Yeni Sakarya Gazetesi ile tanışmam 1983 yılıydı. O zamanlar Mithatpaşa Ortaokulu’nda öğrenciyim. Valilik, il çapında “Yerel Gazetecilik” konulu bir kompozisyon yarışması düzenlemişti. Öğretmenlerin tavsiyesiyle yarışmaya katılmak istediğimi aileme açmıştım.
Orta Camii altında esnaf olduğumuz için çarşı bize yabancı değildi. Çarşıda büyüdüm desem yeridir. Rahmetli Babam, Bakırcılar Çarşısı içindeki Yeni Sakarya’yı tarif edince bir koşuda gittim.
Konuyu arz edince, gazete sahibiyle görüşmem gerektiğini söyleyip, Uyar İşhanı’ndaki matbaayı tarif ettiler. Hasan Bey, oradaymış.
Kestirmeden verdikleri adresin tarifi kolaydı. Şekerci Mazlum’un karşısıydı. Daha önce Uyar İşhanı’nın içine girmemiştim ama yeri biliyordum. Orta Camii’ne bakan ana girişteki koridoru bitirip sağa dönünce, gazetenin akşam haberleri baskısını yapmakta olan emektar makinenin ritmik sesini duymuş, doğru adreste olduğumu anlamıştım.
Rahmetli Hasan Uyar Bey’i ilk defa orada gördüm ve tanıdım. Yüzü asker traşlı, kravatlı ve takım elbiseliydi. Vakur ve ciddiydi. O günkü düşüncemle Hasan Bey’i devletin asık suratlı, ciddi bürokratlarına benzettiğimi hatırlıyorum. Kolay değildi benim için. Bürokrata benzettiğim koskoca gazete sahibine meramımı anlatmaya çalışıyor, bir yandan da acaba beni kovar mı? Diye düşünüyordum. Devlet adamlarına benzeyen dış görünüşünden biraz da ürkmüştüm sanırım.
Meğer yanılmışım. O dış görüntünün ardında müşfik, yardımsever ve Melâmî meşrep, babacan bir adam gizliymiş.
13-14 yaşlarında bir öğrencinin kendisini ziyarete gelerek gazetecilik hakkında bilgi almak istemesi hoşuna gitmiş olacak ki gülümsedi. Hasan Bey’in içimi ferahlatan tatlı tebessümüyle rahatlamıştım.
Yüz hatlarının yumuşamasıyla sevgisini bana izhar ederek, matbaanın başındaki ustaya talimat verdi. Ustanın anlattıklarını ilgiyle dinledim, baskı makinesini inceledim. Bir gazetenin nasıl basıldığını, hangi süreçlerden geçerek okurlara ulaştığını öğrenmiş oldum.
Kurşuna basılmış ters harflerin, matbaa ustası eliyle baskı kalıbına tek tek dizilerek nasıl yazıya dönüştüğünü görmüş, çok etkilenmiştim. Asker gibi dizilen kurşun kalıplar gazete sayfasında, -kitaplarda- kelimelere dönüşüyor, kelimeler de insan ruhunu şekillendiren bir manaya; bazen bir güle hatta çiçek bahçesine, bazen de iç karartan, gönülleri yaralayan görünmez bir kurşuna dönüşüyordu. Çok sonraları öğrenecektim düşüncelerimi yazmanın havada kaybolan sözlere benzemediğini. Sözler uçup gidiyor, yazılanlar kalıyormuş.
Meğer o gün; şehrin eşrâfından olduğunu bilemediğim, sonraki yıllarda yakından tanıdığım Hasan Uyar Bey, Adapazarı Ticaret Borsası ve Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’ymış. İlahî takdirin cilvesiyle ilkokuldan sonra tahsil imkânı bulamamış. 17 Haziran 1954 tarihinde temellerini attığı –çiçeğim dediği- Yeni Sakarya Gazetesi ile tahsil eksikliğini gidermek; ekmeğini yediği, suyunu içtiği Sakarya şehrine vefa borcunu böylelikle ödemek istemiş.
Merhum Hasan Uyar Bey, günümüzde kaybolmaya yüz tutan “Ahilik” geleneğine sahip, zarîf düşünce sahibiydi.
Tanıştığım gün bendenize gösterdiği ilgi ve yardım, çocukluk ruhu üzerimde o kadar derin tesirler bırakmıştı ki, yazacağım kompozisyonu aslında -bir öğrenci olarak- ne kadar ciddiye almam gerektiğini anlamıştım. Belki de Hasan Bey’i tanımış olmam sebebiyle, üzerine eğilerek yazdığım yazı, 1983-Sakarya Valiliği Jüri Özel Ödülü almıştı.
Bu vesile ile Sakarya Valisi Sayın Rahmi Doğan’a bir çağrıda bulunmak isterim.
1983 yılında genç bir öğrenciyken bendenizi “yazı yazma erdemiyle” tanıştıran kompozisyon yarışmasına Sakarya Valiliği olarak yeniden öncülük ediniz.
Sizin himayenizde; 2026-2027 eğitim yılında ilimiz genelindeki liseli gençler, “Yerel Gazetecilik” konulu kompozisyon yarışması vesilesiyle başta Yeni Sakarya Gazetesi olmak üzere yerel basınla tanışsınlar. Umulur ki, ülkemiz yeni yazarlar, yeni düşünce adamları kazanır.
***
Yeni Sakarya Gazetesi benim ilk gazetemdir. Zeki Ağabey’in, yıllar önce köşe yazarlığı yapmamı telkin etmesi üzerine yazı hayatıma başladım. Ömrünü adadığı Yeni Sakarya Gazetesi'nde Genel Yayın Müdürü olarak hizmet veren Zeki Ağabey’den çok şey öğrendim.
Dile kolay, yetmiş üç yıldır Sakarya basınının yüz akı sayılan bayrağı, kayınpederi Hasan Uyar’dan devralan Zeki Aydıntepe’nin gazeteye katkısı çok büyüktür.

Zeki Aydıntepe ile Çark Mesire- Adapazarı, Mayıs 2026
Neredeyse asırlık geçmişiyle Sakarya basınında önemli ilklere imza atan gazetemiz Yeni Sakarya, 73. Kuruluş yılını kutluyor.
Başta Uyar Ailesi olmak üzere, Zeki Aydıntepe Ağabey’i tebrik ediyor, emekliliğinde hayırlı ömürler diliyorum.
O günler hatırıma geldikçe rahmetle andığım Hasan Uyar Bey’in torunu olarak gazeteyi geleceğe taşıyacak olan Arda Aydıntepe kardeşimi ve gazeteye emek veren arkadaşlarımı tebrik ederim.
Nice yıllara.