O vakitler uzun ve dolu dolu bir Mağrib seyahatindeki kıymetli bir dostun “bu kitabı temin et ve kesinlikle oku” uyarısı sonrasında İslam Şehri: Fes’le tanışmıştım. Birtakım eksikliklerine rağmen gayet zevkli bir metin olan bu kitabın son kısmındaki “Altın Zincir” bölümüyle (Fes, s. 176-204) Şâzeliyye’yle ilk somut karşılaşmam gerçekleşti. Bana kitabı öneren dostla hususen benzer meseleler üzerine devam eden ve başı ile sonu arasındaki alakayı kaçırdığımız keyifli sohbetlerin birinin ardından sözlerinin asıl sahibinden, seslendirenlerinse kim olduğundan tamamen habersiz internette yaptığım taramayla karşıma çıkan bir dakikalık hadra kaydındaki kaside, hikâyenin besmelesi niteliğindeydi. Hazırbulunuş içindeki dinleyeni alıp başka bir âleme götüren, sözcük anlamlarının aksine manasından bihaber olduğum beyitlerin beni yakaladığı ânı ve hâli hatırlıyorum: zikrin vecdi içindeki kesik “hû hû” seslerine eşlik eden “mâ lezzetü’l-‘ayşi illâ suhbetü’l-fukarâ…” (Fukarayla sohbetten başka yoktur hayatın lezzeti).2

İlerleyen zamanlarda Şâzeliyye’yle somut irtibatımda ilk kıvılcımı oluşturan mezkûr hadra kaydındaki kasidenin sahibinin bir vesileyle makamını ziyaret ettiğim Mağribli büyük sufi Şeyh Şuayb Ebû Medyen (ö. 594/1198), kasideyi icra edenlerinse son dönem Şam Şâzelî kolunun önde gelen isimlerinden Şeyh Abdülkâdir İsa’nın (ö. 1991) halifesi Ahmed Fethullah el-Câmî’nin (ö. 2023) müridânı olduğunu öğrendim. Bunu takiben Âdâbu’t-Tarîk’le ilişkim Nevevî’nin (ö. 676/1277) Riyâzu’s-Sâlihîn’i üzerine yazdığı Delîlü’l-Fâlihîn adlı şerhle bilinen muhaddis-mutasavvıf İbn Allân el-Mekkî’nin (ö. 1057/1648) mezkûr kaside üzerine yazdığı şerhin Mete Gezer tarafından yapılan tercümesini görüp okuyana kadar çeşitli ortamlardaki seslendirmelerini dinlemeyle sınırlı kaldı.

Literatür içinde ihmal edilmiş bir boşluğu doldurup bugüne değin devam eden bir karmaşayı ortadan kaldırmaya da vesile olan bu çeviri çalışması mahza metin tercümesinden ibaret olmayıp tenkitli neşir niteliği taşımaktadır. Söz gelimi birçok yazma ve matbu nüshaya müracaat edilip manaya tesir eden noktalara işaret edilmesi önemlidir. Mütercim Gezer bu tavrını bir nevi literatür değerlendirmesi yaptığı, ulaşabildiği yazma ve matbu nüshaların künye bilgilerini verdiği pasajda gösterir (s. 17-20). Giriş’in ardından gelen, kasidedeki birtakım beyitlerin açıklandığı şerhi destekleyen önemli dipnotlarla metin daha anlaşılır hâle gelirken lafızlara gösterilen sadakat dikkat çekicidir. Ek kısmında titiz çevirisiyle verilen ve Âdâbu’t-Tarîk üstüne yapılan çalışmalara örnek teşkil eden İbnü’l-Arabî’nin (ö. 638/1240) Tahmîs’inin yanı sıra kasidenin yazma ve matbu nüshalarına ait görsellerin verilmesi eserin bütünlüğünü tamamlar.

Mütercimin “Tasavvufi terbiyenin özünü teşkil eden sohbet, hizmet, tevazu, ihlas ve kardeşlik gibi pek çok esas, hacim bakımından kısa fakat muhteva itibarıyla son derece zengin olan bu metinde bir araya getirilmiştir. Bu yönüyle kaside şiirsel bir nasihat metni olmakla beraber sufi terbiyenin temel esaslarını ihtiva eden bir ‘tarikat adabı risalesi’ mahiyetindedir” (s. 12) cümleleriyle tavsif ettiği bu kaside seyrüsülûktaki müridin şeyhi başta olmak üzere tarikteki kardeşleriyle olan ilişkisinde dikkat etmesi gereken noktaları ve takınması gereken tavrı içerir. Söz gelimi şârih İbn Allân’ın şerhin mukaddimesinde manen istişhatta bulunduğu “kişi dostunun dini üzeredir, öyleyse her biriniz kiminle dostluk ettiğine baksın” nebevî rivayetinin ardından “Ey kardeşim! Bunu öğrendiğine göre seni hâliyle ayağa kaldıran ve sözüyle Allah’a delalet eden kimseden başkasıyla dostluk etme. İşte o kimse mâsivadan soyunmuş ve Mevlâ’ya yönelmiş fakirdir. Lezzet ancak onunla dostlukta, saadet ancak ona hizmette ve onunla sohbettedir” sözleri ile buna işaret etmiştir. “Fukarayla sohbetten başka yoktur hayatın lezzeti/ Bilesin ki onlardır sultan, emir ve efendi” şeklindeki ilk beyitte mukaddimeyi devam ettirir biçimde hakiki yaşantının yolunun yukarıda vasıflarına değinilen mürşide mülazemet göstermekten ve dolayısıyla onun terbiyesinde bulunan diğer müridânla edebe riayet etmekten geçtiğini belirtir (s. 41). Diğer bir deyişle metnin bütününde şârih, kasidenin beyitlerinin şerhinde müride bu çetin yolculuk boyunca dikkat etmesi gereken adabı ve bunların altında yer alan birtakım detaylarla incelikleri adeta yetkin bir müderris gibi telkin etmektedir.

Çeviriye konu olan şerhin çevirmenin bir sorusuyla farklı bir hikâyeye kapı araladığı söylenmelidir: Şerhin hakiki müellifi kimdir?

Tercümenin başında yer alan giriş yazısında ifade edildiği üzere söz konusu şerhin müellifinin kim olduğuna dair literatürde bir boşluk alanı görülmektedir. Gezer’in “isnat problemi” çerçevesinde ele aldığı meselede adı geçen eser, metinlerinin çoğunlukla aynı olmasına rağmen hem bazı yazma nüshalarda hem matbu-muhakkak neşirlerinde bazen İbn Allân’a bazense İbn Atâullah el-İskenderî’ye (ö. 709/1309) nispet edilmiştir. Çeviri sırasında yaşadığı tereddütten hareketle hususen bu konu üzerine eğildiğini belirten mütercim eserin birçok defa tahkik edilmesine rağmen bu açıdan ele alınmamasına dikkat çeker. Bibliyografik kaynaklar, yazma nüshalar, metin içi deliller ve kronolojik veriler etrafında sürdürülen araştırma neticesinde kendisi özetle şu sonuçlara ulaşmıştır (s. 20-6):

Bayrak

Bibliyografik Kaynaklar: Eseri İskenderî’ye nispet eden kaynaklar geç dönemliyken (XIV. yüzyıl ve sonrası) İbn Allân’a nispet eden kaynaklarsa daha erken tarihli olup müellife daha yakındır.

Yazma Nüshalar: Her iki müellife de nispet edilen çok sayıda nüsha vardır ancak İbn Allân’a nispet edilen nüshaların daha erken bir zamana tarihlendiği gözlemlenmiştir.

Metin İçi Deliller: Birtakım muhakkiklerin İskenderî’nin diğer bazı eserleriyle mukayese sonrası Şerh’in İskenderî’ye ait olduğunu gösteren delillerden biri saydığı benzer ifadeler müşterek tasavvufi dilin bir sonucu olabilir. Yine Şerh’in İskenderî’ye nispetinde bir başka delil olarak görülen ve metinde yer yer atıfta bulunulan “kultü fi’l-Hikem” ifadesinin müstensih müdahalesiyle “kâle fi’l-Hikem” ibaresinden dönüştürülmüş olması muhtemeldir.

Edep Yolu

Kronolojik Veriler: İbn Allân’ın başka bir çalışması olan İbnü’l-Meylak’ın (ö. 797/1395) kasidesi üzerine telif ettiği şerh ile Âdâbu’t-Tarîk şerhi arasında gözlemlenen birçok paralel durum, vefat tarihleri hesaba katıldığında kronolojik olarak İbn Allân’a yapılan nispeti daha makul kılar. Neticede tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ise eserin aidiyetinin İbn Allân’a daha güçlü bir şekilde dayandığı ifade edilebilir.3

Yolun Edepleri ismiyle Türkçeye aktarılan eser 13-24 Ağustos 2026 tarihlerinde Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde Suriyeli muhaddis-mutasavvıf Şeyh Muhammed Ebu’l-Hüdâ el-Ya‘kûbî riyasetinde akdedilmesi planlanan uluslararası nitelikteki Sahîh-i Müslim Semâ Meclisi’ne4 madden ve manen destek sağlama adına bizzat mütercim ve arkadaşlarının girişimiyle İlmi Miras Derneği bünyesinde tek celsede okutulmuştur. Resmi ve şahsi hesaplardan yapılan duyuruların5 ardından tertip edilen program şerh metninden bazı bahislerin ele alınmasının yanında ilahi grubunun Âdâbu’t-Tarîk başta olmak üzere Arapça-Türkçe kasideleri çeşitli makamlarda icrası ve misafirlere hediyelerle ikramların takdimiyle gerçekleştirildi.

Kısa, küçük ve girişken birkaç hikâyenin oluşturduğu bu yazının sonuna gelirken Yolun Edepleri'ni Türkçe söyleyen çevirmenin de son söz görmekten kendini alamadığı İbn Allân'a ait satırlar kalemi el-ân elinde tutan bu kişi için de âminliktir: “Bu yazı, bu beyitlerin manalarına susamış olanlar içindir. Yoksa biz, bu manaları hakkıyla beyan etmekten aciz ve kusurlu olduğumuzu itiraf ediyoruz. Ancak ameller niyetlere göredir. Allah en iyi bilendir”.

1 Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yüksek lisans öğrencisi.

2 İlgili hadra kaydının linki: https://youtube.com/shorts/EbyT0Xelgt4?si=rtzEfTf7HZIFeNps

3 Mütercim Ön Söz’de yer verdiği bu bilgilerin yanı sıra 14 Mayıs 2026’da İstanbul Üniversitesi Arap Dili, Edebiyatı ve Belagatı Öğrenci Sempozyumu’nda konuyla ilgili bir de tebliğ sunmuştur.

4 Kayıt ve ayrıntılı bilgi için: https://www.sahihimuslim.com

5 Programın davetiye metni için: https://www.instagram.com/p/DZF_Wg8xTTe/?igsh=MWJ5aDl0ZmE2NGJhbg==