İngilizcede bir kişinin adının; mesleğiyle, yaptığı işle veya belirgin bir özelliğiyle örtüşmesini ifade eden kavrama “aptronym” deniyor. Türkçede bunun tek kelimelik bir karşılığı olmasa da, bu tür durumlar “ismiyle müsemma olmak” olarak ifade ediliyor. Bir de “inaptronym” var; bu da isminin zıttıyla müsemma olmayı belirtiyor: Tam bir “Adamın adı Mülayim, sert olsa ne yazar?” durumu.

Bu yazıda projektörümüzü ismiyle müsemma olanlara tutacağız. Örneklerden bazılarının, “Bu da gerçek mi?” dedirtecek kadar mizahi olduğunu söyleyelim.

Türkiye’den örnekler

Güven Kurtul: Bir avukat için bundan daha güzel bir ad-soyad kombinasyonu bulmak zor. Müvekkiline “Benim adım Güven Kurtul; bana güven, kurtul” dese, reklam metni yazmasına bile gerek kalmaz. Güven Kurtul da adının ve soyadının mesleğine sağladığı katkıyı şöyle anlatıyor: “Adımın, soyadımın ve mesleğimin bir bütün olarak çok etkili bir uyum arz etmesinin, gerek mesleğimde gerekse politik çalışmalarımda büyük yararını gördüm. Keza, davaya bakan yargıçlar dahi, adımı ve soyadımı okudukları zaman tebessüm ederek ve espri yaparak davaya daha baştan olumlu bir hava içinde bakıyorlar. Diğer yandan, 1983 senesinde bürom Sarıyer’de idi. Rahmetli Turgut Özal da Sarıyer Yeniköy mahallesinde oturuyordu. Anavatan Partisi’ni kurarken, Sarıyer’de tabelamı görmüş, beni araştırmış ve Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini bana vermişti. Bir yıl sonra yapılan mahalli seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyeliğine seçildim ve 5 yıl Meclis Başkanlığı yaptım. Böylece adımın ve soyadımın yararını politikada dahi gördüm…”

Yasal Erdemli: Adalet arayan bir avukatın “yasal” ve “erdemli” kelimelerini adında ve soyadında taşıması, hukuk etiğinin ete kemiğe bürünmüş hâli. Yasal Erdemli, 2009 yılında yaptığı bir konuşmada şunları söylüyor: “Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Hocalarım bana ‘Çok güzel bir tabelan olacak, bu tabeladan çok kazanacaksın’ derdi. Gerçekten çok yararını gördüm. Henüz bir yıllık bir avukat olmama rağmen, meslektaşlarıma göre müşteri portföyüm ve çevrem çok genişledi. Sırf adımı görüp kapımı çalanlar oluyor. Güvenilir bir avukat imajı uyandırıyorum. Babam da avukattır ve idealist bir adamdır kendisi. Her şeyin kuralına, kanuna uygun olmasına çok dikkat eder. Bu yüzden adımı Yasal koymuş. Biz Diyarbakırlıyız, dedem ve ailesi Diyarbakır’da en dürüst aile olarak bilinirmiş. Soyadı Kanunu çıkınca da Erdemli unvanını uygun görmüşler.”

Ümit Sende İnan: Göz hastalıkları uzmanı hekim. Hastaları “Hocam, çok hastayım; ümit sende, inan!” diye sesleniyor olsa gerek.

Mehmet Gözaçan: Göz hastalıkları uzmanı hekim. Soyadının “göz açmayı” çağrıştırması, mesleğiyle fazlasıyla uyumlu.

Oral Sökücü: Diş hekimi. Oral Sökücü şöyle diyor: “İsmimin bana pozitif bir etkisi olmuştur. Adım daha az unutulan bir isim oldu.”

Tülin Dişibeyaz: Diş hekimi. Sararmış dişleri olanların kurtarıcısı olabilir.

Şifa Var: Tam bir doktor veya diş hekimi adı. Diş hekimi Şifa Var, geçmişte verdiği bir röportajda yaşadıklarını şöyle ifade ediyor: “10 yıldır Eyüp Yeşilpınar’da görev yapıyorum. Daha önce Çemberlitaş’taydı muayenehanem. Adımı duyup da inanmayan var, şaka zanneden var, kabalaşanlar da oluyor. Yıllardır hastam olup da adımın Şifa olduğunu bilmeyen çok hastam var. Çoğu zaten Şifa kliniğine geldiğini zannediyor. Bilenler de ‘Elleriniz de adınız gibi şifalı’ diyor. Ben Kıbrıslıyım, Kıbrıs’ta Şifa adı çok yaygındır. Ailemde 4 kişi bu adı taşıyor.”

Yıldız Tilbe: Tilbe, “çılgın, deli” anlamına geliyor. Yıldız Tilbe’nin sahne enerjisi, farklı edası ve cesur söylemleriyle soyadı arasında dikkat çekici bir uyum var.

Aşkım Kapışmak: İletişim uzmanı, oyuncu ve yazar. Burada meslekten ziyade, sempatiklik açısından kaderi bir uyum söz konusu. İsmi konusunda şunları söylüyor: “Aşkım ismini rahmetli anneannem koymuş ve ben doğduğumda kucağına alıp ‘Herkes sana Aşkım desin, seni sevsin’ demiş. Anaokullarına danışmanlığa gidiyorum. 4-5-6 yaş grubu öğrencileri aşkım kelimesini duyunca çok gülüyorlar. Okulda öğretmen arkadaşlar bana Aşkım dediklerinde çocuklar eve gidip ‘Anne, öğretmenim o abiye âşık olmuş’ diyorlarmış sürekli. Bazı isimler küçükken alay konusu oluyor, ama ileride sermayeye dönüşüyor.”

Kemal Karateci: Mesleği doğrudan soyadında gizli olan, açıklama gerektirmeyen nadir örneklerden biri.

Mustafa Tunca Dingiloğlu: Dingil, tekerleklerin bağlı olduğu ve aracın yükünü taşıyan temel mekanik parçalardan biridir. Soyadındaki “dingil” kelimesi, lastik sektöründe üst düzey yöneticilik yapan biri için neredeyse mesleki bir kader gibi duruyor.

Hızırreis Deniz: Barbaros Hayreddin Paşa’nın asıl adı Hızır’dı; “Reis” ise denizcilik geleneğinde kaptanlık ve denizcilik otoritesini ifade eden bir ünvandı. Denizcilik bürokrasisinde üst düzey yöneticilik yapmış birinin adının ve soyadının mesleğiyle bu kadar uyumlu olmasına ancak şapka çıkarılır.

Berrin Haberveren: “Haber verme” işini yapan bir medya mensubu için bundan daha uygun bir soyadı bulmak zor. Bir röportajında soyadının hikâyesini şöyle anlatıyor: “Ben Urfalıyım, ailemin soyu Divan şairi Nabi’ye dayanıyor. Onun torunlarıyız... Soyadı Kanunu çıkınca Nabi'ye en uygun, en doğru kelime ‘haber getiren’miş. Bu nedenle ona yakın olsun diye ‘Haberveren’ olmuş soyadımız. Mesleki açıdan bu soyadının çok avantajını gördüm. Duyan bir kere beni hiç unutmuyor, benimle tanışmak isteyenler oluyor. Ama ‘Ne haber veriyorsun?’ gibi esprilerden artık ne kadar sıkıldığımı tahmin edemezsiniz.”

Ahmet Atçı: Türk at yarışçılığının efsane jokeylerinden biridir. At sırtında geçen uzun kariyeri boyunca sayısız yarışa katıldı. Soyadının “Atçı” olması, onu listenin en dikkat çekici örneklerinden biri haline getiriyor.


Dünyadan örnekler

Usain Bolt: Dünyaca ünlü sprinter. “Bolt” İngilizcede “şimşek/yıldırım” anlamına geldiği gibi, fiil olarak “fırlamak, hızla hareket etmek” anlamında da kullanılıyor. Soyadı, kariyerinin neredeyse kusursuz bir özeti.

Jules Angst: Kaygı ve depresyon alanındaki çalışmalarıyla tanınan İsviçreli psikiyatrist. Soyadı “Angst”, Almancada ve İngilizcede “kaygı, yoğun endişe” anlamına gelir. Ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmanın böyle bir soyada sahip olması, gerçekten de dikkat çekici.

Sara Blizzard: BBC hava durumu sunucusu. Soyadı “Blizzard”, İngilizcede “şiddetli kar fırtınası, tipi” anlamına gelir. Hava durumunu anlatan bir kişinin soyadının Blizzard olması, meslekle örtüşen en çarpıcı örneklerden biri.

Scott Speed: Amerikalı eski bir Formula 1 ve NASCAR pilotu. Soyadı doğrudan “hız” demek; dünyanın en hızlı spor dallarından birinde kariyer yapması, bir romancının kurgusu gibi duruyor.

Sue Yoo: Amerikalı bir avukat. Adı ve soyadı, İngilizcedeki “sue you (seni dava ederim)” ifadesini çağrıştırıyor. Adının ve soyadının böyle bir ifadeyle ses benzerliği oluşturması, bolca espriye konu olmuş olmalı.

Marilyn vos Savant: Yüksek IQ’suyla ünlenen Amerikalı yazar. Soyadındaki “savant” kelimesi Fransızca kökenli olup “bilgin, bilgili kişi” anlamına geliyor. Yüksek zekâsıyla tanınan birinin soyadının da “bilgin” anlamına gelmesi ne hoş bir durum.

Amy Freeze: Amerika'nın tanınmış televizyon meteorologlarından biri. Soyadı “Freeze (Donmak)” olan birinin kameralar karşısına geçip kış fırtınalarını, soğuk hava dalgalarını sunması, bu zincire gerçekten de ayrı bir hava katıyor!

Arsène Wenger: Arsenal’in eski teknik direktörü. Adının kulübün adına bu kadar benzemesi, 1996’da göreve geldiğinde taraftarlar arasında “kaderin bir cilvesi” olarak yorumlandı.

Margaret Court: Tenis tarihinin en çok Grand Slam kazanan isimlerinden biri. Soyadı “Court”, İngilizcede “kort”, yani “tenis oynanan alan” anlamına geliyor. Tenis tarihinin en başarılı oyuncularından birinin soyadının “kort” olması, gerçekten de hoş bir tevafuk.

Larry Page: Google’ın kurucularından biri. Soyadı “Page”, İngilizcede “sayfa” demek. İnternetteki milyarlarca web sayfasını tarayan ve dizinine ekleyen bir şirketi kuran kişinin soyadının “Sayfa” olması, “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Google’ın arama algoritmalarından biri olan “PageRank” de hem Larry Page’in soyadına hem de internet sayfalarının sıralanmasına gönderme yapan zekice bir isimlendirme.

Bu tuhaf örtüşmeler doğal birer rastlantı mı, yoksa bilimsel temeli olan kaderin şifreleri mi? Bu sorunun cevabını da gelecek yazımızda arayalım.