Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü 92 yaşında hayatını kaybetti. 1934 doğumlu olan ve İstanbul'da en uzun süre müftülük görevinde bulunan kişi olarak bilinen Kaya, Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde uzun yıllar din hizmetlerini yürüttü. Kaya'nın vefatının ardından cenaze programına ilişkin bilgiler paylaşılırken, birlikte görev yaptığı isimler de hatıralarını kaleme aldı.
Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın ardından yayımladığı makalede, 1995-1999 yılları arasında birlikte çalıştıkları döneme ilişkin ayrıntıları anlattı. Kaya'nın kişiliğine ve görev anlayışına değinen Toptaş, özellikle 28 Şubat sürecinde din görevlileriyle ilgili yaşanan olaylara, İstanbul'da gerçekleştirilen toplantılara ve dinî yayınların dağıtılması için yürütülen çalışmalara yer verdi.
SELAHATTİN KAYA'NIN CENAZESİ ÜSKÜDAR ŞAKİRİN CAMİİ'NDEN KALDIRILDI
Selahattin Kaya'nın vefatının ardından yapılan ilk duyuruda, cenazesinin 15 Ekim 2026 Perşembe günü Üsküdar Şakirin Camii'nde öğle namazının ardından kaldırılacağı bildirildi. Cenaze programına ilişkin paylaşılan bilgilerde defin yerine dair ayrıntıya yer verilmedi.
İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak tanınan Kaya'nın vefat haberiyle birlikte geçmiş yıllardaki çalışmaları da yeniden gündeme geldi. Genel Yayın Yönetmeni Kemal Bozkurt'un yıllar önce Selahattin Kaya ile gerçekleştirdiği röportaj da vefat haberinde hatırlatıldı.
MAHMUT TOPTAŞ: BOYNUNA TASMA TAKTIRMADI
Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya ile 1995 yılından 1999 yılına kadar İstanbul merkez vaizi olarak birlikte çalıştıklarını belirtti. Kaya'yı güler yüzlü, nazik, sakin, kibar ve yumuşak huylu bir kişi olarak hatırladığını ifade eden Toptaş, onun haksızlıklar karşısında taviz vermeyen bir tutuma sahip olduğunu yazdı.
Toptaş, Kaya'nın kişiliğini anlatırken Mehmet Akif Ersoy'un şu dizelerine yer verdi:
"Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum."
Selahattin Kaya'nın görev yıllarındaki tutumunu "Boynuna tasma taktırmadı. Çiğnemedi, çiğnenmedi, çiğnetmedi. Zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu" sözleriyle anlatan Toptaş, meslektaşının özellikle 28 Şubat döneminde din görevlilerine yönelik girişimler karşısında nasıl hareket ettiğine ilişkin hatıralarını paylaştı.
28 ŞUBAT DÖNEMİNDE DİNÎ KURSLARIN KAPATILMASINA KARŞI TUTUMUNU ANLATTI
Mahmut Toptaş, 28 Şubat 1997 döneminde Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki dinî faaliyetlerin sürdürülmesi için çaba gösterdiğini belirtti. Kaya'nın İslami hizmetlerde bulunan grupların ve kursların kapatılmasını, bu faaliyetlerde görev alan kişilerin hapsedilmesini önlemeye çalıştığını ileri sürdü.
Kaya'nın yetkililerle yaptığı görüşmelerde sakin ve güler yüzlü bir yaklaşım sergilediğini aktaran Toptaş, bazı müdahale taleplerini "Onu ve onları bana bırakın" diyerek karşılayıp herhangi bir olumsuz işlem gerçekleştirmediğini yazdı. Toptaş, Kaya'nın din görevlilerinin çalışmalarının kesintiye uğramaması için görev yaptığı makamın imkânlarını kullandığını ifade etti.
CUMHURBAŞKANLIĞINDAN GELDİĞİ SÖYLENEN NAKİL TALİMATINI UYGULAMADI
Toptaş, Selahattin Kaya'nın kendisine özel bir görüşmede anlattığı olayı da okuyucularıyla paylaştı. Aktardığına göre Kaya'ya telefonla ulaşılarak bir cami imamının başka bir camiye nakledilmesinin Cumhurbaşkanlığı emri olduğu bildirildi.
Kaya'nın telefondaki kişiye "Gereken yapılacak efendim" yanıtını verdiğini belirten Toptaş, buna rağmen nakil işleminin gerçekleştirilmediğini yazdı. Kaya'nın, söz konusu imamın çalışmalarının aksamaması için kendisine de telefon görüşmesinden bahsetmediğini aktardı.
HİNDİSTAN'DA BİR YIL KALAN İMAMIN GÖREVE DÖNÜŞÜNÜ ANLATTI
Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın Beyoğlu Müftülüğü dönemine ilişkin başka bir kişiden duyduğunu belirttiği hatıraya da makalesinde yer verdi. Anlatıma göre Beyoğlu'nda görev yapan bir imam, yıllık iznini geçirmek üzere Hindistan'a gitti. Orada dinî tebliğ faaliyetlerine katılan imam, başlangıçta planladığı bir aylık sürenin yerine bir yıl kaldı.
İstanbul'a döndüğünde Selahattin Kaya'yı ziyaret eden imam, görevini kaybettiğini düşündüğünü söyledi. Kaya'nın kendisine ne zaman göreve başlayacağını sorması üzerine imam, "Hocam, ben bir ay gittim, bir sene kaldım; görev mi kaldı ki?" karşılığını verdi.
Toptaş'ın aktardığına göre Selahattin Kaya, imamın Hindistan'da tebliğ yapıp yapmadığını sordu. Olumlu yanıt almasının ardından, "Sen tebliğini yapmışsın, görev yerine gelsin de ha burada ha orada, ne farkı var?" diyerek imamın görevine başlamasını sağladı.
Toptaş, aynı anlatımda imamın görevinden uzak kaldığı on bir aylık döneme ait maaşının da mutemet tarafından ödendiğini belirtti. Yazar, söz konusu olayın kendisine başka bir kişi tarafından anlatıldığını özellikle ifade etti.
28 ŞUBAT'IN ARDINDAN İSTANBUL'DA YEDİ TOPLANTI DÜZENLEDİ
Mahmut Toptaş, 28 Şubat sürecinde Selahattin Kaya'nın kendisini müftülüğe davet ederek din görevlilerine yönelik bir konuşma hazırlamasını istediğini anlattı. Kaya'nın kendisine üç ay süre verdiğini belirten Toptaş, konuşmada din hizmetlerinin nasıl daha etkili yürütülebileceğinin sade bir dille anlatılmasının istendiğini yazdı.
Selahattin Kaya'nın İstanbul'daki müftü, vaiz ve imamların katılacağı toplantıları yedi farklı salonda düzenlemeyi planladığını aktaran Toptaş, valilikten "Sosyal Hizmetlerde Din Görevlisinin Rolü" başlığı altında izin alınacağını söylediğini kaydetti. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından programlar 1997 yılının kasım ve aralık aylarında gerçekleştirildi.
1997 YILINDAKİ YEDİ TOPLANTININ TARİHLERİ VE YERLERİ
Toptaş, makalesinde İstanbul'daki din görevlilerine yönelik gerçekleştirilen toplantıların tarihlerini ve salonlarını da paylaştı. Tamamı saat 08.00'de başlayan programlar şu şekilde sıralandı:
-
6 Kasım 1997: Pendik Atatürk Kültür Merkezi.
-
13 Kasım 1997: Üsküdar Müftülüğü salonu.
-
20 Kasım 1997: Eyüp Müftülüğü salonu.
-
4 Aralık 1997: Cemal Reşit Rey Salonu için belediyeden alınan iznin sonradan iptal edilmesi üzerine Eyüp Müftülüğü salonu.
-
11 Aralık 1997: Eyüp Müftülüğü salonu.
-
18 Aralık 1997: Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi.
-
25 Aralık 1997: Büyükçekmece Belediye Düğün Salonu.
Mahmut Toptaş, İstanbul'un bütün ilçelerinden din görevlilerine hitap edilen toplantılarda Selahattin Kaya'nın kendisinden önce yaklaşık on dakikalık konuşmalar yaptığını belirtti. Kaya'nın kısa konuşmalarının, kendisinin bir saatlik konuşmalarından daha etkili olduğunu düşündüğünü ifade etti.
SELAHATTİN KAYA'NIN 28 ŞUBAT DÖNEMİNDEKİ KONUŞMASINI PAYLAŞTI
Toptaş, Selahattin Kaya'nın din görevlilerine hitaben yaptığı konuşmalardan birini de makalesine taşıdı. Kaya'nın, din görevlilerinin sahip oldukları imkânları hatırlatarak dönemin koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.
Toptaş'ın yazısına göre Kaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Arkadaşlar, zor günlerden geçiyoruz ama geçilmez ve aşılmaz değil. Siz çok güçlüsünüz. İçinizden birini, evine yakın camiden yine evine çok daha yakın bir camiye gönülsüz nakletmişiz. Bana Cumhurbaşkanlığı'ndan telefon geldi ve o imamı eski camisine iade etmem istendi. Siz, böyle bir gücünüzü, bu günlerde, İslam'a yapılan saldırılar karşısında neden kullanmıyorsunuz?"
Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik konuşmalarında karşılaştıkları sorunlara ve birlikte hareket etmenin önemine değindiğini ifade etti.
RUSÇAYA ÇEVRİLEN KİTABIN TÜRK CUMHURİYETLERİNDE DAĞITILMASINA DESTEK VERDİ
Mahmut Toptaş, Selahattin Kaya'nın dinî yayınların farklı ülkelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını da anlattı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerine haftada bir gün yaptığı iman sohbetlerinin ses kayıtlarından yazıya aktarıldığını ve 1988 yılında Türkçe olarak yayımlandığını belirtti.
Prof. Dr. Sacit Adalı'nın Bakü Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde söz konusu eseri Rusçaya çevirttiğini aktaran Toptaş, Adalı'nın Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından anayasa üyeliğine getirilmesinin ardından Türkiye'ye gelerek Rusça nüshayı kendisine teslim ettiğini yazdı.
Cantaş Yayınevi'nin 1994 yılında eserden 2 bin adet bastığını belirten Toptaş, kitabın kuşe kâğıda yedi renkli ofset baskı yöntemiyle hazırlandığını ve ücretsiz dağıtıldığını ifade etti. Türk cumhuriyetlerinden gelen talepler üzerine kitabın baskı filmlerinin iş insanlarına ücretsiz verildiğini, farklı kişiler tarafından da çoğaltılarak dağıtıldığını anlattı.
SELAHATTİN KAYA KİTAPTAN 10 BİN ADET BASTIRDI
Toptaş, Selahattin Kaya'nın Rusçaya çevrilen eserden 10 bin adet bastırdığını ve Türk cumhuriyetlerinden gelen heyetlerin üyelerine birer paket halinde hediye ettiğini belirtti. Mustafa Bey olarak andığı bir kişinin de eserin Türkçe nüshasından yurt dışında 10 bin adet bastırarak ücretsiz dağıttığını kaydetti.
Yazısında kamu görevlilerinin makamlarını kaybetme veya terfi edememe endişesiyle faaliyetlerini sınırlandırmaması gerektiği yönündeki düşüncelerine yer veren Toptaş, Selahattin Kaya'nın yaklaşık kırk yıl boyunca Beyoğlu ve İstanbul müftülüklerinde görev yaptığını hatırlattı. Toptaş, görev hayatında karşılaşılan zorluklara ilişkin görüşlerini "Allah'ın dediği olur" sözleriyle ifade etti.
MAHMUT TOPTAŞ, SELAHATTİN KAYA İÇİN DUA ETTİ
Mahmut Toptaş, 14 Ekim 2026'da hayatını kaybeden Selahattin Kaya'nın ardından kaleme aldığı yazıyı dua ile tamamladı. Uzun yıllar birlikte görev yaptığı Kaya'nın meslek hayatından hatıralarını aktaran Toptaş, merhum için Allah'tan rahmet diledi.
Toptaş, Kaya'nın sevdiklerinin arasına katılması ve "mükarrabün"den olması temennisinde bulunurken, yakınlarına sabır diledi. Sevenlerinin de onun adına Allah'ın razı olacağı hayırlı işler yapabilmesi için dua etti.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
İstanbul'da en uzun süre müftülük yapan isim olarak bilinen Selahattin Kaya, 92 yaşında hayatını kaybetti.
Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş, Kaya'nın ardından 28 Şubat dönemine ilişkin hatıralarını kaleme aldı.
Cumhurbaşkanlığından geldiği belirtilen imamın nakil talimatını ve 1997'de düzenlenen yedi toplantıyı anlattı.
Toptaş, Kaya'nın din görevlilerine yönelik tutumunu ve yıllar boyunca yürüttüğü hizmetleri yazısında paylaştı.
ALTERNATİF HABER BAŞLIKLARI
-
Selahattin Kaya vefat etti: Mahmut Toptaş 28 Şubat döneminde yaşananları anlattı
-
İstanbul'un en uzun süre görev yapan müftüsü hayatını kaybetti: Ardından 28 Şubat hatıraları kaldı
-
Mahmut Toptaş'tan Selahattin Kaya'nın ardından dikkat çeken yazı: "Boynuna tasma taktırmadı"
-
Eski İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya 92 yaşında vefat etti: Cumhurbaşkanlığından gelen talimatı da anlattı
-
Selahattin Kaya'nın vefatının ardından 28 Şubat hatıraları: Mahmut Toptaş yıllar sonra yazdı




