Gönülçelen bir davete gönülsüz bir icabet

"İstemem kalbin hafızası bu denli güçlü olsun. İstemem hatıralar denizinde kalayım, istemem gamzenin çukuruna düşüp kalayım yeniden. İstemem yeniden hatırlayayım seni anımsatan mor sümbüllü bağları, yayla serinliğini, artık eski bir hayal olarak kalan, bir gün alıp başımı gideceğimiz akan sular ülkesini…" Öznur Kısar yazdı.

Gönülçelen bir davete gönülsüz bir icabet

Tatlı tatlı esen rüzgârı, aklımızı başımızdan alan envai çeşitteki çiçek kokuları, yeşilin her tonu, açan goncası, tomurcuğu, yaprağı, çimeni ile kolumuzu, kanadımızı ve kalbimizi ısıtan sıcacık Güneşi ile geldi. Geldi evet yine kalbimizin en güzel köşesini bildi; oraya yerleşti bir güzel. Gelsin; eyvallah. İyi ki geldi. Onu çok bekledik bu sefer. Gözlerimiz yollarda kaldı. İçimizin üşüyen yanları buz tuttu adeta, ah bahar bir gelse dedik; gelse iki gözümüzün çiçeği, gelsin yine çelsin gönlümüzü, yeniden çelsin ki hatırlayalım günü, Güneşi şiiri, şarkıyı, umudu, kuşları yeniden …

Bahar sadece kendi gelebilseydi keşke. Hatıralar ile birlikte dönmese, yaşanmış onca şey ile gelmese yeniden. Bahar gönlüme seni usul usul yeniden düşüren kahreden bir döngü. Baharın ilerleyen günlerinde zehrini adeta yavaş yavaş damarlarıma zerk edenzalim bir cellat hatıralar. Ve sana dair her güzel şeyi, her bahar yeniden gönül hafızamda saklı ve canlı tutan o büyük yanılgı. Bazan bir sümbül kokusu ile bazan bir manolya beyazı ile, bazan coşkun akan bir ırmağın hayalini kurduğum anlarda, aklımın koridorlarında aniden rastladığım, türlü hesap, kitapla maziye gömmeyi çalıştığım… Şimdi hangi bahane ile geldin yeniden? Gönlüm şimdi seni bana, güya hangi haklı bahaneleri ile yeniden hatırlatacak? Bu sefer hangi balondan mazeretler ile yeniden yargılandığın mahkemeden gönlüme salıverileceksin söyle? Hangi savunma seni aklar kalbimde?

İnsanlar hata yaparlar elbette; suç işlerler ve karşılığını; cezalarını çekerler bu her zaman böyledir, en azından çoğu kez. Ya sen? Ya sen işlediğin onca suçun cezasını çekmeden henüz, yine kalbimde hükümranlığın devam etsin istiyorsun öyle mi? Bu ne cüret? Bahar’ın sihrine, büyüsüne, güzelliğine sığınma, onun ardına gizlenme sakın. Her bahar işlediğin suçların hafifletici sebeplerini bulup, baharla iş birliği yaparak, kapıma yeniden gelemezsin. Talan ettiğin bahçenin yeniden toparlanması, kırılan dallarının toplanması, kolunun kanadının yeniden kendini onarması bu kadar zaman almışken ve henüz gelmemişken yeniden huzur.

Güneşle gülümseme her sabah yeniden içimde, her tomurcukla gelip açma avucumda, dinlediğim şarkının içinde var olma. Yanaklarımı okşayan rüzgâr olma, kokun gelmesin olur olmaz zamanlarda hatırıma. Sabote etme rüyalarımı her gece, her gece. Okuduğum şiirlerin dizelerine saklanma her seferinde. Ve çıkma karşıma süzülen her kuşun kanadında.

İstemem kalbin hafızası bu denli güçlü olsun. İstemem hatıralar denizinde kalayım, istemem gamzenin çukuruna düşüp kalayım yeniden. İstemem yeniden hatırlayayım seni anımsatan mor sümbüllü bağları, yayla serinliğini, artık eski bir hayal olarak kalan, bir gün alıp başımı gideceğimiz akan sular ülkesini…

Nasıl ki toprak yeniden canlanıyor her bahar gelişinde, kuru dallar yeniden can buluyor onunla. Buz tutan her kuytu köşe yeşeriyor yeniden. Neden uğramaz bahar senin buzdan kalbine? Neden açmaz, çiçeklenmez gülleri, senin gönlünün bir türlü? Neden gelip yerleşmez donukbakışlarına bir küçük tebessüm? Neden dilin and içmiş gibi beni bekletmeye ilelebet? Neden ellerin uzanıp, yeşertmiyor bir avuç umudu? Neden sesine uzak turnalar, neden şiirlere küs kalbin, neden bahar şarkılarını duymuyor gönül sesin?

Madem bu kadar uzak adımların; bahar, gülşen bilmez gönlün. O halde baharla birlikte gelme sakın artık; kalbimin hafızasında bulmasın ben gölge. Beni baharda arama, baharda tutma saçlarımın perçemini her aynaya baktığımda. Dilimde sadece bir Mahzuni türküsüsün artık.

Seher vakti evinize,
Vardım varmaz olayıdım
Geçiyordum
bağınızdan.

Geçtim geçmez olayıdım.
Geçtim geçmez olayıdım.

Geçiyordum bağınızdan,
Geçtim geçmez olayıdım.
Geçtim geçmez olayıdım.

Yalancısın inanamam,
Gayrı sana güvenemem.
Yalancısın yalancısın,
Yalancısın sen.

Öznur Kısar

Yayın Tarihi: 14 Nisan 2022 Perşembe 09:00
YORUM EKLE

banner19

banner36