Şile Yolunda Harika Bir Piknik Alanı

Ihlamur Altı piknik alanı tesisi ormanın içinde çocuklar da düşünülerek hazırlanmış bir mekân. Ömerli Barajı'na kadar orman yürüyüşü yapmak da mümkün. Cihad Meriç yazdı.

Şile Yolunda Harika Bir Piknik Alanı

"Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek?" Ayva ağacının kainatı süsleyen çiçeklerini gördüğümüzde ilk aklımıza bu cümle gelmez mi? Peki bizden sonraki nesiller bu cümleyi hatırlayabilecek mi? Daha doğrusu soruyu şöyle soralım; bu cümleyi hatırlatan ayva ağacı görebilecekler mi? Şehrin betonlaşma hızı düşünüldüğünde çoğumuz olumsuz cevap verecektir. İstatistiklere göre İstanbul'un %45'i hâlâ ormanmış. Acaba yirmi yıl önce oran kaçtı? Betonlaşma trendi ne hızla giderse beton bloklardan ibaret bir hayatımız olacak?

Gelecek için uyarıcı bu notun ardından biz yazı konumuz yüzde kırk beş orman alanına dönelim. Hayatın içinde bir oksijen çadırı olan bu alanlar, şehrin ortasında bir vaha gibi karşımıza çıkabiliyor. Örnek olarak Beşiktaş’taki Yıldız Korusu, Yahya Efendi’nin huzurunda tefekkürün ardından huzurun devam etmesini sağlayacak bir nefes alanıdır. Çoğu ecdat yadigârı korular, İstanbul'da huzurumuzu ve ruhumuzu korumaya devam ediyor. Taşdelen gibi ormana komşu mahallelerimiz de var. Taşdelen'e on kat imar verilip mahalle yapısı ranta ihale edilmeseydi, İstanbul'un yaşanabilir en güzel muhiti olabilirdi. Ormana ve insana komşu mahalle havasını korumak için hâlâ fırsatımız var.

Bahar geldi ve piknik sezonu açıldı. Bu girizgahtan muradım sözü Şile yolu üzerindeki Ihlamur Altı piknik alanına getirmek. Ömerli ilçesi yol ayrımını geçtikten sonra biraz daha Şile'ye doğru ilerlediğimizde yolun sağında Koçulu Köyü mesire alanında piknik işletmelerini fark ederiz. Bir hafta sonu betonlaşan şehirden, ruhumuzu daraltan beton blok kafeslerden, üst üste apartman dairelerinden kaçmak isterseniz, bir kaçış planı olarak yazım okunabilir. Şehir eskiden medeniyet merkeziydi, son yüzyılda ise kaçılması gereken kaos ve yorgunluk merkezi haline geldi. Rabbim, şehirlerimizi tekrar medeniyet merkezi haline getirecek aklıselim bakış açısını yöneticilerimize ve cümlemize nasip eylesin. Amin.

Namazı mahalle camisinde kılıyorsanız komşunuz var demektir

Bir hafta sonu ailecek günümüzü piknik alanında geçirdik ve işletmenin hizmetinden memnun kaldık. Ihlamur Altı piknik alanın sahibi komşum İsmet Ağabey ve çalışanları müşterilerini güler yüzüyle karşılıyor. Komşu deyince şaşıranlar olabilir, içinizden İstanbul'da komşuluk mu olurmuş, dediğimizi duyar gibiyim. Şehirde komşuluk konusuna bir parantez açalım. Namazı mahalle camisinde kılıyorsanız komşunuz var demektir. Özellikle sabah ve yatsı namazları bu anlamda önemlidir. Ben üç mahalle camisine gittiğim için aynı bölgede geniş bir alanda komşuluk ilişkim var. İsmet abiyle sabah namazları sonrası yaptığımız yürüyüşlerde karşılaştık, yürüyüş yolunun iki ucunda iki cami var ve namaz sonrası iki cemaat karşılaşıyor. Bu karşılaşmalar sonucu muhabbet hasıl oldu. Sonra cami bahçesinde sohbet vesilesiyle tanışıklık ilerledi. Bu nedenle diyoruz ki mahalle camisine gidiyorsan, mahallen de var, komşun da! Elbette özlüyoruz, dikey binaların olmadığı, çıkmaz sokaklı, ortasında külliye olan mahalleleri; fakat bugün böyle imkânımız olmasa bile dikey binalarda da, bir köyün yaşadığı apartmanlarda da komşuluk ilişkisi mümkündür. Bunun yolu da belli, namaza cemaate devam etmek.

Ömerli Barajı'na kadar orman yürüyüşü yapmak da mümkün

Ihlamur Altı piknik alanı tesisi ormanın içinde çocuklar da düşünülerek hazırlanmış bir mekân; yüksek bir kaydırak, salıncaklar, hamaklar... Çocukların eğlenebileceği imkânlar mevcut. At binmek için de imkân var. Ömerli Barajı'na kadar orman yürüyüşü yapmak da mümkün. Bu tesiste doğa ile iç içe yeşil bir ortamda sabah kahvaltısı, odun ateşinde çay, yürüyüş, mangal keyfi yapma imkânı mevcut. Şehrin kaos ve gürültüsünden uzakta dinlenmiş olarak evimize dönebiliriz. 

Yeşilin bize neler vaat ettiğini kaybetmeden anlamıyoruz. On beş yaşıma kadar kasaba ortamında toprağa yakın yaşadım; fakat toprağını terk eden herkes gibi o ortamın değerini geç fark ettim. Bu farkındalık tabiat ortamında vakit geçirdikçe daha da artıyor. Artık bulduğum tüm fırsatları değerlendiriyorum, çalışma ofisimi bile ormana taşıdım. Yeşil fıtrat gereği insanı dinlendiriyor. İnsan yeryüzünde bozgunculuk yapmadan kendi fıtratına ve kainatın ruhuna uygun hareket etmelidir. Doğal olanı bozup, peyzaj ile göz boyaması yapmak durumu kurtarmaz. Rabbim cümlemize betondan uzak yeşile yakın bir yaşam nasip eylesin. Amin.

 

Cihad Meriç

Yayın Tarihi: 28 Nisan 2016 Perşembe 10:13 Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2016, 16:36
banner25
YORUM EKLE

banner26