Adam Smith, “Ulusların Zenginliği” kitabında şöyle diyor: “İşbölümünün ilerlemesiyle birlikte emeğiyle geçinen insanların çoğunun işi, bir dizi çok basit işlemle hatta bir veya iki işlemle sınırlı hâle gelir. Bütün hayatı birkaç basit işlemi gerçekleştirmekle geçen insan son derece aptal ve cahil birine dönüşür.” Burada kastedilen şey; yaptığı işin tekrara dayalı doğasının, çalışanı pasifize ederek onu endüstriyel bir rutin içine sokması ve karakterinin bütün derinliğini yok etme tehlikesini barındırıyor olmasıdır.
Adına “uzmanlaşma” denilen bu rutin, bir noktadan sonra zararlı olmaya başlayarak arkadaşımızın kendi emeği üzerindeki kontrolü yitirmesiyle nihayet onu zihnen öldürür. Sürekli bir şeyleri ezberlemiş ve bu ezberlediği şeyleri yaparak hayatını kazanan eleman özdenetimini yitiriyor, daha sonra ifade gücünü kaybediyor, en sonunda duygusuz bir zombiye dönüşüyor. İşte bu süreçleri ve “postmodern zombileri” en net şekilde gözlemleyebileceğimiz sosyal laboratuvarlar; plazalardır.