Mustafa Kutlu’nun hikayeleri arasında kendine yabancılaşma olgusunun en çarpıcı şekilde işlendiği eserlerden biri “Sır”dır. Kitapta yer alan hikayelerin tamamında yabancılaşma, yalnızlaşma ve insanın kendisiyle çelişmesi işlenir. Modern hayat, köyden kente göç insanı çevresine ve kendisine yabancılaştırmaktadır.
Bu değişimde modernizm kadar insanın fıtratında barındırdığı olumsuzların da payı vardır kitaptan anladığımız kadarıyla. İnsanların çıkarları, dünyaya ben merkezli bakmaları, olumsuz heva ve heveslerine yenik düşmeleri de bu değişimin tetikleyici faktörleri arasındadır.
Hikâyede tasavvuf konusu çerçevesinde mürşit-mürit ilişkilerinin modern yaşamdaki yozlaşmış halinin nasıl gün yüzüne çıktığı işlenir. Kentli müritlerinin istekleri yüzünden mütevazı tekkesinden kente taşınan Efendi, içi boşaltılmış, sadece şekli kalmış bir tarikatın liderliğini yürütmeye mahkum olur.
Sır hikâyesinde Efendi’nin köyden kente/gelenekten modernliğe geçişi ve değişimi aşama aşama anlatılmaktadır. Hikâyenin sonunda Efendi geçirdiği dönüşümün farkına varır. Bu olumsuz değişim neticesinde kendinden rahatsız olan Efendi tekkeyi terk eder. Böylelikle özüne yabancılaşmaktan sıyrılır. Hikayeden derlediğimiz etkileyici tespitleri sizlerle paylaşıyoruz:





