ağustos 2017’de de askerlere, teröristlerin yerini gösterirken teröristlerce şehit edildi. Onun üstüne kapanan Astsubay Ferhat Gedik de aldığı 41 mermi sonucunda aynı olayda şehit oldu.

Eren Bülbül’ün ölümünden sonra doğum günü 1 Ocak’ta ve ölüm yıl dönümü 11 Ağustos’ta ‘İyi ki Varsın Eren’ sözü, genellikle ülkemizin gündemine oturuyor. Bu söz; Twitter, Instagram, Facebook, Ekşi Sözlük, Whatsapp, Youtube gibi birçok sosyal mecrada o günler için gündeme yerleşiyor. Hatta bazen diğer zamanlarda da trend olabiliyor. Bu, gayet normal bir durum. Her toplum, kendi içinden çıkan kahramanlarını güzel duygu ve dualarla anar. Bu durum, bizde de benzer, hatta yüksek seviyede tezahür etmektedir.

NEDEN İYİ Kİ VARSIN SLOGANA DÖNÜŞTÜ?

Peki, neden ‘İyi ki Varsın Eren’ bu kadar popüler oldu? Niye, sürekli zikrediliyor? Bu ülke, maalesef Eren dışında da farklı yaşlarda birçok sivil şehit verdi. Hem askerden hem sivilden binlerce kayıplar oldu. Ancak hemen hemen tamamına yakınında ‘İyi ki Varsın Eren’ gibi sloganlar popüler olmadı.

Eren Bülbül, ölmeden önce sosyal medya hesabından “Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın:(” paylaşımında bulunmuş. Sonunda üzgün emoji işareti koymayı da ihmal etmemiş. Sözün referans noktası bu paylaşım.

Bundan dolayı her yerde ‘İyi ki Varsın Eren’ söylemleri bahse konu oluyor. Haberlerde, yazılarda, internette, televizyonda, her yerde ama her yerde ‘İyi ki Varsın Eren’ sözleri manşetlerde yer alıyor. Hatta 2022’de ‘Kesişme: İyi ki Varsın Eren’ adlı bir sinema filmi dahi gösterime girdi. Birçok sivilimiz teröre kurban gitmişken içlerinden seçilen bazıları maalesef popülist söylemlere malzeme ediliyor. Eren ve Aybüke Öğretmen bunlardan başlıcaları.

İLGİSİZLİĞİN SERZENİŞİ

Bu slogan, motto, söz, adına ne deniliyorsa esasında Eren Bülbül’ün sevgi, ilgi, alaka, emeğinin karşısında istediği teşekkürden başka bir şey değil. Ailesinden birçok ferdin ifadelerine göre; çalışkan, çabalayan, uğraşan bir çocukmuş Eren. Her çocuk gibi o da ilgi, şefkat istemiş. Temelde anne babanın vermesi gereken duygular bunlar. Ancak çok çocuklu ailelerde bu durum o kadar da kolay değil. Ailenin 13 çocuğundan birisi Eren Bülbül. Bir de üstüne kendisinden bir sene önce babasının ölümü eklenince kardeşleriyle beraber ailenin sorumluluğu yükü daha da artıyor.

Köyde büyüyenlerin çoğu, henüz çocukken, hatta bebekken sorumluluk almaya başlar. Eren de anlatılanlara, hatta son ölüm anındaki gelişmelere bakılırsa sorumluluk sahibi bir birey olarak büyümüş. Ancak her ne olursa olsun sadece kız çocukları veya eşler içinde kadınlar değil, hatta yalnızca insanlar bile değil, hisleri olan her varlık ilgi ister. Bu kâh kadın kâh erkek kâh yaşlı kâh çocuk olsun fark etmez. Birçok kimse tarafından bilinçsiz olduğu zannedilen kedi, köpek dahi ilgi gördüğü kişiye yakınlaşır, sert durandan uzaklaşır. Keza bitkiler, ağaçlar da kendisine ilgi gösterildiğinde çiçek, meyve verir. İnsan, asık suratlı insanların bulunduğu ortamlarda rahat edemez ama kendine güler yüz, tatlı dil sunanların yanında daha rahat ederler. İtiraf etmeliyiz ki hepimiz bize yöneltilen hoş sözlerle mutlu oluruz.

KARŞIDAKİNİ TALTİF ETME

Maalesef karşıdakine ilgi gösterme, bir başarı elde ettiğinde onu taltif etme konusunda gönlü sıkı bir toplumuz. Hatada daha çabuk dile getiriyoruz ama alkışlanacak bir durumda genelde tasarrufa geçiyoruz.

Evet, zor anlarda çok fedakarız lakin rutin dönemlerde de akrabalarımıza, arkadaşlarımıza onların güzelliklerini ifade etme hususunda cimriyiz. İlla ki çevresindeki insanlardan Eren’e varlığının kıymetini zikredenler olmuştur ama bir gerçek de var ki o da yaptıklarından dolayı tatmin edici sözlerin yetersiz oluşudur. Belki de olumsuz cümleleri, olumlulardan fazla duyduğu için bu serzenişte bulunmuştu.

SEVDİKLERİMİZE BİZDEKİ DEĞERLERİNİ SÖYLEYEBİLMEK

Buradan çıkartılacak ders; çocuklarımızın, kadınlarımızın, gençlerimizin, anne babalarımızın iyiliği, güzelliği bahislerinde onların iyi ki var olduklarını zaman zaman söylemek olmalıdır. Yanımızdakiler, yanımızdayken; yakınımızdakiler, yakınımızdayken güzel sözleri onlardan esirgememeliyiz.

Yoksa Eren öldükten sonra ‘İyi ki varsın Eren’ demenin Eren’e bir faydası yoktur. Belki geride kalan konu komşu, akraba, köylülerine vardır. Ancak o yakınlardan bazılarının da bu cesur çocuğumuza “Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın.” dedirtmiş olabileceğini de unutmayalım. Zira, insan genellikle en yakınından dertlidir, en yakınından dertlenir.