Filistin meselesine farklı bir perspektiften yaklaşan ve kavramların gücünü merkeze alan “Filistin Sözlüğü”, kapsamlı içeriğiyle kamuoyunun dikkatini çekiyor. Filistin Akademik Düşünce Platformu iş birliğiyle hazırlanan eser, Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ve Prof. Dr. Metin Uçar’ın editörlüğünde iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından yayımlandı.

AA Kitap tarafından okuyucuyla buluşturulan eser, 273 akademisyen ve araştırmacının katkısıyla hazırlandı. Hukuktan ekonomiye, tarihten uluslararası ilişkilere, kültürden sanata kadar 15 farklı uzmanlık alanını kapsayan sözlükte toplam 630 madde yer alıyor. Her madde bağımsız bir akademik makale niteliği taşırken, eserin dijital versiyonunun da hazırlanacağı ve üç aylık periyotlarla güncelleneceği belirtiliyor.

Editörler Hasan Yücel Başdemir ve Metin Uçar, sözlüğün temel amacının Filistin meselesinin kavramsal boyutunu ortaya koymak ve yıllardır uluslararası kamuoyunda kullanılan bazı ifadelerin gerçekliği nasıl dönüştürdüğünü göstermek olduğunu ifade ediyor.

“FİLİSTİN’E YÖNELİK FİKRİ İŞGALE KARŞI HAZIRLANDI”

Filistin Sözlüğü’nün ortaya çıkış sürecini anlatan Prof. Dr. Metin Uçar, uzun yıllardır medya, diplomasi ve akademi dünyasında kullanılan birçok kavramın Filistin’de yaşananları olduğu gibi yansıtmadığını savundu.

Uçar’a göre Siyonist anlatı, Filistinlilerin yaşadığı mağduriyetin görünmez hale gelmesine neden olurken, işgalin ve çatışmaların doğru anlaşılmasını da zorlaştırıyor. Bu nedenle akademisyenlerin, işgalin yalnızca fiziksel değil aynı zamanda dilsel ve zihinsel boyutlarını da ele alması gerektiğini düşündüklerini belirten Uçar, sözlüğün bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti.

Filistin’in yalnızca askeri ve siyasi yöntemlerle değil, kavramlar üzerinden yürütülen fikri bir kuşatma ile de karşı karşıya olduğunu dile getiren Uçar, sözlüğün bu kuşatmaya karşı entelektüel bir müdahale niteliği taşıdığını söyledi.

KAVRAMLARI YENİDEN TANIMLIYOR

Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ise Filistin Sözlüğü’nün klasik sözlüklerden farklı bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Eserin yalnızca kavramların anlamlarını vermediğini, aynı zamanda manipüle edildiği düşünülen kavramları yeniden değerlendirdiğini ifade etti.

Başdemir, özellikle “antisemitizm” ve “antisiyonizm” kavramlarının sözlükte ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi. İsrail’e yönelik eleştirilerin çoğu zaman antisemitizm başlığı altında değerlendirildiğini öne süren Başdemir, sözlükte bu iki kavram arasında net bir ayrım yapıldığını belirtti.

Eserde ayrıca “Siyonist Gaspçı”, “Siyonazizm” ve “Siyofaşizm” gibi tartışmalı kavramların da yer aldığı ifade edildi. Editörler, bu kavramların sözlüğün yaklaşımını ve ideolojik çerçevesini ortaya koyan örnekler arasında bulunduğunu vurguladı.

DİRENİŞİN SEMBOLLERİNE ÖZEL BÖLÜM

Sözlükte yalnızca siyasi ve hukuki kavramlara değil, Filistin halkının kültürel hafızasında önemli yer tutan sembollere de geniş yer veriliyor.

“Nekbe”, “Nekse”, “İntifada”, “Sumud”, “Hanzala”, “Karpuz”, “Mescid-i Aksa”, “Zeytin Ağacı”, “Anahtar” ve “Kefiye” gibi başlıklar, Filistin toplumunun hafızasını ve direniş kültürünü anlatan önemli maddeler arasında yer alıyor.

Editörlere göre Filistin meselesini yalnızca çatışma ve savaş ekseninde ele almak eksik bir yaklaşım oluşturuyor. Bu nedenle sözlükte Filistin’in tarihi, kültürü, sanatı, doğası ve edebiyatı da kapsamlı biçimde işleniyor.

“YERLEŞİMCİ DEĞİL GASPÇI”

Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri ise bazı yaygın kavramlara yönelik alternatif tanımlamalar sunması.

Metin Uçar, özellikle “yerleşimci” kavramının uzun yıllardır uluslararası literatürde kullanıldığını ancak bunun İsrail’in işgal politikalarını yumuşatan bir ifade olduğunu düşündüklerini söyledi.

Uçar’a göre Filistin topraklarında yaşayan ve İsrail tarafından bölgeye yerleştirilen nüfusun “yerleşimci” olarak değil, “gaspçı” olarak tanımlanması gerekiyor. Bu nedenle sözlükte “yerleşimci” yerine “gaspçı” kavramının tercih edildiğini belirtti.

Aynı yaklaşımın diğer kavramlarda da sürdürüldüğünü ifade eden Uçar, İsrail’in güvenlik gerekçesiyle inşa ettiği duvarların sözlükte “Güvenlik Duvarı” yerine “Utanç Duvarı” ve “Apartheid Duvarı” olarak tanımlandığını aktardı.

“İNSANLAR GERÇEKLİĞE DEĞİL KAVRAMLARA TEPKİ VERİYOR”

Hasan Yücel Başdemir, kavramların yalnızca dilin unsurları olmadığını, insanların olayları anlamlandırma biçimini doğrudan etkilediğini söyledi.

Filistin dışında yaşayan insanların yaşanan gelişmeleri çoğunlukla medya ve akademi aracılığıyla öğrendiğini belirten Başdemir, kullanılan kavramların kamuoyunun algısını şekillendirdiğini ifade etti.

Başdemir’e göre “güvenlik operasyonu”, “terörle mücadele”, “iki taraflı çatışma” veya “anlaşmazlık” gibi ifadeler, yaşanan olayların niteliğini değiştirebiliyor ve kamuoyunun olayları farklı yorumlamasına yol açabiliyor.

Sözlüğün temel hedeflerinden birinin de bu nedenle gerçekliğe daha yakın bir anlatı oluşturmak olduğunu vurguladı.

AKADEMİSYENLERDEN ÖĞRENCİLERE KADAR GENİŞ BİR KİTLEYE HİTAP EDİYOR

Editörler, Filistin Sözlüğü’nün yalnızca akademisyenlere yönelik hazırlanmadığını, Filistin meselesini daha iyi anlamak isteyen herkes için bir başvuru kaynağı niteliği taşıdığını belirtiyor.

Sözlükte tematik okuma listeleri, haftalık okuma programları ve 55 soruluk yönlendirme bölümü bulunuyor. Maddeler ayrıca temel, orta ve ileri düzey olarak sınıflandırılıyor.

Bu yapının hem öğrenciler hem araştırmacılar hem de konuya ilgi duyan genel okuyucu kitlesi için kolaylaştırıcı bir işlev gördüğü ifade ediliyor.

“AKSA TUFANI SONRASI ALGI DEĞİŞTİ”

Hasan Yücel Başdemir, 7 Ekim 2023 sonrasında dünya kamuoyunun İsrail-Filistin meselesine bakışında önemli değişiklikler yaşandığını savundu.

Aksa Tufanı öncesinde özellikle Batı dünyasında İsrail’e yönelik eleştirilerin daha sınırlı olduğunu ifade eden Başdemir, sonrasında yaşanan gelişmelerin kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açtığını söyledi.

Boykot kampanyaları, uluslararası dayanışma girişimleri, sosyal medya faaliyetleri ve savaş sürecinde hayatını kaybeden gazetecilerle ilgili gelişmelerin küresel kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirten Başdemir, İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin daha görünür hale geldiğini ifade etti.

DİJİTAL PLATFORMDA DA YAYINLANACAK

Filistin Sözlüğü’nün basılı versiyonunun yanı sıra dijital bir platform üzerinden de erişime açılması planlanıyor. Editörler, internet sitesi üzerinden yayımlanacak içeriklerin düzenli olarak güncelleneceğini ve yeni kavramların eklenebileceğini belirtiyor.

Bu sayede eserin yaşayan bir kaynak haline gelmesi ve Filistin meselesine ilişkin güncel gelişmeleri de takip eden bir referans merkezi oluşturması hedefleniyor.

Kutlu Oda’nın Kapısını Çalmak
Kutlu Oda’nın Kapısını Çalmak
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Yeni Şafak