Dejenerasyona Direnen Bir Yiğit: Ali Nar

Ali Nar’ın aziz hatırasını anmak için Şaban Arslan’dan, bir öğretmen, bir dava adamı ve bir sanatkâr olarak bir Ali Nar portresi çizmesini rica ettik. O da bizi kırmadı ve sorularımızı cevapladı.

Dejenerasyona Direnen Bir Yiğit: Ali Nar

Ali Nar’ın aziz hatırasını anmak için Şaban Arslan’dan, bir öğretmen, bir dava adamı ve bir sanatkâr olarak bir Ali Nar portresi çizmesini rica ettik. O da bizi kırmadı ve sorularımızı cevapladı. Şaban Arslan, şu anda Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin müdürlük görevini yürüten emekli bir öğretmen. Arslan aynı zamanda, Ali Nar’ın Diyarbakır’da öğretmenlik yaptığı yıllardaki ilk öğrencilerinden

Rahmetli Ali Nar’ın ilk öğrencilerinden birisiniz ve ondan etkilendiğinizi biliyorum. Daha çok edebiyatçı kimliğiyle bilinen Ali Nar’ın bir eğitimci olarak portresini çizer misiniz?

Bizler Hocamızı orta 1’inci sınıfta tanıdık. Hocamızla ilgili olarak sizin sorularınızın cevabı olacak faaliyetlerinde yaşı bizden büyük ağabeylerimizin söyleyeceği daha fazla şeyler vardır. Ama şunu iyi hatırlıyoruz; ilk okuduğumuz kitap Ali Hoca’nın verdiği kitaptır. Rahmetli Necip Fazıl’ı, Sezai Karakoç’u, şiiri kısacası edebiyatı Hoca’yla tanıdık. Dava sahibi olmak, davanın dertlisi olmak onun koşuşturmalarından kazandıklarımızdır... Şiir ezberleme yarışını Hoca’yla öğrendik. Okuldaki Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışmaları, duvar gazetesi faaliyeti Hoca’ya aitti. 

Naif biri olan Ali Nar’ın aynı zamanda mücadeleci bir kişi olduğunu da biliyoruz. Kuruluşunda yer aldığı STK’lar ve yayıncılık faaliyetleri bunu bize gösteriyor. O’nun inandıklarını hayata geçirmek için neleri göze aldığını, neler yaptığını anlatabilir misiniz bize?

Hocamızın edebiyatçı bir kimliğinin olduğu doğrudur. Yazdığı kırktan fazla kitabı, İslami Edebiyat dergisi ortadadır. Fakat hocamız her şeyden önce ve öncelikle çok sağlam bir Müslüman ve dava adamıydı. Dolayısıyla eğiten biri olarak önceliği “iyi bir Müslüman” yetiştirmekten yanaydı. Bu bağlamda, onu bazen gece yarıları dağılan bir sinemanın önünde sinemaya giden öğrencisini takipte görürdünüz. Bazen öğrencilerini o günkü Diyarbakır’ın âkil adamlarından birinin fikir/zikir meclislerine götürdüğünü görürdünüz. Ve her zaman Diyarbakır İmam Hatip'e sanki özel olarak gönderilmiş solcu, ateist, Kürtçü hocaların kancasını atmaya çalıştığı bütün öğrencileri takipte görürdünüz.

Ali Nar Hoca’nın öğrencileri üzerinde ne gibi tesirleri vardı? Birlikte yaptığınız etkinliklerden ve bu etkilenmeden bahseder misiniz?

Cuma günleri öğrencilere cemaat ruhunu aşılamasını amaçlayan Toplu Cuma namazlarına gitme organizasyonu da Hoca’nın vazgeçilmezleri arasındaydı. Her Cuma ne kadar neşeli ve heyecanlıydık. İlk imamlığımız, mihrapla ve minberle ilk tanışmamız hep Ali Hoca’yladır. İlk hutbemizde, ilk vaazımızda hatta belki de daha sonra öğrencilerimize, çocuklarımıza anlattıklarımız hep Hoca’nın bize vermeye gayret ettiği şeylerdi. Neyin peşinden niye gitmemiz gerektiğini ilk ondan öğrenmiştik. Öğretmenlik hayatının ilk meyveleriyiz hocamızın. Davasına adanmışlıkta boynuzun kulağı geçemeyeceği bir samimiyet, cesaret ve gayret sahibi bir Müslüman’dı.

Rahmetli Ali Nar Hocanın okula gelmesinden sonra okulda gözle görülür bir değişiklik olup olmadığını merak ediyorum. Çünkü bazen bir öğretmen bir okulun çehresini değiştirir. Benzer durum Ali Nar Hoca için de geçerli mi acaba?

Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı Faruk Güventürk’ün imam hatip öğrencilerini dejenerasyon planının önünde kale gibi duran tek yiğitti. Korkaklar ordusunun tek civanmerdiydi. Diyarbakır'dan başlatılan doğuyu solculaştırma ve Kürtçülük faaliyetlerinin temellerinin atılmasının ilk sancılarını hisseden ve o günün Diyarbakır'ının âkil adamlarıyla stajyer bir öğretmen olarak yaptıkları, onun dava adamı olarak yaptıklarının ilk stajlarıydı. 

Henüz bekârdı, belletmendi, kişisel hiçbir masrafı yoktu ve fakat aldığı maaşı kendisine yetmeyen bir cömert adamdı. Maaşının tamamını Diyarbakır’ın fakir, garip ama ışığını-cevherini fark ettiği öğrencilerini yetiştirmeye harcardı. Kitaba boğmak hocanın en güzel sünneti ve zevkiydi. Edebiyat ve bilim dünyasında Ali Kemal Temizer, Bedri Mermutlu, Sabri Orman, İhsan Işık, Şakir Diclehan gibi isimler hocamızın güzel kokusunun sindiği Diyarbakır İmam Hatip Okulu’ndan yetişmiş güzel insanlardan sadece birkaçı… Rabbimden Ali Nar Hocama rahmet diliyorum.

Ahmet Serin konuştu

Yayın Tarihi: 14 Temmuz 2016 Perşembe 10:57 Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2019, 23:09
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26