Medeniyetimizin izinde keşiflere devam ediyoruz. Tarihî mekânlar ve şahsiyetler en önemli araştırma mecralarımız. Her yeni bilgi yepyeni kapılar aralıyor bizlere. Yine bir yapı topluluğunun yanı başındayız. Yaklaşık beş asır önce inşa edilmiş bir külliye elbette bize çok şey anlatır. Babaeski, Cedid Ali Paşa Külliyesi Osmanlı Devleti ticaret yolları üzerindeki bir menzil noktasında, stratejik bir mevkide inşa edilmiştir. İstanbul, Büyükkarıştıran, Lüleburgaz, Havsa, Edirne, Mustafapaşa, Sofya istikametindeki önemli bir menzil külliyesidir. Bu külliyeler, yapılar topluluğu, Osmanlı coğrafyasının farklı yerlerinde aynı maksatla inşa edilmiş vakıf eserleridir.

Araştırma listemizde bulunan yapılardan olan Cedid Ali Paşa Külliyesine gitmek için sabah erken saatlerde Kırklareli merkezden yola çıktık. Mevsim kış, aylardan ocaktı. Hava sisliydi. Görüş mesafesi bazı noktalarda nerdeyse sıfıra yakındı. İmkanlar kısıtlı gözüküyordu fakat bizim de kararlılığımız kesindi. Yol boyunca akan trafikte yavaş yavaş ilerledik. Cedid Ali Paşa Köprüsünü ilk olarak Kırklarelinden İstanbul’a giderken uğradığımız Babaeski otogarında otobüs penceresinden bakarken görmüştük. Trakya’da varlığından haberdar olduğumuz bu yapıyı belli aralıklarla pek çok kez ziyaret ettik. Şehir dışından gelen pek çok arkadaşıma da bu eseri tanıtmak nasip olmuştu. Cedid Ali Paşa’nın hayır elde etmek maksadıyla Edirne’de inşa ettirdiği Ali Paşa Çarşısı da günümüzde işlevini sürdürmektedir.

Cami işgal döneminde kiliseye dönüştürülmüş.

Babaeski ilçesinin küçük bir çarşısı vardır. Sokakları temiz ve düzenlidir. İlçenin eski ismi kaynaklarda Baba-i Atik olarak geçer. Kış mevsiminde tarlalarda ekili bir ürün yoktur. İlçenin soğuğu serttir. İlçe Kırklareli şehir merkezine 25, Lüleburgaz ilçesine 30 dakika mesafededir. İstanbul ve Edirne arasındaki Babaeski, Balkan harbinde Bulgar işgalcilerinin istilasına uğramış ve bölgedeki zülümden ziyadesiyle nasibini almıştır. Bu dönemde bu abidevi yapıda büyük bir tahribat oluşmuştur. Osmanlı Klasik dönem yapısı Cedid Ali Paşa Camisinin minaresi yıktırılmıştır. Balkan Harbinde Bulgarla Trakya bölgesini işgal ettiklerinde Cami bir dönem kiliseye dönüştürülmüştür.

Cedid Ali Paşa Camii

Çoban Kasım Ağa Köprüsü, Fatih Camii ve Dört Yüzlü Meydan Çeşmesi Babaeskinin önemli tarihi eserleridir. İlçeye her geldiğimizde bu güzide mirası, tarihî eserleri ziyaret eder, fotoğraflar çekerek kayıt altına alırdık. Cedid Ali Paşa Camisi halk arasında Büyük Cami olarak da bilinir. Trakya bölgesindeki en büyük Osmanlı Camilerindedir. Taşrada inşa edilen altı destekli yapılara iyi bir örneği, Edirne Selimiye Camisinin prototipi niteliğindedir. Semiz Ali Paşa tarafından ile inşa edilmiştir. 1565 yılında ibadet, ticaret ve kervanlara hizmet etmek maksadıyla inşa edilmiştir. Külliyenin yalnız cami ve hamamı günümüze ulaşmıştır.

Medrese, kervansaray ve haziresi günümüze ulaşmamıştır. Cami avlusunun güneydoğusunda bir köşeye yığılmış az sayıda mezar taşı vardır. Mezar taşlarının bir kısmı kırıktır. Günümüzdeki otogar ve pazar alanının geçmişte mezarlık alanı olduğunu belde sakinlerinden öğreniyoruz. Korunamayan her mezar taşı tarihe vurulmuş bir darbedir. Cedid Ali Paşa Camisinin son cemaat revakı çift cidarlıdır. Batı kısmındaki minaresi tek şerefelidir. Caminin avlusuna üç farklı kapıdan giriş yapılır. Batı kapısındaki tamir kitabesi II. Mahmud Han dönemine tarihlendirilir.

Babaeski Çoban Kasım Ağa Köprüsü

Çoban Kasım Ağa Köprüsü ilçenin girişinde yer alır. Araçlar ve yayalar köprüyü günümüzde de kullanır. Cevdet Çulpan, Çoban kasım ağa köprüsünü Türk Taş Köprüleri kitabında detaylı olarak ele almıştır. Köprüden aynı anda iki araç geçebilir. Biz de köprü civarında birkaç fotoğraf çekerek çalışmalara başladık. Çoban Kasım Ağa köprüsü 72 metre uzunluğunda, 5,85 m genişliğindedir. Evliya Çelebi kemer sayılarının yedi olduğunu söylese de günümüze altı kemer gelmiştir. Köprü kesme taşlardan yapılmıştır. Köprü ayaklarında sel ve baskınlara karşı yapılmış mahmuzlar vardır. Köprünün altından günümüzde su akmaktadır. Dere yatağı yosun ve yeşillikleriyle hoş bir manzara oluşturur. Buna rağmen köprü çevresi bakımsızdır. Köprünün köşk kısmındaki kitabe miladi 1633/hicri 1043 yılına tarihlendirilir. IV. Murad Devrinde yapılmıştır. Köşk kısmının karşısında namazgâh kısmı da vardır. Eski fotoğraflarda bu kısımda dört tane baba görülür. Köprü kitabesinin okunuşu Tevfik Bikdik’e göre şöyledir.

Coban Kasım Ağa Köprüsü

1.Cenab-ı Hazret-i Sultan Murad-ı Azamet

2.İbadı üzre Huda ide sayesin memdud

3.Çün itdi azm-i cihad ol şeh-i hümayun-baht

4.Yanınca asker-i bi-hud cünud-ı na-mu’dud

5.Bu cisri bir kulu yolunda itdi pay-endaz

6.Derun-ı dilden idüp ol şehe nisar-ı dürud

7.Çün itdi hüsn-i kabuliyle hatırın tatyip

8.Anınla eyledi kasd-ı tekarrüb-i ma’dud.

9.Sımah-ı canıma hatifden irdi bu tarih

10.bu cisri karin-i kabul-i Rabb-i vedud.

11.Ola: 42. Bu:8, Cisri: 273, Karin: 360, Kabul: 138, Rabb; 202, Vedud: 20, ebced hesaplamasına göre kitabenin son satırından hicri 1043 tarihi çıkar. Kitabeden 5. satırından hareketle köprüyü bir padişah değil de bir kulun/vatandaşın yaptığı anlamı çıkar.

Evliya Çelebi anlatıyor

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde köprünün yapılmasını şöyle anlatılır. “Çoban Deli Kasım Ağa köprü civarında koyun otlatmaktadır. Muhtemelen gayrimüslim olan Kasım Ağa, Müslüman olduktan sonra yeniçeri ocağına “kul kethüdası” olur. Sultan IV. Murad zamanında bir sebepten ötürü hapsedilince bir dua eder. Bu sıkıntıdan kurtulursam, koyun güttüğüm yerlerde bir köprü yaptırayım.” der. Affedilip bu dileği yerine gelince 400 Rum kesesi altın sarfederek bu köprüyü yaptırır ve sultana hediye eder.

Evliya Çelebi diliyle: “Babaeski Kasabasından geçen Ergene nehri kolu üzerinde Çoban Veli Kasım Ağa köprüsü namiyle yedi gözlük bir köprü vardır. Kasım Ağa bu civarda koyun güderken cenab-ı bari kenduye islamı müyesser edüp mürur-i eyyam ile dergah-ı ali yeniçeri ocağına kul kethüdası olup sultan Murad han hapsinde iken “Ahdim olsun, bu girdabdan kurtulursam, koyun güttüğüm mahalde bir köprü bina edeyim ” der. Halas olduktan sora ahdini yerine getirip 400 rumi kise sarfederek bu büyük köprüyü inşa etmiştir”. Tezkiretü’l –Ebniye ve Tezkiretü’l Bünyan’da Babaeski’de Ali Paşa ve Medresesinden bahsedildiği halde Babaeski köprüsü hakkında bir kayıt yoktur.

Cedid Ali Paşa Hamamı

Cedid Ali Paşa Hamamı, Fatih camisinin karşısındadır. Çift üniteli olarak inşa edilmiştir. Şehir hamamı ve Fatih hamamı da denir. Hamamın içine giremiyoruz. Hamamın giriş kapısı sonradan değiştirilmiştir. Hamam kapısı üzerindeki kitabe kitabe kazınmıştır. Hamamın kadınlar kısmı yıkılmıştır. Cedid Ali Paşa külliyesinin bir yapısıdır. Hamam ile cami arasında kalan diğer yapılar günümüze uluşmamıştır. Hamam, Osmanlı toplumunda temizlik, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezidir. Bu sebeple külliyeler inşa eden Osmanlı devleti hamam yapılarını önemsemiştir. İnşasından 500 yıl sonra da hamamlar işlevini sürdürmektedir.

Fatih Camii

Fatih Camii, Babaeski’deki ikinci Osmanlı Dönemi camisidir. Yapı 15. yy. eseridir. Pek çok kez restore edildiğinden orijinalliğini yitirmiştir. Caminin minaresi tek şerefelidir, tahribat gören minare, sonradan yapıya eklenmiştir. Cami çarşının merkezindedir. Civarı hayli hareketlidir. Dükkânların önlerinde çok sayıda seyyar satıcı vardır. Dört tekerlekli arabalarda sarımsak, domates, biber ve benzeri ürünler satan çerçiler vardır. Cami civarından geçerken öğle ezanı okundu. Fatih Camisine doğru hareket ettik. Öğle namazını Fatih Camisinde eda ettik. Cami cemaati oldukça kalabalıktı. Caminin kuzey cephesinin dış kısmında Zümer suresi 73. ayeti kerimesi yazılmıştır. Mabed günümüzde ibadete açıktır. Son cemaat revakı üzerinde iki satırlık kitabe vardır. Kitabenin yazıları sülüs hatla yazılmıştır. Bu kitabe restorasyon çalışmalarında ortaya çıkarılmıştır.

Babaeski Fatih Cami

Babaeski Meydan Çeşmesi

Babaeski’deki en büyük çeşmedir. Bir meydan çeşmesi olarak inşa edilmiştir. IV. Mehmed Han Dönemi eseridir. Kare planlıdır. Fatih Camisinin kuzeydoğu köşesindedir. II. Mahmud Han döneminde restore edilmiştir. Çeşmenin güneydoğu yüzü sağırdır. Çatısı kurşunla örtülüdür. Ayna taşının yanından su tasları için nişler yapılmıştır. Kesme taştan yapılmıştır. Nişleri sivri kemerlidir. Muslukların aynaları vardır. Edirne ve İstanbul’daki meydan çeşmeleriyle benzer özellikler gösterir.

Çeşme kitabesi Balkan Harbinde Bulgarlar işgalcilerince tarafından kazınmıştır. Günümüzde okunamayan kitabenin eski belgelerden hareketle Mimar Mucit Öztabak tarafından şu şekilde okunmuştur:

1.Azâbın o sehâ endişe

2.O hünerverzû ata pîşe kim

3.Kıldı bâbâ-yı atîk-i ihya

4.Akıdup çeşmelerinden tesmim

5.Ve mine’l-mâi hayâti’il-eşya

6.Sihrini remz edüp ol zât-ı fehîm

7.Bârekallah…

8.Levhaş Allah zehî hayr-ı azîm

9.Nûş idenler dedî haylî tarîh

10.Zemzem-i pâk eser-i İbrâhim

11.Hicri 1077(Miladi 1666)

Evet, soğuk bir kış gününde gezimizi bu çeşme başında sonlandırarak Babaeski’den ayrılıyoruz. Başka keşiflerde buluşmak dileğiyle. Alllah’a emanet olun.

Yararlanılan Kaynaklar:

Cevdet Çulpan, Türk Taş Köprüleri. 1975.

Semavi Eyice, TDV, İslam Ansiklodisi, Babaeski Köprüsü.

East Thrace in Greek and Turkish Civil Architecture Babaeski Samples.

Babaeski Dördüzlü Çeşme, www.trakyagezi.com.

Erişim Tarihi :19.05.2023.