Üçüncü cemrenin toprağa düşmesi, toprakla buluşması gibi, ruhumuz yeni sürgünler verir, yeniden çatlar buzu çözülen çekirdek, ilk çiçeklerini verir, yeşillenir. Ruhun yeniden dirilişidir bu açış. Bu sene, cemrelerin havayla, suyla ve toprakla buluşma tarihleriyle kesişti ramazan yeniden. Cemre gibi düştü, büzüşen, içine çekilen, katılaşan, acıları hissetmeden yaşamayı öğrenen ruhumuza.

2026’nın ramazanındayız, dile kolay... Aynı mevsimde yaşadığımız kaçıncı ramazan bu. Aynı mevsimde kaç ramazan sığar insanın ömrüne, üzerimizde kaç ramazanın izi var. Şikâyet dili gibi algılanmasın, kazası olmayan müstesna günlerin içinden geçiyoruz yeniden. Yeniden geçiyoruz o güzel günlerden yenilenerek.

Zaman geçiyor ve insan yaş alarak ilerliyor, ramazan her yıl aynı gençlik çağıyla çalıyor kapımızı. Bir çocukla bir yaşlıya aynı heyecanı yaşatıyor oruç. Oruç hangi mevsimde gelirse gelsin ister sonbahar ister zemheride hep bir diriltici ilkbahar iklimiyle geliyor. Gönülleri yumuşatan, ruhu incelten bir iklimdir ramazan iklimi.

İlk cemrenin havaya düşmesi gibi düşer ruhumuza oruç. Hangi mevsimde gelirse gelsin ruhumuzun atmosferini değiştiriverir. Sert soğukların yerini diriltici bir bahar havası alır.

Sonra ikinci cemrenin suya düşüşü gibi düşer ruhumuza oruç, ruhumuzdaki buz kalıplarını eritir, o buz kalıplarından damla damla süzülen billur gibi suyun toprağa ulaşması gibi ruhumuzun derinliklerine ulaşır. Kuruyan, çatlayan, kaskatı kesilen kanallar yeniden yumuşar, yeniden hayat belirtileri başlar.

Üçüncü cemrenin toprağa düşmesi, toprakla buluşması gibi, ruhumuz yeni sürgünler verir, yeniden çatlar buzu çözülen çekirdek, ilk çiçeklerini verir, yeşillenir. Ruhun yeniden dirilişidir bu açış. Bu sene, cemrelerin havayla, suyla ve toprakla buluşma tarihleriyle kesişti ramazan yeniden. Cemre gibi düştü, büzüşen, içine çekilen, katılaşan, acıları hissetmeden yaşamayı öğrenen ruhumuza.

Oruç bizim kırılan dökülen solan taraflarımızı yeniden onarırken, çocuklara insan olmanın, insan kalmanın inceliklerini öğretiyor. Paylaşmayı, aynı duyguları beraber yaşamayı, beraber sevinmeyi, beraber üzülmeyi. Sabrı tahammülü öğretiyor, bu manada tam bir irade eğitimidir oruç. Bizi yıllık restorasyona tabi tutuyor, çocukların inşa süreçlerine katkıda bulunuyor, ruh inşa ediyor. Oruç, bir ruh işçisidir, bir ruh mimarıdır oruç. Günü yeni bir ruhla, yeniden kuşanmaktır, unuttuklarımızı, ertelediklerimizi yeniden hatırlamaktır oruç.

Çocukların içinde olmadığı hiçbir mahallenin hikayesi olmaz, çocuklarsız hiçbir hikâyenin okuyanı olmaz. Çocuklar dünyanın kirine henüz bulaşmamış tertemiz ruhlardır, onlar bizim kabul olacak dualarımızdır, onlarsız oruç öksüzdür. Çocukların en saf, en temiz heyecanları oruçtur, ilk orucunu tutan bir çocuğa iftar vaktinin ona yaşattığı heyecanı hiçbir şey yaşatamaz. Çocukların okullarda, sokaklara taşan heyecanına bakar mısınız…?

Oruç, tâkâtımızın kesildiği yerde ardımızdan yetişendir, düştüğümüz yerde bizi yeniden ayağa kaldırıp yola koyandır, tembelliği ve uyuşukluğu giderendir. Kalabalıklar içinde yalnızlık çeken ruhumuzun elinden tutup onu içsel bir yolculuğa çıkarır oruç. Orucun bir anlamı da yarını kuşanmaya niyet etmektir, uzun ince içsel bir yolculuktur oruç. Yılda bir kez kalburdan geçmektir, ruhun bedene galebe çalmasıdır, en soylu eylemdir.

Görünür olan her şey hızla tükenir, bir şeyin tükenmesini istiyorsanız onu görünür kılmanız yeterlidir. Allah’tan oruç yakın senelere nazaran o kadar görünür değil, o kadar tüketim aracı olarak kullanılmıyor artık. Elbette kendi ahlakı ve geleneği içerisinde toplumda varlığını hissettirmesi güzel, ama onu ibadet bağlamından koparıp bir tüketim aracına ve eğlenceye dönüştürmek varoluş anlamından uzaklaştırmak olur. Orucun çekiciliği Allah’la kul arasında sır oluşudur. Allah-u Teâlâ buyurdular ki: “Her ibadete on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Oruç bana mahsustur, onun mükafatını ancak ben veririm.” Allah, meleklerinden bile saklı tutmuş orucun mükafatını. Belki de insanı melekler üstü bir makama erişidir oruç. Ama kul, mükafat çetelesi tutmaz, Rızâen Lillâh, her şey Allah’ın rızasına vasıl olmak içindir. Arzulanan makam Rıza Makamıdır, O razı olduktan sonra hiçbir hesabın kıymeti yoktur.

Ruh denizinin deniz feneridir oruç bir bakıma, durup iki adım geriden bakmaktır hayata, bir başka anlamda da dalgınlıktan bir irkilmeyle istikamet tutmaktır yeniden. Her sene bizi bir üst sınıfa hazırlayan bir okuldur oruç bir başka anlamda. Bir mezuniyet bayramı hediye edip ayrılacak aramızdan.