Âlimler 'zaman' meselesine nasıl eğilmişler?

Prof. Muhammed Hacı Yusuf, İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji kitabında, İbnü’l Arabî’nin ‘müstakil varlığı olmayan bir gerçek’ diye tanımladığı ‘zaman’ üzerine çalışmalar yapmış onlarca düşünürün görüşlerine de yer vermiş..

Âlimler 'zaman' meselesine nasıl eğilmişler?

İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji… Prof. Muhammed Hacı Yusuf’un imzası altında Nefes Yayınları’ndan çıkmış muazzam bir eser… Bu kitap hakkında ne söylenebilir? Daha doğrusu ben ne söyleyebilirim? Haddi aşmadan diyorum yani… Okumaya yeltenmem bile başlı başına bir haddi aşma biliyorum. Yine de okudum ve son derece sarsıldım. Her sayfa, kıyıya vuran dalgaların çocukken yaptığım kumdan kaleleri yıkışı gibi yıktı, sağlam zannettiğim bilgi kalelerimi… Onları bilgi ile değil, beş duyu şartlanmalarıyla inşa etmiş olduğumu fark ettirdi.

İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji insana, okuduğunu anlayamamanın, mevzua derin bir hayranlık duymasına mani olmadığını gösteriyor. Zira bilirsiniz, insan anlamadığı zaman sıkılır. Bu kitap öyle değil!

İbnü’l Arabî Hazretlerinin zaman ve kozmoloji hakkındaki görüşlerinin bir nebze olsun kokusunu alabilmek hususunda ilahi bir hazırlığa tabi tutulduğumu hissettim. Bunu genelde, senelerdir kulaktan verilen tasavvufî bilgilere; özelde ise kitabı elime almadan bir gece evvel izlediğim filme dayanarak söylüyorum. Bir haftayı, zamanı tersten yaşayarak geçiren genç kadın 7. gün kocasının ölümünü görüyor/yaşıyor; ancak günleri tersine akan zaman eşliğinde yaşaması bu ölüme mani olmasını sağlayamıyordu. Ertesi sabah İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji’yi elime aldığımda bu filmi izlememin Allah’ın rahmeti olduğunu fark ettim. Zira zamanın nasıl iç içe geçtiğini, her günün aslında diğer bir günün içine nasıl girift halde bulunduğunu anlatıyordu eser.

Nasıl yer değiştiriyoruz?

Prof. Muhammed Hacı Yusuf, “İbnü’l Arabî bu esrarlı ontolojik meselenin dipsiz deryasına dalmaya muktedir tek münevver âlimdir” dese de, eserinde İbnü’l Arabî’nin ‘müstakil varlığı olmayan bir gerçek’ diye tanımladığı ‘zaman’ üzerine çalışmalar yapmış onlarca düşünürün görüşlerine yer vermiş. Bu yönüyle eser, sadece İbnü’l Arabî’nin değil, tarih boyunca bu konuya eğilmiş tüm âlimlerin fikirlerinin bir araya toplandığı muazzam bir çalışma. Konu zor ama zor olduğu kadar esrarı ile cazip.

Saba Melikesinin tahtının Hazreti Süleyman’ın huzuruna gelişinin alışageldiğimiz masallardaki gibi uçarak değil de, bir noktada yok olurken aynı anda bir diğer noktada yeniden yaratılarak gerçekleştiğini okumak sarsıcı değil de nedir? Hele bizim duyularımızın algıladığı mesafenin bu hareket için engel teşkil etmediğini öğrenmek ve üstüne, tüm hareketlerin temelinde bu hakikatin yattığını okumak… Kendimiz dâhil, algıladığımız her ne varsa hareket ederek değil de bir noktada yok olup, bir başka noktada yeniden yaratılarak yer değiştirdiğimiz gerçeği ile yüzleşmek…

Mesele din değil. Mesele gerçek. Mesele varlık ve var oluş! Belki dinler bu varlık içinde bizlere sunulmuş tutunabilme yöntemleridir bilmiyorum. Bu sebeple kitap bir bilimsel çalışma. Gerçi okurken tüm kavramların birbirini işaret eden nice sırlarla dolu olduğunu anlıyor insan. Tıpkı zamanın sarmal yapısı gibi… An, saat, gün, hafta, ay, sene, … ve zamana işaret eden nice kelime… Daha doğrusu manasını bildiğimizi zannettiğimiz nice kelime…

“Şey” sözcüğünün ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsunuz

Kitabın 119. sayfasında yazar “bu ifadeler birazcık kafa karıştırabilir” derken, çaresizce “birazcık mı?” diye düşündüm. İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji, okuyucusuna, herkesin yaşam alanının kendi düşünce dünyasının genişliği kadar olduğunu anlatıyor.

Kitabı okudukça manaları kelimelere nasıl hapsettiğimizi ve bu hapsedişin çoğu zaman gerçekle hiç de örtüşmediğini fark ediyor insan. Eskiden kullanımının dil konusunda yetersizlik olarak kabul edildiği “şey” sözcüğünün ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü başını, sonunu, önünü, arkasını, enini, boyunu, kokusunu, tadını ve daha nice özelliğini mutlak manada bilemediğiniz, her ne ise “şey” diye tanımlamak en azından onun idrak ötesi olduğuna işaret etmesi açısından önemli. Bu anlamda ben İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji’nin sadece bir kitap olarak adlandırılmasının, içeriğinin hakkı için talihsiz bir sınırlama olduğunu düşünüyorum. O bir bakış açısı, bir hakikat yağmuru, güvenilir bir yoldaş, görmeyen göze gözlük… İbnü’l Arabî - Zaman ve Kozmoloji muazzam bir “şey”.

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 14:07
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13