Devlet nedir, vatandaş kimdir, iktidar kime denir, sadece devleti kontrolü altına alanlar mı iktidar olarak tanımlanır, vatandaş, devlet için her zaman potansiyel bir tehlike midir, öyleyse bu potansiyel tehlike karşısında devlet, suç işleyenler hakkında nasıl savunma refleksleri gerçekleştirir?
Tarih boyunca bu türde ve bu eksende yüzlerce sorularla iktidarın ve halkın konumu tartışılmış, suç karşısında iktidarların tutumları ve vatandaşların yaklaşımı üzerine birçok çıkarsamalarda bulunulmuştur.
Fransız filozof Mişel Fuko da (Michel Foucault/1926-1984) bu konu üzerine kafa yoran başlıca düşünürlerden biri olarak bilinir. Fuko, hapishanelerin ortaya çıkışını ele alırken iktidarların ceza yönteminden, bedenden ruha evirdiği değişimden bahseder. Daha önce meydanlarda insanları idam eden, sorgulayan, yargılayan, cezalandıran yöntemler terk edilmiş, yerine bedenden ziyade ruhu hesaba çeken yöntemlere geçilmiştir.
Meydanlarda çekilen sorgular, bazı zamanlarda erke olan itibarı da zayıflatabilir. Siyasi erkin mahkemede sorgulanması, verilen cezaların uygulanması, ona olan nefreti de artırabilir. İşte Fuko’ya göre iktidarlar bu bedensel cezaların yerine ruhun imtihan edildiği hapis cezalarını özellikle uygulamaya sokmuştur. Böylelikle hem kendi kudreti, meydanlar önünde sergilenmekten kurtulmuş olacak hem de daha kontrol edici bir pozisyona bürünecek.
Burada karşımıza Ceremi Bentım’ın (Jeremy Bentham/1748-1832) panoptikon düzeneği çıkıyor. Yunanca kökene dayanan iki ayrı sözcükten oluşan panoptikon, mealen bütünü, tamamını gözetlemek anlamlarına gelir, Pan; tüm, bütün, tamam gibi anlamları veren bir kelimedir. Bu sözcüğe özellikle korona günlerinde pandemiyle sık rastlanıldı. Dilimizde panislamizm, panislavizm, pankreas, panorama, panteizm, panteon, pantomim gibi kelimelerde de görülür. Optikon da görme anlamını veren bir sözcüktür. Dilimizde sık kullanılan, gözle ilgili sorunları ifade eden optik sözcüğü de aynı köktendir. Miyop, hipermetrop, biyopsi, otopsi, sinopsis gibi sözcükler de içinde optikten anlamlar barındırır.
Panoptikon neyi ifade ediyor? Günümüz dünyasının çok uzak olmadığı bir kavram ama iktidarlar açısından önemi, suçluyu kontrol altında tutmasından geliyor.
Ceremi Bentım’ın panoptikonunda ortada duran gözetleme kulesi sayesinde mahkumlar kontrol altında tutulur. Bu kule, tüm hücreleri görür ama hücredekiler kulenin içini görmez. Dolayısıyla hücredeki görevlinin kendini takip edip etmediğini bilmeyen mahkûm, takip ediliyormuş hissiyle hareketlerini düzeltir. Kulede birisi olmasa dahi bu duygu durumu, şahısta mevcut olacaktır. Böylelikle mahkûm, yönetim açısından uysal, uslu, kurallara uyan ve ıslah edilmiş birine dönüşecektir.
Hatta iktidarlar açısından daha da genişletilmeye muhtaç olarak görülebilecek olan bu durum, toplumu da kontrol mekanizmasına tabii tutuyor. Zaten İngiliz Siyaset Bilimci Timoti Miçıl (Timothy Mitchell), panoptikonun uygulamasının 19. asır Mısır’ında Kavalalı ailesi tarafından uygulandığını ileri sürer. Toprak ekimi ve vergi toplamada bu sistemin halk açısından ağır olabilecek biçimde uygulandığından bahsedilir.
Bu durum, aykırılık yapmayan, dolayısıyla ilkin kendini düşünen, bireyci, buradan yola çıkarak bencil, sadece kendi bacağından asılmaktan sorumlu olan bir topluma doğru genelleşecektir. Tam olarak Mişel Fuko’nun parmak bastığı husus da budur zaten.
Fuko’ya göre bu mekân, hapishaneden ibaret değildir. Askeri kışlalar, okullar, hastaneler, iş yerleri de panoptikonun uygulanabileceği yerlerdir. Modern çağın disiplin anlayışı da buradan yola çıkar. Böylece imtihana tabii tutma ve bu imtihan sonucunda derecelendirme gibi özne olma inşası ortaya çıkar.
KÜÇÜK İKTİDARLARIN PANOPTİKONU
Teknoloji geliştikçe ve teknolojinin hayatımızın her alanına girmesiyle iktidarların kontrol mekanizması daha da artıyor. Örneğin sokak sokak, kurum kurum, ev ev her yerin kamera sistemiyle takip edilmesi, insanların da takipten haberdar olması da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Haricen bireysel gözlemler de kamusallık adına artmış durumda. Dükkanına, dükkanının önüne, sokağına, binasının çevresine kamera konması panoptikonun bir başka türüdür. Ancak burada devlet gibi bir otorite değil, kendi alanını gözlemek isteyen eşhas, apartman, site yönetimi gibi belirleyiciler söz konusudur. Ancak gerektiğinde bu görüntülere el koymak, yine iktidarların uhdesindedir.
Fakat sadece dışarısı değil, benzer kontrol aile içinde de görülüyor. Günümüzde aileler de özellikle çocuklarının takibini yaparak güvenlik amacıyla bu yola başvurabiliyor. Keza eşlerin birbirlerini kamera, telefon, akıllı saat gibi mekanizmalar aracılığıyla kontrol etme içinde olduğuna da şahit olunuyor.
Bu tür hamleler, maruz kalan taraf açısından hoş karşılanmaz. Ne sokaktakilerin ne evdeki çocuğun ne de eşlerin hoşlanacağı durumlardır.
GÖNÜLLÜ PANOPTİKON
Bunların haricinde gelişen teknolojinin etkisiyle ortaya çıkan gönüllü panoptikon diye tanımlanabilecek durumlar da söz konusu olabiliyor. Sosyal medya mecralarında kendi rızasıyla paylaşımlarda bulunan, kendi özel hayatını, alışveriş gündemini hatta evinin içini ulu orta serme durumuna gönüllü paniptikon denebilir. Gerçi bunu da isimlendirenler var, adına da omniptikon deniyor ama Kibar Fezyo’da dönerburgere ‘Dönerin Alamanya görmüşü’ denmesi gibi bir durum mevzubahis. Omniptikon da gönüllü panoptikonun ‘ABD görmüşü’ denebilir.
ABD’li yazar Cefri Rozın (Jeffrey Rosen), Çıplak Kalabalık adlı eserinde omniptikondan bahseder. Omni, İngilizce omnipresence sözcüğündeki ‘Her yerde bulunan’ manasına gelen omni ile opticon sözcüğünün birleşiminden oluşturulmuş. 1
Böyle paylaşımlarda bulunmanın birçok sebebi olabiliyor. Bunların en başında fazla para kazanma düşüncesi geliyor. Ardından şöhret olma arzusu da önemli etkendir. Bu iki başlık, birbirini tetiklediğinde gözler önünde olma hevesi daha da artıyor. Yine beğenilme arzusu gibi duygu da gönüllülük kategorisinde değerlendirilebilir. Bunlara ek olarak haz alma, saygınlık, etkileşimde bulunma gibi duygular da gönüllü panoptikonun sebepleri içine girebilir. Buradaki fark, panoptikon’un, bütünü gözetlemek anlamının tersine, bütüne gözetlenmek anlamına dönüşmesidir.
Burada da ilk kullanımı, Norveçli Sosyolog Tomas Matiesen (Thomas Mathiesen) tarafından gerçekleştirilen sinoptikon kavramından bahsediliyor. Panoptikon, modern dönemin bir gözetleme şekli olarak değerlendiriliyor, sinoptikon ise postmodern dönemin gözetleme şekli olarak görülüyor. 2 Özellikle senaristlere uzak gelmeyecek sinopsis de aynı köke dayanıyor ve ‘Toplu biçimde görme, topluca bakma’ gibi anlamlara geliyor.
Tarihsel süreçte iktidar-halk ilişkisinde bu tür kontrolcülük duygusu her zaman olagelmiştir. İktidar; içinde hırsı, mevcudu korumayı, kontrolü daha da sağlamlaştırmayı barındırdığından halkı kendi zihnindeki şablonun içinde tutmayı amaçlamıştır. Ancak günümüzde bu durum, sosyal medya ve teknoloji ile gerçekleştiriliyor. Google, Youtube, Tiktok, Yandex, X, Facebook, Instagram, Whatsapp ve belki de yüzlerce sosyal medya mercii, aynı zamanda istihbari amaçla kullanıldığından panoptikon, belki Bentım’ın çizdiği perspektifte sık kullanılamadı ama modernize edilmiş haliyle ve daha da etkili şekliyle hayatımızın ortasında bulunuyor. İşte buna da yukarıda bahsedildiği üzere postmodern3 panoptikon, yani modern sonrası dönem panoptikonu deniyor.
1 https://iletisimansiklopedisi.com/2023/04/26/omniptikon-omnipticon/
2 https://iletisimansiklopedisi.com/2023/01/07/sinoptikon-synopticon/
3 Postmodern: Post, Latince’de sonra anlamına geliyor. Postmodern de modern dönem sonrası manasındadır. Kısaca postmodern hareketi, 20. asırda modernizmin getirdiği yaklaşımlara ve onun ortaya çıkardığı sonuçlara tepki olarak doğan düşünce akımıdır. Kendine genellikle tarih, felsefe, toplumbilim gibi disiplinlerle sanatta alan bulmuştur.