Türkiye’nin neresinde olursanız olun, TRT televizyonu seyrediyorsanız, önce bu anonsu duyarsınız. “Ankara için iftar vakti.” O zaman içinizden, şimdi Ankara’da olmak vardı diye geçirirsiniz. Çünkü yemeye içmeye mezunsunuzdur. Ezanınız tv’den okunmuştur. Bu da yetmemiş, iftarlıklarınız da gösterilmiştir. Birkaç siyah zeytin ve bir bardak soğuk su. Çocukluğumdan beri benim yaşadığım bir duygudur bu. Kaderde iftarı Ankara’da mukim olarak yapmak varmış. Artık bu türden bir özlem içinde değilim. O zamanlar teknolojik alt yapı gelişmediği için ezan sesi anons edilirdi. Şimdilerde yanıp sönen yazılarla da duyuruluyor iftar vakti.

Ankara için iftar vakti, gelişini sadece tv’lerden değil sokaklardan da haber verir. Tabii bunu görmek için Ankara’da olmak gerek.

Bir memur şehri olarak Ankara, iftardan iki saat önce şehrin damarlarından evlere çekilmeye başlar. Sert bir çekiliştir bu ve bana göre iftara (yemeye) değil; aileye, tabii olana yani ki fıtrata kaçıştır. Akşama kadar dört duvar arasına sıkışmış insanın ferahlama vakti yaklaşmaktadır. Bir an önce varmak istemek aynı anda bütün arabalara hız olarak yansır yollarda. Heyecana endişe ve biraz öfke de eklenir bu saatlerde.

Bir zamanların  “Mabetsiz Şehir”i apartman altına konuşlanmış mescitler şehrine dönüşmüştür. İftar için bazı apartmanlar alt kattan yükselecek ezanı bekler.  

"Aa, ben de biliyorum bunu" zevki

Ankara’da –tahmin ediyorum diğer şehirlerde de -ilk teravihte namaz surelerinin sevindiğini gördüm. Cıvıl cıvıl idiler Pir-i Türkistani Camiinde. Bilmem bilir misiniz –bilirsiniz- hocalarımız sair zamanlarda, sureleri açıktan okunan namazlarda bizim namaz suresi olarak bildiğimiz kısa sureleri pek okumazlar fatihadan sonra. Cemaatin, bu surelerle imamlık yapılıyorsa biz de yapabiliriz, başka uzun sure bilmez mi bizim imam, sorusundan çekinirler. Hem de namazı erkenden kılmak istiyor denilmesinden korkarlar ve uzun aşırları tercih ederler. Ramazan geldi mi namaz surelerine gün doğar. Nitekim bizim camide öyle oldu. Elemtere’den başladı nâs ile bitirdi hocamız. Kimse de kısa demedi. Kendi bildikleri surelerin hoca tarafından okunmasının zevkini aldılar çocuklar. A, ben de biliyorum bunu demiştir ve içinden tekrar etmiştir çoğu kimse. Ramazan’ın birincisi gecesi böyle bir ruh hali yaşadı cemaat ve çocuklar.

Ramazan’ın en rağbet gören surelerinden biri de Rahman suresidir. Daha şahit olmadım ama yakında onu da görürüz. Bir veya iki ayetten sonra ‘yinelenen-‘yeni’lenen  “Febieyyiâlâirabbikümâtükezzibân” âyetinin sesi ve ahengine yaslanır cemaat, imam ve namaz. Cemaatten biri ‘ben kızıma bu ayette geçen keziban adını verdim; torunuma da vereceğim’ deyince Hoca şöyle dedi. ‘Söylenişi güzeldir, Kur’an’da geçer ama manası yalancı ve yalanlamak demektir, sen başka bir ad ver torununa.’ 

SALAVAT

Teravih bizim kültürümüz için aynı zamanda yüksek sesle ve makamla salavat getirmek demektir. Çocukken sırf bu sesi duymak ve bu sese katılmak için gitmişimdir teravihe. Ankara’da da böyle. İlk gün müezzinin sesiyle öncülük etmesi daha iyi olacaktı ama galiba o da özlemiş dinlemeyi, cemaatin ve özellikle çocukların şevkle okudukları salavatı dinledik zevkle. 

Ramazan ve teravih dendi mi hatimle namaz kılmak da gelir insanların aklına. Ankara hatimle namaz kılmak isteyen cemaat için de imkanları olan bir şehirdir. Ne de olsa Hacı Bayram Veli’nin mekan tuttuğu yerdir. Zaten Ankara’nın gerçek valisi, Başbakan’ı ve Cumhurbaşkanı Hacı Bayram Veli değil midir? Başkentte ayrıca, 13 camide hatimle teravih namazı kılınabilecek bu yıl. Hatimle namaz kılınacak camiler şöyle:

Hatimle namaz sadece İstanbul'un değil!

”Ayaş - Merkez Bünyamin Camii, Beypazarı - Merkez Tabakhane Camii, Çubuk - Merkez Yeni Cami, Elmadağ - Ulu Cami, Keçiören - Rabia Hatun Mescidi, Mamak -Altıağaç Türbe Camii, Mamak - Kutludüğün Yeni Cami,  Polatlı - Şehitlik Camii, Pursaklar - Hz. Ebubekir Camii, Sincan - Andiçen Camii, Yenimahalle - Sami Efendi Camii ve Yenimahalle - Çavuşoğlu Camii.”

Geçmiş  ramazanların nostaljisini yaşatmayı  hedefleyen Altındağ Belediyesi, bu Ramazan’da Altınpark’ı üs seçmiş. Bu parka kurulan dev çadırda tiyatro sanatçıları konserler verecek, şiir dinletileri düzenlenecek, edebiyat ve fikir sohbetleri, tiyatro oyunları, mehter konserleri, Karagöz-Hacivat gibi geleneksel temaşa sanatları icra edilecek. Ramazan çadırı zaten bütün ilçelere dağılmış durumda.

Ankara Büyükşehir Belediyesi de iftar çadırı ve yemek merkezi kuruyor ve iyi de ediyor. Bir an önce evine gitmek isterken trafiğe takılanlara, Ankara’ya dışarından gelenlere, bugün bir değişiklik olsun diyenlere velhasıl oruçlu oruçsuz herkese açık çadırlar.

Ankara Müftülüğü, bu yıl ilk kez Hacı Bayram Camii’nde kadınlar için mukabele programı düzenliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kocatepe Camii, Yenimahalle’deki Sami Efendi Camii, Elmadağ’daki Kayadibi Mahallesi Camii, Polatlı’daki Hacı Bahri Camii ve Şereflikoçhisar’daki Merkez Şerefiye Camii’nin müştemilatında iftarlar var. 

MAHYALAR 

Ankara’da dediğimiz gibi namazgahlar genelde mescit ve mescitler de apartmanların alt katında. Ama Maltepe, Kocatepe, Sami Efendi gibi minareli camiler de var bu camiler ”Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan”, ”Oruç Tut Sıhhat Bul”, ”Din Hayattır” ve ”Allah” gibi mahyalar süslü. 

İTİKAF

Kaybolan sünnetlerimizdendir itikaf ve Ramazan’a mahsus bir ibadettir. Kur’an-ı  Kerim de Efendimiz itikafta iken nazil olmaya başlamıştır. Ankara’da itikafa girilen camiler de var. Ben iki tanesini tespit ettim. Keçiören Dutluk’taki Pir-i Türkistani Camii ve Yenimahalle’deki Sami Efendi Camii. Burada rahmete vesile olsun diye hatırlatalım. Keçiören’deki Pir-i Türkistani Camii merhum Esat Coşan Hocaefendi tarafından açılmış ibadete. 

KOCATEPE KİTAP FUARI 

Ramazan ayı  aynı zamanda Kitap ayıdır. Kitap merkezli faaliyetlerden biri olarak Kocatepe Kitap Fuarı 100’ün üstünde yayın evini, yazar ve şairleri buluşturur. Bu yıl 27 Ağustos-15 Eylül arası hizmet verecek olan fuar sabah saat 10.00 ile gece 23.00 arası açık olacak. Geçen yol gelmemişti ama geçtiğimiz günlerde yeni bir deneme kitabı yayımlayan İsmet Özel’i sanırım bu yıl fuarda görebileceğiz. İsmet Özel’i saydıktan sonra şu yazar ve şairler de katılacak demek zait olur. Demem o ki Ankara Kocatepe Fuarı bu yıl epeyce yazar ve şairin imza dağıttığı bir yer olacak.

Ne demiştik?

Ankara için iftar vaktinin özel bir anlam ve değeri vardır. Bilmem anlatabildim mi?

Allah kabul etsin.