İnsanlık tarihi boyunca birçok devlet ve toplum başta kendi varoluşları olmak üzere tarihe ad verecek birçok başarılara imza atmışlardır. Muhtelif topluluklar kendi milli vasıflarını tarihi tecrübede elde ettikleri kazanımları ile sağlamışlardır. Tarih boyunca yaptıkları onlara ad ve karakter vermiş, onlar da tarihe ad kazandırmışlardır.
Türkler, bahsini ettiğimiz bu minval üzere tarihleri boyunca ad ve karakter almış, başta kendi tarihleri olmak üzere dünya tarihine ad vermiş bir millet olmuştur. Onların bu vasıfları kendi hayat tecrübeleri sonucunda ürettikleri medeniyet unsurları ve insanlık tarihine doğrudan etkileri ile şekillenmiştir.
Türk boylarının İslâmiyet’i kabulü ve onu bir hayat gayesi olarak benimsemeleri ile birlikte tarih artık Türkler eli ile yazılmaya başlanmıştır. Hz. Peygamber (sas) ve Kur’an’ın idealize ettiği mü’min insan tipi, Türkler eliyle “gazi” ve “alp” olarak biçimlenmiştir. Kazanılan bu ruh Türkleri tarihin en önemli aktörü kılmış ve dünya tarihine yön verecek kudreti onlara bahşetmiştir. Selçuklu devleti Abbasi halifeliğini, Şii Büveyhoğulları ve Fatımî tehlikesinden kurtarmış; Abbasi halifesinin siyasi ve dini gücünü arkasına alarak İslam dininin sancaktarlığını yapacak misyonu elde etmişti.





