Hileler dökülüyor rüzgârdan. Entrikalar… Düşer düşmez bire bir değil, bire bin değil, bire on bin veren buğdaylar gibi. Amaca giden her yol meşrû. Kitle iletişim araçları kullanıyor. Sinemanın evrensel diliyle milyonlar zapt ediliyor.
Derken yine esti öyle bir rüzgâr! Pembenin mâsûmiyetini kuşanmış “Barbie” rüzgârı…
Bir oyuncak firması, 1959 senesinde “kusursuz kadın” görünümlü Barbie bebeği piyasaya sürdüğünde tesîrinin günümüze dek süreceğini hesap etmiş miydi? Düşünmüş müydü, tüm bebeklerin tahtını sarsan bu oyuncağın, genç kızların düşlerini süsleyip yaşamına hükmedeceğini?





