Hz. Ömer’in kızlarından haberdar mıyız?

Hz. Ömer'in Hz. Hafsa’dan başka diğer kızlarıyla alakalı rivayet, neredeyse yok denecek kadar azdır. Bunda, Hafsa’nın Hz. Peygamberin eşi olmasının büyük bir etken olduğu aşikârdır. Zülfiye Akkuzu, Yüksek Lisans Tezinden ilgili bölümü istifadenize sunuyoruz.

Hz. Ömer’in kızlarından haberdar mıyız?

Hz. Ömer’in, Resulullah ile olan arkadaşlığı, Kur’an’ı iyi kavraması ve dünya hayatının bir imtihan oluşunu iyi bilmesinden dolayı yaşayışı çok sade idi. Özellikle halife olduktan sonra bu hayat tarzına daha fazla dikkat etmiş ve bu konuda ailesini de kendisi gibi yaşamaya teşvik etmiş, hatta bazen onları buna zorlamıştır. Aile hayatına baktığımızda pek çok evlilik yaptığını görmekteyiz. Bu evliliklerinden on üç tane çocuğu olan Hz. Ömer’in çocukları şunlardır:

  • Zeyneb bint Mazûn’dan Abdullah, Abdurrahman el-Ekber ve Hafsa
  • Ümmü Gülsûm bint Cervel’den, Ubeydullah ve Zeyd el-Asgâr Sagîr
  • Cemile bint Sâbit’ten Âsım
  • Ümmü Hakîm’den Fâtıma
  • Âtike’den Ġyâd
  • Ümmü Gülsûm bint Ali’den Zeyd el-Ekber ve Rukiyye
  • Lüheyye’den Abdurrahman el-Evsât ve Âişe
  • Fükeyhe’den Zeyneb

Bu yazımızda sadece kızları ve onlarla olan ilişkileri üzerinde duracağız. Ancak şunu belirtmek gerekir ki Hafsa’dan başka diğer kızlarıyla alakalı rivayet, neredeyse yok denecek kadar azdır. Bunda, Hafsa’nın Hz. Peygamberin eşi olmasının büyük bir etken olduğu aşikârdır.

Hz. Hafsa

Hz. Hafsa biset’ten beş sene önce 605 yılında dünyaya gelmiştir. Mekke’de Müslüman olmuştur. Bulunduğu dönemde okuma yazmayı bilen nadir kadınlardandır. Kendisine okuma yazmayı öğreten kişi ise Şifa bint Abdullah’tır. Hz. Peygamberle evlenmeden önce Huneys b. Huzâfe ile evlenmiştir. Huneys, Uhud savaşında ciddi yara almış ve Medine’ye döndüğünde şehit olmuştur.

Hz. Ömer kızının dul kalması üzerine onu en yakın arkadaşlarından biriyle evlendirmek ister. Önce Osman b. Affan’a giderek kızı Hafsa’yı ona teklif eder, ancak Hz. Osman “Birkaç gün düşüneyim” dedikten sonra “Şu günümde evlenmenin doğru olmadığını anladım” diyerek nazikçe reddeder. Daha sonra Ebû Bekir’e giderek aynı teklifi ona yapar. Hz. Ebû Bekir ise susarak cevap vermemiştir. Cevap vermemesine Ömer biraz da kızmıştır. Daha sonra Hz. Peygamber Hafsa’yı ister ve Hafsa, Resulullah ile nikâhlanır. Hz. Ebû Bekir daha sonra Hz. Ömer’e gelerek şu sözleriyle açıklama yapmıştır: “Ey Ömer! Hani sen, Hafsa’yı bana teklif ettiğinde sana cevap vermediğim için bana darılmıştın! Senin teklifine cevap vermekten beni bir şey menedemezdi. Ancak şu var ki Resulullah, Hafsa’yı almak istediğini bana söylemişti ve ben de Resulullah’ın sırrını duyurmak istemiyordum. Şayet Resulullah Hafsa hakkındaki düşüncesini bıraksaydı, onu muhakkak kabul ederdim.”

Hz. Hafsa, Hz. Peygamber ile evlendiğinde yirmili yaşlarındadır. Hz. Ömer özellikle kızı Hafsa’yı Resulullah ile evlendikten sonra Hz. Peygambere karşı dikkatli olması hususunda sürekli uyarmıştır. Hz. Peygamberin eşlerinden uzak kaldığı dönemde kızı Hafsa’nın yanına girip “Yoksa sen de Resulullah’a Âişe’nin cevap verdiği gibi cevap mı veriyorsun? Senin ne Âişe gibi kıymetin ne de Zeynep gibi güzelliğin var!” diyerek kızmıştır. Daha sonra Ümmü Seleme’nin yanına giderek aynı şekilde “Resulullah’a cevap mı veriyorsunuz?” diyerek tepki verdiğinde Ümmü Seleme: “Allah Allah! Sana mı düştü Resulullah ile hanımları arasına girmek? Biz onunla konuşuyorsak sorumluluğu bize aittir. Eğer o bizi bundan menetseydi onun emrini tutmak senin sözünü dinlemekten daha üstün olurdu!” diyerek cevap vermiştir. Daha sonra Hz. Peygamberin eşleriyle bu şekilde konuştuğuna pişman olmuştur.

Bir baba olarak çoğu zaman kızını uyaran Hz. Ömer ölüm döşeğindeyken bile kızını uyarmaktan vazgeçmemiştir. Vefatına sebep olan hançer yarasını aldığı zaman, kızı yanına girdiğinde “Ey Allah’ın Resulü’nün arkadaşı! Ey Resulullah’ın hısmı! Ey Emirü’l-Müminîn!” diye hitap ettiğinde o, oğlu Abdullah İbn Ömer’e “Beni oturt, şu duyduklarıma tahammül edemiyorum” dedikten sonra kızı Hafsa’ya, “Ben senin üzerindeki hakkımla, ben öldükten sonra özelliklerimi sayarak ağlamaktan seni menediyorum. Ama gözlerine hâkim olamam. Ölü için, kendisinde bulunmayan birtakım şeylerin sayılıp dökülerek ağlanması, söz konusu olamaz. Sadece meleklerin yazacakları güzel şeyler hariç!” diyerek tepki göstermiştir.

Hz. Ömer, kızlarının evliliklerinde denkliğe önem vermiş bunu yaparken de kızlarını isteyen sahabeyi incitmemeye çalışmıştır. Bazı kişilerin evlilik taleplerine olumlu cevap verdiğinde oğulları, kız kardeşlerinin evliliklerine müdahale etmiştir. Örneğin Selman-ı Farisî, kızı ile evlenmek istediğinde kızını ona vereceğini söylemiştir. Ancak kız kardeşinin Selman’la evlenmesine karşı çıkan İbn Ömer, durumu Amr b. el-Âs’a iletmiştir. Bunun üzerine Amr doğruca Selman’a giderek “Mübarek olsun, bu halife senin gibi birinin kızıyla evlenmesi hususunda Allah için gerçekten tevazu göstermiş.” diyerek onun Hz. Ömer’in kızına denk ve layık olmadığını ima etmiş ve Selman’ı haddini bilmemekle ve boyundan büyük işlere girmekle itham etmiştir. Selman, Amr’ın bu sözlerinden rahatsız olmuş ve halifenin kızıyla kesinlikle evlenmeyeceğini açıklamıştır. Söz konusu evliliği İbn Ömer’in istememesinin sebebi olarak Selman’ın eskiden köle olmasıdır diyebiliriz. Çünkü Araplar arasında böyle bir evlilik hoş karşılanmamaktaydı.

Hz. Ömer vefatından önce kendisinde bulunan Mushaf’ı kızı Hafsa’ya teslim etmiştir. Hz. Osman’ın onu esas alarak Mushaf’ı çoğalttığı ve tekrar Hafsa’ya teslim ettiği rivayet edilmektedir.119 Ayrıca kızı Hafsa’yı kızları ve malı konusunda da veli tayin etmiştir. Buna göre Hafsa, bu konuda erkek kardeşleri olmasına rağmen mal üzerinde idare hakkına sahip olmuştur. Kız kardeşlerinin nikâhları konusuyla da Hafsa ilgilenmiştir. O kardeşlerinden birini evlendirmek istediği zaman kardeşi Abdullah’a söylemiş, Abdullah da evlendirmiştir.

Fâtıma

Annesi Ümmü Hakîm bint Hâris b. Hişâm b. Muğîre’dir. Kızı Fâtıma’yı kardeşinin oğlu Abdurrahman b. Zeyd b. Hattâb ile evlendirmiştir ve Fâtıma’nın bu evlilikten Abdullah adında bir oğlu olmuştur.

Rukiye

Rukiye, Hz. Peygamberin kızı Fâtıma’dan olan Ümmü Gülsûm bint Ali b. Ebî Tâlib’in kızıdır. Bu kızını İbrahim b. Nuaym b. Nehhâm el-Adevî ile evlendirmiştir. Ancak Rukiye’nin bu evlilikten çocuğu olmamıştır.

Zeynep

Hz. Ömer’in cariyesi Fukeyhe’den olan kızıdır.

Âişe

Hz. Ömer’in cariyesi Lüheyye’den olan kızıdır. Onun bu kızı ile ilgili hiç evlenmemiş olduğuna dair rivayetler vardır.

YORUM EKLE