Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında Anadolu'nun farklı bölgelerinde bulunan tarihî mezar taşları ve kitabelerin belgelenmesi sürüyor. Akademisyenlerin yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda eserlerin üzerindeki yazılar, sanat özellikleri, kullanılan malzemeler ve ait oldukları dönemlere ilişkin bilgiler bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınıyor. Projenin ilk saha uygulamalarının gerçekleştirildiği 2025 yılında dört ilde toplam 859 eser belgelenirken 2026 yılında çalışma yürütülen il sayısı 18'e yükseldi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Türkiye genelindeki çalışmalar sonucunda elde edilen verilerin ortak bir dijital sistemde toplanması ve zaman içerisinde araştırmacıların yararlanabileceği kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi amaçlanıyor.

TÜRKİYE'DE 18 İLDE YAKLAŞIK 7 BİN TARİHÎ ESER BELGELENDİ

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk-İslam medeniyetinin farklı dönemlerinden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelerin ülke çapında kayıt altına alındığını açıkladı. Bakanlık tarafından yürütülen proje kapsamında hem tarihî eserlerin mevcut durumları belgeleniyor hem de üzerlerinde bulunan yazı ve semboller bilimsel incelemeye tabi tutuluyor.

Kitabe Ve Mezar Taşları1

Ersoy, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin açıklamasında, "Türk-İslam medeniyetinin asırlara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri, ülke çapında yürüttüğümüz kapsamlı bir çalışmayla kayıt altına alıyoruz. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.

Proje kapsamında elde edilen veriler dijital kayıt sistemine aktarılırken çalışmaların 2026 yılı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. Bakanlığın uzun vadeli hedefleri arasında envanterin Türkiye genelindeki tarihî mezar taşları ve kitabeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi bulunuyor.

TÜRKİYE DÜNYADA BU ALANDA HANGİ KONUMDA?

Tarihî mezar taşları, kitabeler ve mezarlık alanlarının dijital ortamda belgelenmesi, farklı ülkelerde kültürel mirasın korunması kapsamında yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. İngiltere'de Historic England tarafından desteklenen projelerde tarihî mezarlıklar, anıtlar ve mezar taşları kayıt altına alınırken Türkiye'de yürütülen ulusal envanter çalışması özellikle Türk-İslam dönemine ait eserlerin bilimsel olarak belgelenmesine odaklanıyor.

İngiltere'de York Üniversitesi ve Archaeology Data Service iş birliğiyle yürütülen "Discovering England's Burial Spaces" projesi kapsamında mezarlık alanlarının standart yöntemlerle belgelenmesi ve elde edilen bilgilerin dijital arşivlerde saklanması için sistem geliştirildi. İngiltere Kilisesi tarafından 2021'de duyurulan ayrı bir ulusal projede ise yaklaşık 19 bin Anglikan mezarlık alanının büyük bölümünün dijital olarak haritalandırılması hedeflendi.

Türkiye'nin projesinde mezar taşlarının yalnızca konumlarının belirlenmesiyle yetinilmiyor. Kitabelerdeki yazıların okunması, Osmanlı Türkçesi metinlerin çözümlenmesi, taşların biçimsel ve sanatsal özelliklerinin incelenmesi de envanter çalışmalarının kapsamına giriyor. İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından Haziran 2026'da paylaşılan bilgilere göre, Üsküdar'daki çalışmalarda eserlerin yüksek çözünürlüklü fotoğrafları çekiliyor, coğrafi koordinatları belirleniyor ve üzerlerindeki yazılar bilimsel yöntemlerle çözümleniyor.

Kitabe Ve Mezar Taşları22

Türkiye'nin tarihî mezar taşı ve kitabe belgeleme çalışmalarında dünyada kaçıncı sırada bulunduğuna ilişkin karşılaştırılabilir, resmî bir uluslararası sıralama bulunmuyor. Ülkelerde yürütülen projelerin kapsamları ve kayıt altına alınan eser türleri farklılık gösterdiğinden Türkiye'deki yaklaşık 7 bin eserlik envanter ile başka ülkelerin mezarlık haritalama verileri doğrudan aynı ölçütlerle karşılaştırılamıyor. Türkiye'nin çalışması, Türk-İslam mezar taşları ve kitabelerinin ülke genelinde ortak bilimsel standartlarla kayıt altına alınmasına yönelik ulusal bir envanter niteliği taşıyor.

2025 YILINDA DÖRT İLDE 859 MEZAR TAŞI KAYIT ALTINA ALINDI

Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nin ilk saha uygulamaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Akademisyenlerin yürütücülüğünde belirlenen mezarlık alanları ve hazirelerde yapılan incelemeler sonucunda toplam 859 tarihî eser tespit edilerek belgelendi.

İlk uygulama yılında kayıt altına alınan eserlerin illere ve tarihî alanlara göre dağılımı şöyle gerçekleşti:

İl ve tarihî alan

Belgelenen eser

Denizli – Acıpayam Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı

243

İstanbul – Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi

504

Tokat – Mahmutpaşa Camii Haziresi

13

Diyarbakır – Fatih Paşa Camisi Haziresi

99

Toplam

859

İlk yıl gerçekleştirilen çalışmalarda en fazla mezar taşı İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde belgelendi. Söz konusu alanda 504 eser kayıt altına alınırken Denizli'de 243, Diyarbakır'da 99 ve Tokat'ta 13 mezar taşı tespit edildi. Elde edilen kayıtlar, projenin sonraki yıllarda genişletilmesi için oluşturulan envanterin ilk bölümünü meydana getirdi.

Marifet Ebru Yarışması başvuruları başladı: Son tarih 1 Aralık 2026
Marifet Ebru Yarışması başvuruları başladı: Son tarih 1 Aralık 2026
İçeriği Görüntüle

İSTANBUL'DA TARİHÎ MEZAR TAŞLARININ YAZILARI DA ÇÖZÜMLENİYOR

İstanbul'da gerçekleştirilen çalışmaların akademik koordinasyonunda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş da görev alıyor. Üniversitenin 15 Haziran 2026 tarihli açıklamasına göre, projenin Marmara Bölgesi çalışmalarında Üsküdar'daki Şeyh Mustafa Devâtî Efendi Haziresi'nin ardından Valide-i Cedid Camii Haziresi'nde incelemelere geçildi.

Saha ekipleri, tarihî mezar taşlarının fotoğraflarını yüksek çözünürlükte çekerek coğrafi koordinatlarını belirliyor. Eserlerin üzerindeki Osmanlı Türkçesi yazılar okunup günümüz araştırmalarında kullanılabilecek şekilde çözümlenirken taşların biçimleri, süslemeleri, motifleri ve malzeme özellikleri de dijital envantere işleniyor. Böylece eserlerin yalnızca fiziksel görünümleri değil, üzerlerinde bulunan yazılı tarihî bilgiler de kayıt altına alınıyor.

MEZAR TAŞLARI DÖNEMLERİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA IŞIK TUTUYOR

Tarihî mezar taşları ve kitabeler, üzerlerinde bulunan kişi isimleri ve ölüm tarihlerinin yanı sıra ait oldukları dönemlerin dil, sanat, inanç ve toplumsal hayatına ilişkin bilgiler barındırıyor. Mezar taşlarındaki yazılar, kullanılan unvanlar, süslemeler ve taş işçiliği, eserlerin hazırlandığı dönemin kültürel özelliklerinin incelenmesinde yararlanılan kaynaklar arasında bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin tarihî belge niteliğine dikkati çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" ifadelerini kullandı.

Eserlerin üzerindeki yazı türleri, kullanılan ifadeler, sanatsal motifler ve malzemeler, farklı bölgelerdeki tarihî geleneklerin araştırılmasına imkân sağlıyor. Envanter kapsamında kaydedilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle mezar taşı ve kitabe örnekleri dönem, bölge ve sanat özellikleri bakımından karşılaştırmalı olarak incelenebilecek.

TÜRKİYE'NİN ULUSAL DİJİTAL KÜLTÜR MİRASI ENVANTERİ OLUŞTURULUYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü proje kapsamında elde edilen kayıtların ortak bir ulusal veri tabanında toplanması hedefleniyor. Dijital sistemde yer alacak eser bilgilerinin dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklar altında sınıflandırılması planlanıyor. Böylece Türkiye'nin çeşitli illerinde belgelenecek tarihî eserler aynı envanter yapısı içerisinde değerlendirilebilecek.

Uluslararası alanda kültürel mirasın dijital ortama aktarılması için geliştirilen sistemlerde de eserlerin konum, malzeme, tarih ve korunma durumuna ilişkin veriler kullanılıyor. İngiltere'deki Historic England, tarihî mezar anıtlarının belgelenmesinde konum, ölçü, malzeme, yazıt ve yapısal özelliklerin kaydedilmesini öneriyor. Türkiye'de hazırlanan ulusal envanter de mezar taşları ve kitabelerin birden fazla bilimsel özellik üzerinden incelenmesine yönelik veri toplama yöntemlerini içeriyor.

Ortak veri tabanının oluşturulmasıyla farklı illerde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen bilgiler aynı sistemde saklanabilecek. Bakanlığın açıkladığı hedefler arasında envanterin uzun vadede araştırmacıların kullanımına sunulabilecek kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi de yer alıyor.

TARİHÎ MİRASIN BELGELENMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK

2025 yılında dört ilde gerçekleştirilen saha uygulamalarıyla başlayan belgeleme süreci, 2026'da 18 ilde yürütülen çalışmalarla devam ediyor. Proje kapsamında kayıt altına alınan eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaşırken saha araştırmalarının yıl sonuna kadar sürdürülmesi planlanıyor. Gelecek yıllarda çalışmaların Türkiye'nin diğer illerindeki Türk-İslam dönemi mezar taşları ve kitabeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projenin uzun vadeli amacını, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" sözleriyle açıkladı.

Proje çerçevesinde tarihî mezar taşlarının ve kitabelerin kayıt altına alınması, dijital sistemde saklanması ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek verilerin oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye genelinde yürütülen saha araştırmalarından elde edilen kayıtlar, ulusal kültürel miras envanterinin bir parçası olarak bir araya getirilecek.