1913'te Marsilya'da yoksul bir ailede dünyaya gelen Roger Garaudy, babasının ateist olmasına rağmen 14 yaşında Hristiyan oldu. Öğrencilik yıllarında Komünizm'i yoksullara sahip çıkan bir sistem olarak gören Garaudy, Kierkegaard ile Marx arasında gidip gelirken, madde ile mana arasında süregiden bir gelgit yaşadı.
Komünist Parti Yılları ve Sürgün
20'li yaşlarında Fransız Komünist Partisi'ne katılan Garaudy, eşitlik, özgürlük ve adalet mefkuresiyle Komünizm saflarında yer aldı. 35 sene boyunca partinin her kademesinde görev yaptı. Ancak 1968'de SSCB'nin Çekoslovakya işgaline karşı çıkması ve Stalinci yöntemleri eleştirmesi neticesinde 1970'te partiden ihraç edildi. II. Dünya Savaşı sırasında Fransız hükümetinin Hitler ile yaptığı anlaşmayı protesto etmesi sebebiyle 1940'ta tutuklanarak Cezayir'e sürgün kampına gönderildi. Burada ölüm cezasına çarptırılan Garaudy ve arkadaşları, Cezayirli Müslüman askerlerin emre riayet etmemesi sayesinde hayatta kaldılar. Bir Cezayirli çavuşun, "Bir Müslüman savaşçı için, silahsız birine ateş etmek şerefsizliktir!" cevabı, Garaudy'nin zihnine İslâm'ın ilk tohumlarını ekecekti.
İslâm'la Tanışma ve Hakikat Arayışı
Sürgün dönüşü, Müslüman askerlerin bu tavrını idrak etmeye çalışan Garaudy, silahsız birini öldürmenin İslâm'da yasak olduğunu öğrenince İslâm'a olan alaka ve merakı arttı. "İnsan, sebebini ve yalnız olmadığını bildiği zaman, yirmi sekiz yaşında da olsa, kurşuna dizilmek zor değil." sözleriyle o anları tasvir eden Garaudy, hayatının anlamını İslâm'da buldu. Yıllarca süren araştırmaları neticesinde 8 Nisan 1983'te Libya'daki Bingâzi Karyünes Üniversitesi'nde bir konferans sırasında İslâmiyet'i kabul ettiğini beyan etti.
Garaudy'nin Müslüman olmasında, İslâm'ın hem dünyaya hem ahirete dönük söylemleri, ilim ve çalışmayı teşvik etmesi, evrenselliği gibi faktörler etkili oldu. 1982'de Cenevre'de kelime-i tevhid getirerek Müslüman olan Garaudy, bu anı hatıratında şöyle anlatır: "O gün, hem iç tedirginliği veren bir kopuş, hem de sükûnet verici bir bağlanış duygusu içindeyim."
"Defineciler Gibiydim, İslâm Defineye Götürdü"
Garaudy, farklı inanç ve düşünce sistemlerini benimsemesi sebebiyle kendisine yöneltilen kinayeli bir soruya çarpıcı bir cevap verdi: "Defineciler aradıkları hazineyi buluncaya kadar önce yatay olarak yüzeyde dolaşırlar... Şimdi ise bir yere geldim, çok canlı hissediyorum ayağımın altı kaynıyor. O noktanın adı İslâm. Ama arayışım bitmeyecek." Bu sözler, onun hayat boyu süren hakikat arayışının bir hulâsasıydı.
Siyonizm Eleştirisi ve Sansür
Garaudy, Müslüman olduktan sonra Batı'da yok sayılmaya başlandı. Özellikle İsrail ve Siyonizm'i konu aldığı "İlâhî Mesajlar Toprağı Filistin" ve "İsrail, Mitler ve Terör" adlı eserleriyle Siyonizm'i ifşa etmesi, okları üzerine çekti. Hakkında birçok dava açıldı ve para ile hapis cezasına çarptırıldı. "Siz İsrail devletinin yetkilileri, hep Hitler’i kötülüyor, 6 milyon gibi şişirilmiş bir rakam ortaya atıyor ve sürekli soykırımdan bahsediyorsunuz!..." sözleriyle İsrail'in "mağdur edebiyatını" eleştiren Garaudy, Filistin halkının daima yanında durdu.
İslâm'a Dair Tenkitleri ve Yeni İçtihat Vurgusu
Garaudy, İslâm'ın günümüzdeki kifayetsizliğini, Kur'an'ı "ölü gözüyle okumayı gerekli gören gelenekselcilikten" kaynaklandığını savundu. Modern zamanlarda yaşanabilir bir İslâm modelinin, Kur'an'ı dinamik bir ruhla okumakla mümkün olduğunu ve bunun içtihadı tekrar diriltmeyi gerektirdiğini dile getirdi. Ona göre İslâm, Atlas Okyanusu'ndan Hindistan ve Çin'e yayıldığı dönemlerde adaletle fetihler yapmıştı. Ancak tefekkürün bir kenara bırakılıp içtihat kapısının kapanması, İslâm âleminin duraklamasına ve çöküşüne yol açtı.
Garaudy, "Şeriat, içinden boz bulanık bir su alıp getireceğimiz durgun bir gölet değildir, çünkü bu yeni susuzlukları gidermekten çok kendimizi kandırmak olur. Şeriat, etrafa parıltılar saçarak gürül gürül akan ve kıyılarına bereket yağdıran güzel bir nehirdir." ifadesiyle Şeriat'a olan bakış açısını özetledi.
Son Dönem Tartışmaları ve Vefatı
Roger Garaudy, "Ben İslâm'a bir kolumun altında Kitâb-ı Mukaddes, ötekinin altında Marks’ın Kapital’i ile geldim. İkisini de bırakmamaya kararlıyım." sözleriyle, farklı düşünce sistemlerini İslâm bütünlüğü içinde değerlendirme arzusunu ortaya koydu. Ancak mezhepleri gereksiz bulması, tesettür konusunda dış görünüşün ikincil olduğunu savunması, Osmanlı'yı İslâm kültüründen ayrı tutması gibi görüşleri eleştirilere yol açtı.
13 Haziran 2012'de Paris'te vefat eden Garaudy'nin cenazesinin yakılması vasiyeti, Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığını dahi harekete geçirdi. "Soykırım inkârcısı Garaudy öldü" başlığıyla duyurulan vefatı, onun hayatı boyunca süren çetin fikir mücadelelerinin bir özetiydi.
Bingöl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. İbrahim Dağılma’nın, “Marksizm’den İslâm’a doğru yalnız bir yolcu: Roger Garaudy” adlı makalesinden yararlanılmıştır.





