İsimlerimiz sadece kimlik kartımızdaki birkaç harften mi ibaret, yoksa hakkımızda konuşan görünmez birer kartvizit mi? İsimler üzerine çok sayıda araştırma yapan Northwestern Üniversitesi öğretim üyesi David Figlio, isim koymanın önemini şöyle vurguluyor: “Çocuklarınıza sevdiğiniz şeylerin adını verebilirsiniz, ancak bunun sonuçları olabileceğinin farkında olun.”
İsimlerimiz neleri çağrıştırıyor?
Bir ismi ilk kez duyduğumuzda, o kişinin nasıl biri olduğuna ilişkin zihnimizde çeşitli izlenimler oluşabilir. Akademik ayrıntılara fazla girmeden, bu konuda dikkat çekici bazı araştırmalara bakalım.
Kişilik Özellikleri: Telefonda Tarkan ve Hüsmen isimli kişilerle ilk kez görüştüğünüzü düşünün. Bu isimler sizde nasıl bir izlenim bırakır? Hangi isim daha sert bir kişiliği çağrıştırıyor? Muhtemelen çoğumuz Tarkan ismini daha sert bir kişilikle ilişkilendiririz. Psikolog David Sidhu ve arkadaşları 2019 yılında bu konuda 1.071 kişi üzerinde bir çalışma yaptı. Araştırma, insanların yalnızca isimlerin ses özelliklerinden hareketle, o ismi taşıyan kişilere belirli kişilik özellikleri yakıştırabildiğini gösterdi.
-
Yumuşak ve Akıcı İsimler: Mona ve Owen gibi isimler zihnimizde daha uyumlu, duygusal ve güvenilir bir imaj oluşturuyor.
-
Sert ve Vurgulu İsimler: Katie ve Curtis gibi isimler daha enerjik ve dışa dönük bir karakter çağrıştırıyor.
Bu algı kişilerin gerçek özelliğini değil, diğer insanların isimlerden hareketle yaptığı ilk değerlendirmeyi ifade ediyor.
Dış Görünüm: 2017 yılında Yonat Zwebner ve ekibinin yaptığı araştırma ezber bozdu. Katılımcılara hiç tanımadıkları kişilerin fotoğrafları gösterildi ve sunulan isimlerden fotoğraflardaki kişilerin isimlerini doğru tahmin etmeleri istendi. Sonuç, doğruluk oranı tesadüfün çok üzerindeydi. Araştırmacılar bunu kendini gerçekleştiren kehanet ile açıklıyor. İnsanlar zamanla toplumun kendi isimlerine yüklediği beklentilere uyum sağlıyor; saç kesimlerini, sakal stillerini hatta gözlük tercihlerini bile “isimlerine uygun” hale getiriyor.
Başarı: Albert Mehrabian’ın yaptığı çalışmada, isimlerin başarı algısı ile ilişkisi ortaya kondu. Buna göre, erkek isimleri arasında Alexander, William ve John yüksek başarı izlenimi verirken; Giles ve Willie isimleri başarı konusunda düşük puan aldı. Kadınlarda ise Jacqueline, Diana, Danielle ve Katherine yüksek başarıyla; Alice, Bonnie, Sadie ve Edith düşük başarıyla ilişkilendirildi. Çalışmada isimlerin sadece ses özelliklerinin değil, harflerinin bile algıları etkileyebildiği, K harfinin C harfine göre daha köşeli ve güçlü göründüğü için Katherine isminin Catherine’e göre daha başarılı algılanabildiği belirtildi.
Sıcaklık ve Yetkinlik: Leonard S. Newman ve arkadaşları da 2018 yılındaki çalışmalarında bazı isimleri sıcaklık (samimi, güvenilir, arkadaş canlısı, iyi niyetli, sevilebilir olma) ve yetkinlik (başarılı, zeki, becerikli, güçlü, etkili olma) açısından analiz ettiler. Çalışmada şu sonuçlara ulaşıldı:
-
Sıcaklık ve yetkinliği yüksek: Elizabeth, Emily, Sarah, John, William, Anna ve Michael,
-
Sıcaklığı yüksek, yetkinliği düşük: Riley, Tyler, Chase, Dylan ve Melody,
-
Sıcaklığı düşük, yetkinliği yüksek: Ruth, Arnold, Howard ve Margaret,
-
Sıcaklık ve yetkinliği düşük: Misty, Brandy, Larry ve Duane.
İlgi Görme: Jochen E. Gebauer ve arkadaşları 2012 yılında Almanya’daki çevrim içi flört platformlarında çalışma yürüttü. Çalışmada, Alexander ve Julia isimlerinin yüksek ilgi gördüğü, Kevin ve Chantal isimlerinin ise daha az tercih edildiği görüldü.
Beklenti Farklılığı: David Figlio’nun 55.000 çocuk üzerinde yaptığı çalışma, alışılmadık biçimde yazılan isimlere sahip öğrencilerin (Alexandra yerine Alekzandra gibi) öğretmenlerde farkında olmadan daha düşük sosyoekonomik statü beklentisine neden olduğunu; yine aynı öğrencilerin sınav sonuçlarının, ailedeki daha geleneksel isimli kardeşlerine kıyasla daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Kolay olan iyidir
Simon M. Laham ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre telaffuzu kolay (ör. Mr. Smith) isimlere sahip kişiler, telaffuzu zor isimlere (ör. Mr. Colquhoun) sahip kişilere göre daha olumlu değerlendiriliyor. Çalışmada telaffuzu kolay isimlere sahip siyasi adayların seçmenler tarafından daha fazla tercih edildiği; telaffuzu kolay soyadına sahip avukatların ABD’deki hukuk firmalarında üst pozisyonlara daha hızlı yükseldiği görüldü.
Adam L. Alter ve Daniel M. Oppenheimer ise şirket isimleri üzerine benzer bir çalışma yürüttü. Telaffuzu kolay şirket isimlerinin daha olumlu değerlendirildiği ve özellikle halka arz sonrası kısa dönemde daha yüksek hisse performansı elde ettikleri gösterildi. Bulgular, insanların bilişsel olarak daha kolay işlenen bilgileri daha olumlu değerlendirme eğilimine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç
Bütün bu çalışmaların ortak noktası, isimlerin yalnızca bizi tanımlayan birer etiket değil; başkalarının bizi nasıl algıladığına ilişkin beklentileri de şekillendirebilen sosyal işaretler olması. Bir ismi duyduğumuz anda zihnimizde oluşan izlenim her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Ancak bu ilk izlenim, başkalarının bize nasıl yaklaşacağını ve bizden ne bekleyeceğini etkileyebilir. Kartvizitimizi seçen anne babamızın bunları da hesaba katması gerekiyor.