Zeytinburnu Kültür Sanat bünyesinde Prof. Dr. Ekrem Demirli tarafından sürdürülen seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleştirildi. Saat 19.30’da başlayan etkinlikte Ekrem Demirli, İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden biri olarak kabul edilen Hallac-ı Mansur’u ele aldı. Program kapsamında Hallac-ı Mansur ile özdeşleşen "şatahat" dili kendi anlam dünyası içerisinde açıklandı.

HALLAC-I MANSUR’UN ŞİİRLERİ VE İLAHİ AŞK TEMASI

Prof. Dr. Ekrem Demirli, seminerde Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri farklı kavramlar üzerinden yorumladı. Şairin eserlerinde İlahi aşkın merkezde bulunduğunu dile getiren Demirli, şu ifadeleri kullandı:

"Hallac’ın temel kavramı aşktır. Kitabı, baştan sona aşktan ibarettir. Bir kavramla açıklamak istesek İlahi aşk deriz. Hallac-ı Mansur zaten başka bir aşkı bilmiyor. Aşk kelimesinin yerine kullanılabilecek bir kelimeyi, aşkın başka bir konusunu bilmiyor. Bütün şiirlerinde anlattığı tema Allah aşkı. Başka bir şey yok. Allah hakkında da aşktan başka bir şey konuşmuyor. Tasavvufta bütün konusunu aşk olarak belirlemiş nadir isimlerden."

TASAVVUF GELENEĞİNDE KENDİNİ SEVME KAVRAMI

Konuşmasında tasavvufun amacına dair açıklamalarda bulunan Demirli, "kendini sevme" tutumunun toplumsal olarak yanlış anlaşıldığına dikkati çekti. İnsanın kendisiyle kurduğu bağın önemine değinen Demirli, konuya ilişkin şunları kaydetti:

Tefsir ve Tarihin Zirvesi: İmam Taberî'nin İlim Yolculuğu
Tefsir ve Tarihin Zirvesi: İmam Taberî'nin İlim Yolculuğu
İçeriği Görüntüle

"Ancak kendini sevebilmiş bir adamın sözü makbul olabilir. Bugün Hallac-ı Mansur’u okuduğumuzda onu anlıyoruz ve onun kendini ne kadar çok sevdiğini fark ediyoruz. Tasavvufun amacı budur. Kendini sevmeyen bir tasavvuf olmaz. Sahte sevgiyle mücadeleyi insanlar kendinle mücadele gibi addetmişler."