İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı, Genç İHH iş birliğiyle hazırlanan “Gençlik ve Gönüllülük Araştırması” raporunu yayımladı. Doç. Dr. Elyesa Koytak yürütücülüğünde hazırlanan araştırma, Türkiye’de gençlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu ilişkiyi, gönüllülük motivasyonlarını ve katılımın önündeki engelleri mercek altına aldı.

Araştırma, 2026 yılında 78 ilden 1.425 katılımcıdan elde edilen verilerle hazırlandı. Raporun resmi sayfasında çalışmanın, gençlerin değer dünyasından kuruma ilk temas biçimlerine, motivasyon ve aidiyetten gönüllülükte devamlılığa kadar geniş bir çerçeve sunduğu belirtildi.

ARAŞTIRMA 78 İLDEN 1.425 GENÇLE YAPILDI

“Gençlik ve Gönüllülük Araştırması”, yalnızca aktif gönüllülerin memnuniyetini ölçen dar kapsamlı bir çalışma olarak değil, gençlerin sivil toplumla farklı düzeylerde kurduğu ilişkiyi inceleyen geniş bir araştırma olarak tasarlandı.

Çalışmada dört farklı grup ele alındı: Genç İHH’da aktif görev alan gençler, görev almadan faaliyetlere katılanlar, kurumdan ayrılmış eski gönüllüler ve hiçbir sivil toplum kuruluşuyla bağı olmayan gençler.

Bu yöntem sayesinde rapor, gönüllülüğe dahil olanların yanı sıra sivil toplumun dışında kalan gençlerin de neden uzak durduğunu ortaya koydu.

GENÇLERİN YARISI SİYASİ VE GÜVENLİK KAYGISI TAŞIYOR

Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, gençlerin sivil topluma katılmama nedenleri oldu. Katılımcıların %51,9’u, gençlerin STK ve gönüllülük faaliyetlerine yeterince katılmamasını siyasi ya da güvenlik kaygılarıyla açıkladı.

Bu nedeni %28,7 ile “sivil toplumun çalışma hayatına katkı sağlamadığı” düşüncesi, %25,1 ile STK’lara nasıl ulaşılacağını bilmeme, %22,3 ile fark veya değer yaratacağına inanmama izledi.

Gençlerin STK’lara katılmama nedeni Oran
Siyasi ya da güvenlik kaygısı %51,9
Çalışma hayatına katkısı olmadığı düşüncesi %28,7
STK’lara nasıl ulaşacağını bilmemek %25,1
Fark veya değer yaratacağına inanmamak %22,3
Zaman yetersizliği %19,4
Maddi imkansızlıklar %14,9

STK’YA ULAŞAMAMA SORUNU ÖNE ÇIKIYOR

Rapora göre gençler açısından sivil topluma katılımın önündeki engeller yalnızca ideolojik ya da güvenlik temelli değil. Hiçbir STK’da yer almayan gençlerde pratik sorunlar daha belirgin hale geliyor.

Bu gruptaki gençlerin %42,7’si zaman bulamadığını, %33,9’u ise kimle tanışması gerektiğini bilmediğini söyledi. Aynı oran kadınlarda %42,9, erkeklerde ise %12,7 olarak ölçüldü. Raporda bu bulgu, özellikle kadınların gönüllülüğe istekli olmasına rağmen temas kanallarından uzak kaldığı şeklinde yorumlandı.

UYGUN KOŞULLAR OLUŞURSA GÖNÜLLÜ OLURUM DİYENLER YÜKSEK

Araştırma, sivil toplumun dışında duran gençlerin tamamen gönüllülüğe kapalı olmadığını da gösterdi. Hiçbir STK’da bulunmayan gençler arasında uygun koşullar oluşursa Genç İHH faaliyetlerine katılmayı düşünenlerin oranı %63 oldu.

Aynı grupta kararsızların oranı %27, olumsuz cevap verenlerin oranı ise %9,6 olarak kaydedildi. “STK faaliyetlerine asla katılmam” diyenlerin oranı ise %7,7 seviyesinde kaldı.

GENÇLER EN ÇOK SOSYAL ETKİNLİKLERE İLGİ DUYUYOR

Araştırmaya göre gençlerin ilgisini en çok çeken sivil toplum faaliyetleri, gezi, kamp, piknik, şehir dışı programlar ve sosyal buluşmalar gibi etkinlikler oldu. Raporda gençlerin yalnızca yardım faaliyetine değil, aynı zamanda birlikte vakit geçirmeye, sosyal bağ kurmaya ve deneyim kazanmaya önem verdiği vurgulandı.

Bu tablo, gençlerin sivil toplumu sadece görev ve sorumluluk alanı olarak değil, aynı zamanda sosyalleşme ve aidiyet zemini olarak gördüğünü ortaya koydu.

BURS VE ÜCRET GÖNÜLLÜLÜĞÜ ARTIRIR MI?

Araştırmada gençlere, aktif ve düzenli görev alan gönüllülere burs ya da ücret verilmesinin katılımı nasıl etkileyeceği de soruldu.

Katılımcıların %55,1’i, burs veya ücret verilmesinin gönüllü katılımını önemli ölçüde artıracağını belirtti. Buna karşılık %21,4’ü böyle bir uygulamanın gönüllülüğün karşılıksız olma özünü zedeleyebileceğini, %16,4’ü ise yalnızca kısa vadeli katılımı artıracağını düşündüğünü söyledi.

Kalbine Dünyayı Koymayan Bir Gönül Mühendisi
Kalbine Dünyayı Koymayan Bir Gönül Mühendisi
İçeriği Görüntüle

ARKADAŞ DAVETİ EN ETKİLİ TEMAS YOLU

Rapor, gençlerin bir sivil toplum kuruluşuyla ilk temasında arkadaş çevresinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların %34,4’ü, Genç İHH ile bir arkadaşının doğrudan daveti sayesinde tanıştığını söyledi.

Aile üyeleri aracılığıyla gelenlerin oranı %15,2, sosyal medya veya dijital içerikler yoluyla kuruma ulaşanların oranı ise %11,2 oldu. Bu sonuç, sosyal medya görünürlüğünün önemli olmakla birlikte gençleri gönüllülüğe davette yüz yüze ve güven ilişkisine dayalı temasın gerisinde kaldığını gösterdi.

GÖNÜLLÜLERİN EN BÜYÜK SORUNU ZAMAN

Aktif gönüllüler için en zorlayıcı başlıkların başında zaman yönetimi geliyor. Raporda gönüllülük sürecinde gençleri zorlayan konular arasında zaman bulamama, maddi giderler ve kurum içi işleyişteki belirsizlikler öne çıktı.

Özellikle gönüllülüğün ilk aylarında yalnız ve desteksiz hissetme riskinin arttığı belirtildi. Bu nedenle raporda, yeni gönüllüler için daha güçlü rehberlik mekanizmaları kurulması gerektiği vurgulandı.

GÖNÜLLÜLÜĞÜ BIRAKANLARIN ÇOĞU GERİ DÖNMEYE AÇIK

Araştırmaya göre gönüllülüğü bırakan gençlerin önemli bir bölümü sivil toplumdan tamamen kopmuş değil. Ayrılma nedenlerinin başında zaman yetersizliği, şehir ya da ülke değiştirme ve mezuniyet sonrası çalışma hayatına giriş yer aldı.

Bu sonuç, gençlerin gönüllülükten uzaklaşmasının çoğu zaman kuruma yönelik olumsuz bir tutumdan değil, hayat döngüsündeki değişimlerden kaynaklandığını gösterdi.

RAPORDAN STK’LARA ÖNERİLER

Rapor, sivil toplum kuruluşlarına genç gönüllülerle daha sürdürülebilir bağ kurmaları için çeşitli önerilerde bulunuyor.

Buna göre STK’ların her yeni gönüllü için standart bir karşılama ve rehberlik uygulaması geliştirmesi, net görev tanımları oluşturması, ilk üç ayda düzenli geri bildirim vermesi ve gençlerin eğitim-çalışma hayatına uyumlu esnek katılım modelleri tasarlaması gerekiyor.

Kadınlara yönelik davet kanallarının güçlendirilmesi de raporda öne çıkan öneriler arasında yer aldı.

AHMET SAİT ÖNER: GÖNÜLLÜ YÖNETİMİ SADECE GÖREV DAĞITMAK DEĞİLDİR

İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, raporun takdim yazısında gönüllü yönetiminin yalnızca organizasyonel bir süreç olmadığını vurguladı.

Öner, “Gönüllü yönetimi demek sadece görev dağıtmak değildir; insanı tanımak, kabiliyetini fark etmek, uygun sorumluluğu vermek, emeğini gözetmek ve uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurabilmektir.” değerlendirmesinde bulundu.

GENÇLER SİVİL TOPLUMA KAPALI DEĞİL, DOĞRU KANAL BEKLİYOR

Araştırmanın genel sonucu, gençlerin sivil topluma tamamen mesafeli ya da ilgisiz olmadığını gösteriyor. Gençlerin önemli bir bölümü siyasi ve güvenlik kaygıları, zaman sorunu, erişim eksikliği ve kurumlarla temas kuramama nedeniyle gönüllülük faaliyetlerinden uzak duruyor.

Ancak hiçbir STK’da yer almayan gençlerin büyük kısmının uygun koşullar oluştuğunda gönüllü olabileceğini belirtmesi, sivil toplum kuruluşları için güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Bu potansiyelin harekete geçmesi için gençlerin dünyasına uygun, güven veren, esnek ve erişilebilir gönüllülük modellerinin geliştirilmesi gerekiyor.