Pehlivanköy’de Osmanlı Döneminden inşa edilen az sayıda eser mevcuttur. Pehlivanköy Merkez Camii ve Kumköy Camileri Osmanlı Dönemi yapılarıdır. II. Abdulhamid döneminde camiler yenilenmiştir.
Pehlivanköy, Kırklareli’nin en küçük ilçelerinden biridir. Araştırmalarımız esnasında ilçeyi iki defa ziyaret etmiştik. Pehlivanköy Belediyesi 1948 yılında kurulmuştur. Önceden Babaeski’ye bağlı bir nahiye iken 1 Nisan 1958 tarihinde ilçe olmuştur. İlçe ana yolların dışında kaldığı için kara yolu ağı pek gelişmemiştir. Mütevazı bir çarşısı vardır. İlçe demiryolu hattıyla 1873 yılında tanışmıştır. Sirkeci-Bulgaristan hattında yolculuk yapan trenler bu güzergahtan geçmiştir. İstasyon binası çarşı merkezindedir. İlçe; Rus, Bulgar ve Yunan işgallerine uğramıştır. 9 Kasım 1922 tarihinden itibaren Pehlivanköy Yunan işgalinden tamamiyle kurtarılmıştır.
İlçenin şehir merkezine uzaklığı 65 kilometredir. Nüfusu 4000’e yakındır. Köylerin nüfusu azalmıştır. İlçenin ekonomisi hayvancılık ve tarıma dayalıdır. Buğday, ayçiceği, arpa ve yem ekimi yapılmaktadır. Tarım arazileri geniş, ormanlık alan fazladır. Ergene Nehrinin sularının kirli olması tarımı olumsuz etkilemiştir. Doğa yürüyüşleri yapmaya uygun rotalar mevcuttur. Pehlivanköy’de her sene Eylül ayında Pavli Panayırı düzenlenir. Panayır ilk olarak 1910 yılında açılmıştır. Sonbahar Panayırı veya Pomak Bayramı olarak da adladırılır. Yörenin kaçamak yemeği ve tarhanası meşhurdur. Kışın soğuk ve yağışlı, yazın sıcak ve kuraktır. Karasal iklim etkisindedir.

Göçlerle oluşan bir yerleşim yeri
Pehlivanköy vaktiyle göçlerle kurulmuş, Pomak Türklerinin iskan ettiği bir yerleşimdir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinden sonra Balkanlardan göç almıştır. Dikkatimizi çeken İmampazarı bir Türk köyüdür. Geçmişte köyün ismi papazpazarı iken, Osmanlı Devleti Döneminde İmampazarı’na dönüştürülmüştür. İmampazarı köyünde vaktiyle pek çok kıymetli alim yetişmiştir. 2024 yılı ekim ayında İmampazarı köyünü ziyaret ettiğimizde, yaşlı bir amca geçmişte burada bir medrese ve tarihi köprü olduğunu söylemişti. Biz araştırmalarımızda herhangi bir tarihi yapı izi göremedik. İmampazarı köyünde 1986 yılında inşa edilmiş bir cami mevcuttur. Camiyi ziyaretimiz esnasında minberdeki örümcek ağını görünce şaşkınlık içinde kalmıştık. Tozlardan ve örümcek ağlarından anlaşıldığına göre burada haftalardır minbere çıkılmamış. Kumköy’ü, Dobruca ve Plevneden gelen göçmenler kurmuştur. Doğanca’da, 93 harbi göçmenleri yaşar, Kuştepe’yi Lofça bölgesinden gelenler oluşturmuştur. Hıdırca köyünde Filibe göçmenleri yaşamaktadır. Kumköy’ün toprakları fazlaca kumlu olduğu için bu adı almıştır. Köy, 1877-1878 yıllarında bugün Bulgaristan sınırları içerisinde kalan Dobruca bölgesinden göç eden aileler tarafından kurulmuştur. Kumköy, toprakları verimsiz olduğundan fazla gelişme sağlayamamıştır.
Pehlivanköy’de Osmanlı Dönemi Eserleri
Pehlivanköy’de Osmanlı Döneminden inşa edilen az sayıda eser mevcuttur. Pehlivanköy Merkez Camii ve Kumköy Camileri Osmanlı Dönemi yapılarıdır. II. Abdulhamid döneminde camiler yenilenmiştir. İki camininde mimari yapısı benzer özellikler gösterir. Birer adet tamir/yenileme kitabesi vardır. Kumköy Cami kitabesi hicri 1320/miladi 1902-1903 tarihlidir. Pehlivanköy Merkez Cami hicri 1319/miladi 1901-1902 tarihlidir. Kitabeler talik hatla yazılmıştır. Ayrıca köylerde mezar taşları ve bir adet köprü tespit edilmiştir. Kumköy mezarlığında Osmanlı erken dönemi mezar taşları vardır. Kumköy Cami yeşil ve sarı renklerle boyanmıştır. 1984-1985 yıllarında köy halkı yardımıyla onarılmıştır. Caminin minaresi de hayırsever köylüler tarafından eklenmiştir. Kumköy, İmampazarı, Kuştepe, Hıdırca köylerindeki Osmanlı mezarlıkları da ilçenin tarihi açısından önemlidir. Hıdırca köyünde mezarlık ağaç ve çalılar arasında kalmıştır. Osmanlı döneminde pek çok âlim yetiştiren, İmampazarı köyünde Osmanlı dönemine ait mezar taşı, kitabe, medrese, köprü ve benzeri kültürel esere rastlanmadık. Kuştepe ve Kumköy’de ise çok sayıda tarihi mezar taşı tespit edilmiştir. Kumköy’deki bir mezar taşında Lofça kelimesini okuyoruz. Kuştepe köyünde iki mezarlık vardır. Köyün girişindeki mezarlık alanında sadece bir kaç tarihî mezar taşı kalmıştır. Yöre sakinleri buraya park yapılmak istendiğini fakat duyarlı vatandaşların gayretleri sonrası mezarlığın tümüne dokunulmadığı bilgisi alınmıştır. Kuştepe köyündeki ikinci mezarlık alanında Osmanlı dönemine ait mezar taşı yoktur.
Tarihi Akarca Köprüsü
Akarca Köprüsü Pehlivanköy ilçesindeki tek tarihi köprüdür. Ergene nehri üzerinde inşa edilmiştir. Pehlivanköy-Edirne/Uzunköprü güzergahında yer alır. Köprünün alt kısmına inerek kitabeyi fotoğrafladık. Kitabenin üst kısmı kırıktır. Köprünün ayakları sazlıklar arasında kalmıştır. Bahar aylarında kamış otları bir insan boyunu aşar.

Köprü civarında kesif bir koku alıyoruz. Lağım kokusunu hatırlatan bu koku ile Ergene nehrinin ne kadar kirletildiğini anlıyoruz. Akarca köyünün girişinde yer alan çeşmenin suyundan kana kana içiyoruz. Çeşme başında beklerken yanımızdan römorklu traktörler geçiyor. Akarca köyünün cevizinin ünlü olduğunu öğreniyoruz. Akarca köyü girişindeki çeşme başında istirahatimizi tamamladıktan sonra yokuş yukarı devam eden, virajlı yollardan ilerleyerek Edirne Uzunköprü’ye doğru yola koyuluyoruz. Memleketimizin doğusu ayrı batısı ayrı bir güzel, güneyi ayrı kuzeyi daha başka bir güzel. Ecdadın eserlerini gezip görmeye ömür, anlatmaya kelimeler kifâyet etmez. Başka bir yazıda buluşmak üzere.
Yararlanılan Kaynaklar:
Umut Çetinbaş, Asırlık Bir Gelenek. Pavli Panayırı(Pehlivanköy), Yıl 2024 Çilt 8 Sayı 3
Türk-Yunan Nüfus Mübadelesinde Gayrimübadil Olma Konusu Ve Mübadeleden Iskat (Çıkma) Yolları Dr. İbrahim Erdal. Tsa / Yıl: 18 Özel Sayı S: 3, Ocak/January 2014
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/kirklareli/gezilecekyer/pehlivankoy-akarca-koprusu
http://www.kirklareli.gov.tr/pehlivankoy
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/kirklareli/gezilecekyer/kustepe-koyu-camii
http://www.pehlivankoy.gov.tr/pehlivankoy-merkez-cami
İsmail Kahraman, TGRT Tarihin İzinde Belgeseli, Pehlivanköy Bölümü.