Eğer yurdunuzdan uzaktaysanız kendinizi mahzun hissedersiniz. Ezan sesinin olmadığı beldeler, Müslüman kalbine kasvet ve ürküntü veren yabancı topraklardır. Garip bir yolcu olarak seyahat ettiğiniz topraklarda “Tevhîd Mühürü” mesabesindeki minareleri gördüğünüz anda kalbiniz ferahlar, kendinizi evinizde gibi hissedersiniz.

Balkanlarda araç süren bilir. Bazen anayol bir anda biter ve sizi herhangi bir kasaba yoluna atar. Tarih sahnesinden fırlamış gibi görünen eski bir mahalleden geçerken tabiri caizse yüzyıllara direnen ve sanki sizi hasretle bekleyen bir “cami” apansızın karşınızda belirince o zaman anlarsınız ki burası bir Müslüman köyü veya Müslüman mahallesidir.

Viyana seferinde bulgur aşını katık edip, yol boyunca Mesnevi okuyan Osmanlı-Türk askerleri canlanır hayal perdesinde… İstanbul’dan at sırtında yola revan olan ve Balkan topraklarına camiler, köprüler, hanlar, hamamlar serpiştiren Osmanlı’ya dua edersiniz.

Okunmayan Kur’ân-ı Kerîm nasıl garipse, zorunlu tehcirler sebebiyle artık Müslümanların yaşamadığı beldelerde garip kalan birçok camimiz var.

Köstendil2

Köstendil – Bulgaristan. Temmuz 2026

Köstendil1

Fatih Camii (1540) Köstendil – Bulgaristan. Temmuz 2026

Özellikle Batı Bulgaristan’da imkânsızlıktan dolayı yıkılmaya yüz tutmuş Osmanlı camilerini görmeyenler bu hissiyatı anlayamazlar.

Edirne’nin öte yakasında Bulgaristan’dan başlayıp, Doğu Bosna’ya uzanan topraklarda yıkılmaya yüz tutan camiler, Müslüman cemaatini bekliyor.

Özellikle dört bir yanı Hıristiyanlarla çevrili Bosna’nın doğusunda bulunan Caynice, Foca, Rogatica, Rudo, Visegrad, Zepa ve Goradje bölgesinde etnik Müslüman nüfusun azalması ve ekonomik imkânsızlık sebebiyle camilerimiz yıkılmaya yüz tutuyor…

Bir zamanlar İstanbul selâtin camilerinden başlayıp, kesintisiz bir hat üzerinden Rumeli ve Balkan topraklarında devam eden Ezan-ı Muhammedî (sav) önce Edirne’ye ulaşırdı. Ardından; Pazarcık, İhtiman, Filibe, Sofya, Köstendil, Kumanova, Üsküp, Priştina, Mitrovica, Novi Pazar, İpek, Tutin, Rozaje, Kolaşin, Akova, Pljevlija’dan (Taşlıca); Banya Luka ve Bihac dâhil Bosna’nın her yanında arş-ı âla’ya uzanırdı…

***

Sanırım yirmi yıl kadar öncesiydi. Bulgaristan’da Sofya-Pernik yoluyla Kriva Palanka sınırına ilerlerken Köstendil’deki “Fatih Camii”ni ilk defa ziyaret etmiştim. Tadilat sebebiyle kapalıydı…

Geçen ayki seyahatimde Kosova’ya doğru yola çıktığımda nedense Köstendil’deki caminin son halini görmek istedim. Meğer tadilat hiç ilerlememiş. İlk gördüğümden çok daha kötü durumdaydı. Aradan geçen yirmi yılda, yazlar ve kışlar camiyi daha da yıpratmış… Kubbedeki çatlaklardan fışkıran sürgünler ağaca dönüşmüş neredeyse…

Bir zamanlar Müslümanları etrafında toplayan cami daha da vîran olmuş, her yanını otlar sarmış. 1950’de Yugoslav rejimi tarafından kapatılan caminin kubbesi sökülerek yaklaşık 20 ton kurşun yağma edilmiş. Tuğlaları, taşları dökülmeye başlamış. Kapatıldıktan sonra “tadilat bahanesiyle” kaderine terk edilen caminin süslemeleri ve ihtişamlı minaresi hasar görmüş. Bakımsız, korunaksız cami, yıllar içinde dış ve iç kısımlarındaki yıkılmalar nedeniyle neredeyse harabe halini almış.

Birkaç resim çektikten sonra üzüntüyle Kosova’ya doğru yola devam ettim… Yol boyunca tadilatın neden bitmediği sorusu kafamı kurcalayıp durdu. Eğer ki tadilatı yapan TİKA olsaydı, cami çoktan ibadete açılmış olurdu. Yirmi yıldır bir türlü bitmek bilmeyen tadilatın hukuki durumunu Bulgaristan Müftülüğüne sormak, sanırım en doğrusu olacaktı.

Seyahat dönüşü telefonla görüştüğüm Sofya, Pernik ve Köstendil’den sorumlu Bulgaristan Sofya Bölge Müftüsü Şenol İsmail Bey’in ilgisi ve yardımıyla Yayınlar Dairesi Başkanı Cemal Hatip’in bendenize gönderdiği bilgilerin bir kısmını paylaşmak isterim:

Köstendil4

Köstendil Fatih Camii Kubbesindeki çatlaklar. Temmuz 2026

“Köstendil şehri, Osmanlı döneminde Balkanlar’da en nâdîde ve kıymetli tarihî eserlere sahip şehrimizdir. Birçok tarihî eserin restore edildiği Köstendil’de Fâtih Sultan Mehmed Camii kaderine terk edilmiş durumdadır. Yetkili insanların sorumsuzluğu sebebiyle bugün ne tadilat, ne tamirat yapılıyor. Kültür anıtı olmasına ve Bulgaristan ile Türkiye arasında dinî ibadet yerlerinin tamiratı ile ilgili yapılan anlaşmaya dâhil olmasına rağmen, caminin restorasyonu bugüne kadar yapılmadı. Fâtih Sultan Mehmed Camii, Köstendil şehir merkezinde “Çar Osvoboditel” Caddesinde bulunmaktadır. Cami, Fâtih döneminde ilk olarak ahşaptan inşa edilmiş, daha sonra Kânûnî Sultan Süleyman döneminde bugünkü hâlini almıştır… Maalesef bugün cami, birçok İslâmî esere uygulandığı gibi garip bir restorasyona kurban olmuştur. Mülkiyeti Müslümanlardan alınıp Bulgar devletine geçen ve yıllardır restorasyon amaçlı kapalı tutulan caminin etrafı demir avlu ile sarılmıştır. Tarihî eser olarak ilân edilmişse de kubbe üzerindeki çinkolar sökülüp ince bir çimento ile kaplanmıştır. Kaderine terk edilmiş bu camimizin en kısa zamanda mülkiyetinin Bulgaristan Başmüftülüğüne iade edilerek, acilen tadilat yapılarak hizmete açılmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Zira bugün Köstendil’in az sayıdaki Müslüman halk, ibadetlerini vakıf malı olan dükkânların üst katında Sofya Bölge Müftülüğünce oluşturulan mescitte ifa etmek zorundadırlar.”

Bulgaristan Başmüftülüğü

Yayınlar Dairesi Başkanlığı

***

Köstendil5

Köstendil Fatih Camii içinden bir kesit. Temmuz 2026

Köstendil’de 1575 yılında yaptırılan diğer eserimiz Feridun Ahmed Bey Camii günümüzde Tarih Müzesi olarak kullanılmaktadır. Caminin tamir kitabesi şöyledir:

“Bu câmiyi binâ eden cihân durdukça yâd olsun

Eden tamiri yâ Rabbî iki âlemde şâd olsun

Hizmet edenlere yâ Rabbî kerem bâbın kûşâd eyle

Turâbı Cennetler ile şad eyle.”

Şenol İsmail

Sofya Bölge Müftüsü Şenol İsmail Bey- Bulgaristan

“Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar ederler.” (Tevbe Sûresi 9/18)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bulgaristan’da hatırı yüksektir. Umulur ki duamız kabul olur.

Âşık Paşazâde ne güzel söylemiş:

“Bal Allah’ın bir lütfudur. Bizim işimiz vız vız etmektir.”