Bir çocuğa verilen isim, ilk bakışta anne babanın kişisel tercihi gibi görünebilir. Oysa isimler, doğdukları toplumun kültürel hafızasından, dinî inançlarından, aile ilişkilerinden, siyasi atmosferinden ve popüler kültüründen izler taşır. Bir dönemde bir siyasetçinin, futbolcunun veya sanatçının adı yaygınlaşırken başka bir dönemde bir dizi karakterinin adı binlerce çocuğa verilebiliyor.

2025 yılında Türkiye’de en çok konulan erkek ismi Alparslan, kız ismi ise Alya oldu. Yüzyıl önce Mehmet ve Fatma gibi isimlerin öne çıktığı Türkiye’de bugün bambaşka isimlerin listenin üst sıralarında yer alması, isimlerin yalnızca kişileri birbirinden ayıran kelimeler olmadığını, aynı zamanda toplumsal değişimin dikkat çekici göstergelerinden biri olduğunu düşündürüyor.

Peki aileler çocuklarına isim verirken neleri referans alıyor? Gelenek, dini inanç, aile bağları, tarih, popüler kültür ve güncel olaylar bu tercihlerde ne kadar etkili? Zaman içinde isim havuzu nasıl değişti ve yeni isimler hangi kaynaklardan ortaya çıktı?

Bu yazıda, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze uzanan dönemde bu soruların izini süreceğiz. İsimlerin dönemsel değişimini yalnızca hangi isimlerin daha çok tercih edildiği üzerinden değil, bu tercihlerin arkasındaki toplumsal ve kültürel dinamikler üzerinden değerlendireceğiz. Böylece isimlerin Türkiye’deki toplumsal değişim hakkında bize neler söylediğini görmeye çalışacağız.

İsim koyarken neleri referans alıyoruz?

Ebeveynler çocuklarına isim verirken pek çok farklı kaynaktan ilham alıyor. Türk toplumunda isimlerin kaynaklarını farklı şekillerde sınıflandıran birçok çalışma bulunuyor.

Celalettin Çelik, “Kültürel Sembol Sistemi Olarak İsimler: İsim Sosyolojisine Giriş” başlıklı makalesinde bu sınıflandırmaları değerlendirerek Türk isimlendirme sistemini oluşturan kaynakları şu başlıklar altında toplar:

  • Dinî isimler (Tanrı’nın sıfatları, peygamber ve peygamber yakınlarının isimleri; Kur’an’da geçen bir sözcüğü isim olarak verme; dinsel anlamı olan, dini motifli bir isim verme)

  • Tarihi ve siyasi önderlerle ilgili isimler

  • Geleneğe dayalı, atalar, akrabalarla ilgili isimler

  • Hayranlık, şükran ve minnet duyguları için (dost, komşu, arkadaş vb.) verilen isimler

  • Doğulan gün ve zamanla ilgili isimler

  • Doğulan yer ve mekânla ilgili isimler

  • Doğa olayları, coğrafi özellikler, kozmik, göksel olaylarla ilgili isimler

  • Belli bir amaç ve dileğin gerçekleşmesi için verilen isimler

  • Koruma amaçlı verilen isimler

  • Hayvan, bitki, renk ve madenler gibi canlı ve cansız varlıkların adlarını verme

  • Güncel, moda ve aktüel isimler

  • İdeolojik, etnik-mezhebi kökeni vurgulayan isimler

  • Sözcükler üzerinde yapılan değişiklikler, uyarlamalar ve düzenlemelerle ilgili isimler

Bazen bir ismin tercih edilmesinin tek bir nedeni olmayabilir, aynı isim birden fazla anlam dünyasına bağlanabilir. Örneğin, bir isim hem dini bir çağrışım taşıyabilir hem de aile büyüklerinden birinin adı olabilir. Ya da bir isim, anlamından çok güncel olması ve kulağa hoş gelmesi nedeniyle tercih edilebilir. Yukarıdaki kategorilerden ikisi özellikle dikkat çekiyor.

Birincisi, Celalettin Çelik'in de üzerinde durduğu üzere, anlamına bakılmaksızın yalnızca Kur’an’da geçtiği için tercih edilen isimler: Aleyna, Venhar, Tenzile, Ünzile ve Yevmiddin gibi.

İkincisi ise klasik ve yaygın isimlerden farklılaşmak amacıyla sözcükler üzerinde yapılan değişiklik ve uyarlamalarla üretilen isimler: Berrin ve Çetin çiftinin çocuklarına Bertin adını koyması, Fen öğretmeni ve Türkçe öğretmeni olan bir çiftin çocuklarına Fendil adını vermesi bu duruma somut örneklerdir.

Bu kaynak çeşitliliği, zaman içinde nasıl bir seyir izledi? Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne isim tercihlerini takip ettiğimizde, toplumsal değişimin izlerini net biçimde görebiliriz.

Sosyokültürel değişimin göstergesi isimler

Cumhuriyet döneminde isim havuzu nasıl değişti? Bu konuda İlknur Esen Yıldırım tarafından yayımlanmış “Çocuklara Verilen İsimler Üzerinden Türkiye’deki Sosyokültürel Değişimin Analizi” başlıklı bir makale bulunuyor.

Bu çalışma, isim tercihlerindeki dönemsel değişimi izlemek açısından oldukça önemli. Çünkü burada yalnızca “hangi isim popüler?” sorusunun değil, “hangi toplumsal dönemde hangi tür isimler popülerleşiyor?” sorusunun da cevabını alıyoruz.

Buna göre, 1923-1950 yılları arasında tercih edilen isimlerin önemli bir bölümü, Türk toplumunda geleneksel değerlerin ağırlığını yansıtıyor. Erkeklerde Mehmet, Mustafa, Ahmet, Ali, İbrahim, İsmail, Hüseyin, Hasan, Osman; kadınlarda ise Fatma, Ayşe, Emine, Hatice, Zeynep gibi isimler öne çıkıyor. Geleneksel bir ismi yalnızca “dini isim” olarak değerlendirmek doğru olmayabilir. İsim aynı zamanda aile hafızasının taşıyıcısı olabilir. Örneğin Ali ismi, Hz. Ali’ye olan sevgiden, Ali adlı bir aile büyüğünden veya her ikisinden dolayı konmuş olabilir. Söz konusu isimler 1990’dan itibaren popülerliğini kaybetmeye başlasa da, erkeklerde Yusuf ve Ömer, kızlarda ise Zeynep, Elif ve Zehra isimleri yaygınlığını artırmıştır. Bu değişim, geleneksel isim havuzu içinde yeni tercihlerin öne çıktığını gösteriyor.

1960’lardan itibaren isim havuzu belirgin biçimde çeşitleniyor. Murat, Metin, Hülya ve Sevgi gibi isimlerle başlayan bu değişim, 1970 ve 1980’lerde Bülent, Hakan, Serkan, Erkan, Gökhan, Emrah, Uğur, Dilek, Filiz, Yasemin, Özlem, Arzu, Sibel, Tuğba, Derya, Pınar, Çiğdem ve Semra gibi isimleri dahil ederek yoluna devam ediyor. 1990’larda Emre, Onur, Gamze, Ebru, Gizem ve Betül; 2000’lerde ise Arda, Emre, Mert, Yağmur, Sıla ve İlayda gibi isimler öne çıkıyor.

1990’larda muhafazakâr siyasetin güç kazanmasına paralel biçimde yeni dini isimlere olan ilginin de arttığı görülüyor. O dönemde Enes, Burak ve Furkan isimlerinin popüler hale geldiğini, 2000’lerde bu isimlere Berat, Muhammed, Emirhan ve Yunus Emre isimlerinin eklendiğini görüyoruz. Kız isimlerinde bu değişim daha erken yıllarda görülmeye başlanıyor. 1980’lerde Esra ve Merve; 1990’larda Merve, Büşra, Kübra, Esra, Rabia ve Hilal; 2000’lerde ise İrem, Beyza, Melike ve Aleyna gibi isimler rağbet gören isimler arasında yer alıyor. Bu tablo, ailelerin bir yandan dini referanslarını korurken diğer yandan çocuklarına modern ve özgün görünen isimler vermeyi tercih ettiklerini gösteriyor.

Güncel isim tercihlerinde çift isim kullanımı da dikkat çekiyor. Çift isimlerde ikinci ad olarak Nur, Eymen, Asaf, Emir, Ada, Su ve Naz gibi isimler öne çıkıyor. Bazı ailelerin, çift ismin birincisini geleneksel, ikincisini de modern isimlerden seçtiğine şahit oluyoruz. Bu da toplumsal değişimin her zaman “eskinin yerine yeninin gelmesi” biçiminde gerçekleşmediğini, eski ile yeninin bir arada var olabildiğini gösteriyor.

Peki popüler kültür, isim tercihlerinde ne kadar etkili oluyor?

Popüler kültürün isim belirlemeye etkisi

Değişen toplumsal yapı, isim tercihlerine de yansıyor. 2020 yılında Şengül Yegin tarafından yazılan “Popüler Kültürün İsim Belirlemeye Etkisi” başlıklı makalede, 1950-2018 yılları arasında en çok kullanımda olan kadın ve erkek isimleri ile ilk 100 isim içindeki sıralamaları incelendi.

Çalışmanın sonucuna göre Türkiye’de 1960-1980 yıl­ları arasında siyasi ve sosyal olayların, 1980-2000 yılları ar­asında spor ve sanat dünyasının, 2000-2018 yılları arasında ise dizi-film karakterlerinin ailelerin isim tercihlerinde oldukça etkili olduğu görülmüştür. Bazı dizi-film karakterlerinin isimler üzerinde olumsuz etkisi de olmuştur. Bu etkiyi isim örnekleri üzerinden aşağıdaki tablolarda görmek mümkündür.

Tablo-1. Siyasal Yaşamın Etkisi

Kişi

Yıl

Etki

Adnan Menderes

1960

31. sıradan ilk 100’e girdi.

Bülent Ecevit

1970'ler

Dönemin en popüler isimlerinden biri oldu.

Kenan Evren

1981

Kenan ismi sıralamada yükseldi, Evren ismi ilk 100’e girdi.

Tansu Çiller

1990'lar

Başbakanlığı döneminde ilk 100’e girdi.

Hayrunnisa Gül

2007

56. sıradan ilk 100’e girdi.

Sare Davutoğlu

2015

69. sıradan ilk 100’e girdi.


Tablo-2. Sosyal ve Küresel Olayların Etkisi

Olay

Yıl

İsim

Etki

1980 darbesi ve öncesindeki siyasi çatışmalar

1980

Barış

1980’den sonra 47. sıradan ilk 100’e girdi, 1991 ve 2003 Körfez Savaşları sırasında da kullanımında artış görüldü.

1987 Kıta Sahanlığı Krizi, 1991 I. Körfez Savaşı

1987–1991

Savaş

1987’de 99., 1991’de 67. sıradan ilk 100’e girdi.

Küçük Aysel (TV dizisi)

1987

Aysel

Bulgaristan’da Türklerin tabi tutulduğu soykırım Küçük Aysel’in hikayesi olarak 1987’de dizi olarak yayımlandı ve ismin kullanımında belirgin artış oldu.

15 Temmuz Darbe Girişimi – Ömer Halisdemir

2016–2017

Ömer Halis, Ömer

2016’da Ömer Halis ismi 55. sıradan listeye girdi; 2017’de Ömer 3., Ömer Halis 24. sırada yer aldı.

Tablo-3. Futbolcuların Etkisi

Kişi

Yıl

Etki

Şenol Güneş

1970-80'ler

Aktif olduğu dönemde ilk 100'e girdi.

Selçuk Yula

1980-90'lar

Aktif olduğu dönemde ilk 100'e girdi.

Rıdvan Dilmen

1980-90'lar

Aktif olduğu dönemde ilk 100'e girdi.

Aykut Kocaman

1980-90'lar

Aktif olduğu dönemde ilk 100'e girdi.

Tablo-4. Sinema ve Ses Sanatçılarının Etkisi

Kişi

Yıl

İsim

Etki

Türkan Şoray

1960

Türkan

1950’lerde 40. sıradayken 29. sıraya yükseldi.

Kemal Sunal’ın “İnek Şaban” filmleri

1975

Şaban

İsmin algısında olumsuz değişim görüldü.

Recep İvedik filmleri

2008

Recep

İsmin algısında olumsuz değişim görüldü.

Küçük Emrah

1985

Emrah

1984’te 31. sırada iken 15. sıraya yükseldi.

Küçük Ceylan

1987

Ceylan

82. sıradan ilk 100'e girdi.

Tayfun

1990'lar

Tayfun

Sanatçının popüler olduğu dönemde ilk 100'e girdi, sonrasında listeden çıktı.


Tablo-5. Televizyon Yapımlarının Etkisi

Yapım (Dizi ve Yarışma)

Yıl

İsim

Etki

Biri Bizi Gözetliyor

2001

Eray, Melih

2001 yılında 50. sıradan Melih, 41. sıradan da Eray listeye girdi.

Kınalı Kar

2002

Nazar

2003 yılında 25. sıraya yükseldi, daha sonra listeden çıktı.

Azad

2002

Azad, Azat

2003 yılında ilk 100'e girdi.

Zerda

2002

Zerda, Şahin

Dizinin yayınlandığı dönemde ilk 100'de yer aldı.

Kurtlar Vadisi

2003

Polat

2004 yılında ilk 100'e girdi.

Biz Evleniyoruz

2004

Tülin, Caner

2003 yılında 77. sırada olan Caner ismi 18. sıraya yükseldi, Tülin de 2004 yılında 68. sıradan listeye girdi.

Haziran Gecesi

2004

Havin, Baran

Havin ismi 2004 yılına kadar listede yokken 2005 yılında 76. sıradan giriş yaptı. Baran ismi ise 2004 yılında 36. sıradayken 2005 yılında 16. sıraya yükseldi.

Aşka Sürgün

2005

Zilan

Dizinin yayınlandığı dönemde 37. sıraya kadar yükseldi.

Sıla

2006

Boran

2007 yılında 78. sırada listede yer aldı.

Doktorlar

2006

Ela

2007 yılında 45. sıradan ilk 100'e girdi.

Aşk-ı Memnu

2008

Beren

2009 yılında ilk 100'e girdi. Burada dizi karakteri Bihter değil, oyuncu Beren Saat’in ismi talep gördü.

Aşk Bir Hayal

2009

Asmin

2010 yılında 20. sıradan ilk 100'e girdi.

Öyle Bir Geçer Zaman Ki

2010

Aylin, Mete

Aylin ismi 2000- 2010 yılları arasında liste içerisinde yokken 2011 yılında 85. sıraya, daha önceki yıllarda sıralamaya giremeyen Mete ismi ise aynı yıl 93. sıraya yerleşti.

Yer Gök Aşk

2010

Havva

2012 yılında 91. sıradan listeye girdi.

Adını Feriha Koydum

2011

Emir

Emir ismi 2010 yılında 28. sıradayken 2011 ve 2012 yıllarında ilk üç isim arasına yükseldi.

Muhteşem Yüzyıl

2011

Selim

2013 yılında ilk 100'e girdi.

Huzur Sokağı

2012

Feyza

2013 yılında 48. sırada listede yer aldı.

Karadayı

2012

Mahir

2014 ve 2015 yıllarında ilk 100'de yer aldı.

Survivor (Anıl Tetik)

2012

Anıl

Yarışmacının etkisiyle ilk 100'e girdi.

Medcezir

2013

Mira

2013 yılında 91. sıradan listeye girdi, 2014 yılında 19. sıraya yükseldi.

Kiraz Mevsimi

2014

Ayaz, Öykü

Öykü ismi 2013 yılında 90. sıradayken 2014 yılında 59. sıraya yükseldi. Ayaz ismi ise 2013 yılında 58. sıradayken 2014 yılında 12. sıraya, 2015 yılında ise 7. sıraya yükseldi.

Diriliş Ertuğrul

2014

Ertuğrul, Gökçe, Hafsa

Ertuğrul 2015’te 43. sıradan listeye giriş yaptı ve 2018'de 16. sıraya yükseldi. Gökçe ve Hafsa da ilk 100'e girdi.

Çukur

2017

Yamaç

2018 yılında 61. sıradan ilk 100'e girdi.

Sen Anlat Karadeniz

2018

Nefes

2018 yılında 37. sıradan listeye girdi.

Aliye

2004

Sinan

Olumsuz bir karakter olması nedeniyle listeden çıktı.

Tablolar incelendiğinde, popüler kültüre ait isimlerin etkisinin ilgili figürlerin aktif ve toplumsal görünür olmaları ile ilişkili olduğunu görüyoruz. Ayrıca tablolar, popüler kültürün isimler üzerindeki etkisinin her zaman olumlu olmadığını, Recep ve Şaban karakterleri ile bu isimlere yönelik oluşan olumsuz algı örneği üzerinden ortaya koyuyor.

Gelenek hâlâ güçlü

Popüler kültür bu denli etkili olmasına rağmen, gelenek isim tercihlerindeki ağırlığını korumaya devam ediyor. Kadir Canatan’ın 2013’te yayımlanmış “Türkiye’nin İsim Haritasının Temeli Olarak Ehl-i Beyt Sevgisi” başlığını taşıyan makalesinde, 2010 yılında Türkiye’de en çok kullanılan ilk berkek isminin Mehmet, Mustafa, Ahmet, Ali ve Hüseyin olduğu belirtiliyor. Kadınlar arasında ise ilk beş isim içinde Fatma, Ayşe, Emine, Hatice ve Zeynep yer alıyor. Bu 10 ismi taşıyanların toplam nüfus içindeki payı yüzde 22’ye, kişi sayısı ise yaklaşık 16 milyona ulaşıyor

Bazı illerde ilk beşe girmeyi başaran başka isimler de yer alıyor:

  • Erkek isimleri: Hasan, Ramazan, İbrahim, Ömer, Murat, İsmail, Yusuf, Abdullah, Osman, Halil ve Hıdır.

  • Kadın isimleri: Elif, Şerife, Meryem, Hanife, Fadime, Sultan, Havva, Songül, Satı, Remziye, Zehra, Gülsüm, Leyla ve Asiye.

Bu 25 ismi de dahil ettiğimizde yukarıda yer verilen toplam 35 isim, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 39’unu oluşturmaktadır.

Buradan çıkan sonuç, özelde Hz. Muhammed ve yakın çevresini ifade eden Ehl-i Beyt’e, genelde ise diğer peygamberlere ve onların yakınlarına duyulan muhabbetin Türkiye’nin isim haritasında hâlâ önemli bir yere sahip olduğudur.

2025 yılının zirvesindeki isimler

TÜİK verilerine göre 2025 yılında en çok konulan 30 kız ve erkek ismine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.


Tablo-6. 2025’in En Popüler Bebek İsimleri

Sıra

Erkek İsimleri

Kız İsimleri

1

ALPARSLAN

ALYA

2

GÖKTUĞ

DEFNE

3

METEHAN

GÖKÇE

4

YUSUF

ZEYNEP

5

KEREM

ASEL

6

MİRAN

UMAY

7

ÖMER ASAF

ASYA

8

ÖMER

ELİSA

9

ATLAS

İNCİ

10

ARAS

DURU

11

MİRAÇ

ELİF

12

ASLAN

ZÜMRA

13

KUZEY

MİHRA

14

POYRAZ

MİRAY

15

ALPEREN

LİNA

16

YİĞİT

EFLİN

17

EYMEN

GÜNEŞ

18

AYBARS

ELA

19

ALİ ASAF

MERYEM

20

ÇINAR

EYLÜL

21

MUSTAFA

ADA

22

ALİ

CEYLİN

23

AYAZ

ARYA

24

AHMET

İPEK

25

HAMZA

DOĞA

26

MERT

NEHİR

27

CİHAN

MİRA

28

YAMAN

İKRA

29

MEHMET

MASAL

30

EMİR

SARE


Tabloda yer alan erkek isimlerinden Göktuğ, “gök” ve “tuğ” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Gök, Eski Türkçede ilahi alemin rengi olan maviye ve “gökten inen/kutsal” kavramına da işaret eder. Bu açıdan, Göktuğ egemenliği simgeleyen kutsal bayrağa işaret ediyor.

Miran “beyler”, Eymen ise “daha uğurlu; sağ tarafta olan” anlamına gelir. Aras ise Türkiye’nin doğusundan geçen Aras Nehri’nin adıdır.

Aybars “ay” ve “pars” kelimelerinden oluşur; Ayın parlaklığı ile parsın gücünü bir araya getirir, Hun İmparatoru Attila’nın amcasının adıdır.

Kız isimlerinden Alya’ya farklı anlamlar atfediliyor. Sevan Nişanyan, bu adı Aliye’nin modernize edilmiş biçimi olarak değerlendirirken, aynı zamanda Rusçadaki Albina adının sevgi biçimiyle ve İbranicedeki “yukarı çıkma, yükselme” anlamıyla (“İsrail’e göçme” anlamında kullanıldığını da belirtiyor) ilişkilendiriyor.

Gökçe “gök renginde; güzel, alımlı”, Asel “bal”, Umay “Türk mitolojisinde çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan tanrıça”, Miray “Ay gibi ışık saçan bey”, Lina ise “yumuşak, narin; genç hurma fidanı” anlamını taşıyor. Elisa’nın “Elisabeth’in kısaltılmış hali” olduğu düşünülürken Mihra Farsça “güneş; sevgi, şefkat” anlamları ile ilişkilendiriliyor.

Bazı kaynaklarda Zümra’nın “güzel, iyi ahlaklı, cesur, yürekli” anlamlarına geldiği belirtiliyor olsa da Zümra/Zümre Arapça “topluluk, grup, cemaat” anlamına geliyor. fetva.net sitesinde yapılan analize göre “kahraman, daima insanlara yardım eden, zeki, zarif ve bilgin kadın” anlamlarına gelen Zimra isminin, Zümra olarak yerleşmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Asya ismi, “doğu; Dünya’nın beş kıtasından biri” olarak anlamlandırılıyor. Ancak bazı görüşlere göre Âsiye isminin farklı bir varyantıdır. “Prenses” anlamına gelen Sare ise Hz. İbrahim’in eşinin adıdır.

Mira adı için farklı etimolojik açıklamalar bulunuyor. Latincede Mira kelimesi aynen bulunmasa da aynı kökten gelen bazı kelimeler “harika, hayranlık uyandıran, mucizevi” anlamlarıyla ilişkilendirilmektedir. Slav dillerinde ise “mir” barış ve dünya demektir. S. Nişanyan’a göre Farsça mîr “bey, prens” adına keyfi bir dişil takısı eklenerek oluşturulmuş bir isim olabilir. fetva.net sitesindeki analize göre Türkçe “Ay gibi ışık saçan bey” anlamındaki “Miray” veya Arapça “Ayna” anlamındaki “Mir’at” kelimelerinden bozulmuş olması da bir ihtimal olarak düşünülebilir.

Eflin için internette “cennete açılan kapı” gibi anlamlar verilse de bu açıklamanın güvenilir bir etimolojik dayanağı bulunmuyor. S. Nişanyan’a göre İngilizce Evelyn isminden gelmektedir.

Ceylin için internette “cennetin kapısı” veya “cennet bahçesi” gibi anlamlar yaygın biçimde verilse de bu açıklamaların güvenilir bir etimolojik temeli bulunmuyor. Bazı görüşlere göre, Ceylin aslında “sakin, uysal” anlamına gelen Jaylin isminin Türkçeye uyarlanmış halidir.

Arya, Hint-İran dillerindeki “arya” (soylu, asil) sözcüğüne dayanan bir addır. Müzikte tek kişinin söylediği ezgi anlamındaki “arya” sözcüğüyle de sesteştir.

Masal kelimesinin doğrudan isim olarak kullanılmaya başlaması, isim havuzundaki çeşitlenmenin dikkat çekici örneklerinden biri. Öykü ile birlikte düşünüldüğünde, bazı edebi türlerin de isimleşebildiğini görüyoruz.

Bu isimleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde birkaç belirgin eğilim göze çarpıyor.

  • Umay, Aybars, Alparslan, Metehan ve Göktuğ gibi isimler, Eski Türk tarihine ve mitolojik geçmişine gönderme yapıyor.

  • Gökçe, Güneş, Doğa, Nehir, Poyraz, Ayaz, Kuzey, Çınar ve Aslan gibi isimler, gökyüzü, doğa, hava olayları ve canlı varlıklardan besleniyor.

  • Modern ve yeni üretilmiş izlenimi veren, kökeni tartışmalı isimlerin de listede önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Ceylin, Eflin, Lina, Elisa, Masal, Arya gibi isimler bu kategoriye giriyor; bu isimlerin bir kısmı başka dillerdeki adlarla ilişkilendirilirken, bir kısmı ise anlam kaygısı gütmeden fonetik olarak tercih edilmiş yeni isimler durumunda. İnternet ortamında birçok isme cennet, güzellik veya benzeri olumlu anlamlar atfediliyor; ancak bu açıklamaların önemli bir bölümünün güvenilir etimolojik kaynaklarla desteklenmediği görülüyor.

  • Son olarak, Mehmet, Mustafa, Ali, Ahmet, Yusuf, Ömer, Elif, Zeynep, Meryem gibi geleneksel isimlerin listede hâlâ yer alması, geleneğin yeni isim akınına rağmen tamamen kaybolmadığını gösteriyor.


İsimler bize ne söylüyor?

Cumhuriyet’ten 2025’e uzanan isim haritası, Türkiye’de toplumsal değişimin gelenekten kopuşla değil, isimlendirme kaynaklarının giderek çeşitlenmesiyle ilerlediğini gösteriyor. Geleneksel ve dini isimler hiçbir dönemde tamamen ortadan kalkmıyor. Mehmet, Mustafa, Ahmet, Ali, Yusuf, Ömer, Zeynep, Elif ve Meryem gibi isimler farklı dönemlerde değişen sıralamalarda varlığını sürdürüyor. Buna karşılık her kuşak, isim havuzuna kendi kültürel dünyasından yeni seçenekler ekliyor.

1960’lardan itibaren modernleşme ve şehirleşmeyle birlikte o döneme göre yeni isimler yaygınlaşırken, sonraki dönemlerde popüler kültürün etkisi belirginleşiyor. Sporcular, sanatçılar, televizyon karakterleri ve tarihî figürler bazı isimlerin kısa sürede yükselmesine katkıda bulunabiliyor. Popüler kültür bazı isimleri yaygınlaştırırken bazı isimlerin toplumdaki algısını da olumsuz yönde değiştirebiliyor.

2025 listesi ise bu birikimin daha da çeşitlendiğini gösteriyor. Yusuf, Kerem, Zeynep ve Elif gibi geleneksel isimler; Alparslan, Metehan, Aybars ve Göktuğ gibi tarihi ve kültürel çağrışımları güçlü isimlerle; Doğa, Güneş, Nehir ve Poyraz gibi doğadan beslenen isimlerle; Alya, Eflin, Ceylin, Lina, Arya ve Masal gibi farklı kaynaklardan gelen veya modern kullanım içinde yeniden biçimlenen isimlerle aynı listede buluşuyor. Özgün isim bulma arayışı, ilk duyuşta çok farklı gelen isimlerin listeye girmesine neden oluyor.

İsimler bu nedenle yalnızca kişisel tercihler değil, toplumun kendisini nasıl tanımladığını, geçmişiyle nasıl ilişki kurduğunu ve geleceğe dair hangi kültürel imgeleri benimsediğini gösteren güçlü toplumsal göstergeler olarak karşımıza çıkıyor.