banner17

Yeni Annelere ve Anne Adaylarına Faydalı Olabilecek Kitap Tavsiyeleri

Ebeveynliğin tamamen kitaba uygun olması fikrine karşı bir anne olmama rağmen, içgüdülerimizin iyi bir anne ve babalık yapmak için tamamen yeterli olmadığını da tecrübeyle kabul ettim. Çocuklar o kadar karmaşık yapılardır ki kimi zaman kendine çok güvenen anne babalar bile, profesyonel bir yardım almanın kimseye zararı olmayacağını düşünmeye başlar. Bir kısım anne baba da, bebekleri olacağını öğrendikleri ilk andan itibaren, büyük bir heyecanla kitaplara gömülürler. Zeynep Demirgil yeni annelere ve anne adaylarına faydalı olabilecek bazı kitaplar tavsiye ediyor.

Yeni Annelere ve Anne Adaylarına Faydalı Olabilecek Kitap Tavsiyeleri

Ebeveynliğin tamamen kitaba uygun olması fikrine karşı bir anne olmama rağmen, içgüdülerimizin iyi bir anne ve babalık yapmak için tamamen yeterli olmadığını da tecrübeyle kabul ettim. Genelde herkes en çok kendi aklını beğense de, zaman zaman hepimizin yardıma ve alternatif fikirlere ihtiyacı olur. Çocuklar o kadar karmaşık yapılardır ki kimi zaman kendine çok güvenen anne babalar bile, profesyonel bir yardım almanın kimseye zararı olmayacağını düşünmeye başlar. Bir kısım anne baba da, bebekleri olacağını öğrendikleri ilk andan itibaren, büyük bir heyecanla kitaplara gömülürler.

Ben de bu akıma kapılmış iki çocuk annesi bir kitapsever olarak, dalacağınız bu deryanın sizi hezimete sürüklemeden, doğru sonuçlara ulaştırması adına yardımcı olmak istedim. Zira birçok anne gibi çocuğum olacağını öğrendikten sonra, piyasada ne kadar çok kitap varsa edinip içlerinde kayboldum. Siz de bu büyük dalgada boğulmak yerine en kısa yoldan işlevsel bilgilere ulaşmak isterseniz, yazının devamını okumanızı tavsiye ederim.

Annelikte matematik işlemiyor, ama çocuklarda…

Öncelikle ilk cümlemde de söylediğim gibi herkesin bir anne babalık içgüdüsü vardır. Bu içgüdü anne babalarımızın bizi yetiştirme tarzı, duygularımız, zamanla edindiğimiz fikirlerimiz ve çevremizde gördüğümüz örneklerle gelişir. Çocuk yetiştirmede tek doğru yoktur, herkes kendine en çok uyan tarzı, çocuğunun da özelliklerine göre yontarak benimser. Ben biraz sonra bahsedeceğim kitapları okurken bu güdünün farkına vardım. Yazar, konusunda ne kadar uzman olursa olsun, kitapta bahsettikleri kafamıza yatmıyorsa, o fikri asla kabul etmiyoruz, ya da bu belki başkalarının hoşuna gidebilir ama benim için uygun değil diyerek belleğimizden siliyoruz. Yani annelikte matematik işlemiyor, ama inanın birçok çocukta, karakterleri birbirinden ne kadar farklı olursa olsun, bazı formüller birebir işleyebiliyor. Ve bu formüllerin ulaştırdığı sonuçlar, hayat konforumuz için o kadar faydalı olabiliyor ki şahsen benim, zaman zaman kendimi bir yerden atma isteğime virgül koyabiliyor :)

Doğuma hazırlık

Şimdi sizlere benim annelik güdülerime uygun bulduğum ve pratik hayatta işe yarayan bilgiler içerdiğini uygulamalı olarak tecrübe ettiğim kitaplardan bahsetmek istiyorum. Kronolojik olarak gidecek olursak gebelik dönemi de anneleri çokça heyecanlandırsa bile, ben özel olarak bu döneme ait kitaplar okumayı çok gerekli görmüyorum. Zira çok kısa bir süre ve zaten doktor kontrolünde çok hızlı akıp gidecekken, bu büyülü zamanın bir kısmını geleceğe dair bilgi birikimi yapmak için kullanmak zannımca daha faydalı olacaktır. Bir de bebek doğduktan sonra kitap okumaya çok fazla vakit ayıramayabileceğinizi de hesaba katmak lazım :) Zaten gebelikte en çok merak edilen, bebeğin haftalık ve aylık gelişim detaylarını, internet siteleri ve telefon uygulamaları üzerinden takip edebilirsiniz. Fakat gebelikte bence asıl önemli olan konu olan doğum yapma süreci ile ilgili merak ettiklerinizi cevaplamak için bence tek bir kitap yeterli, o da Ina May’in ismiyle müsemma “Doğuma Hazırlık Rehberi”. Bu kitapta hem birçok annenin kendilerinin kaleme aldığı doğum hikayelerine o an ordaymışçasına şahit olacak, hem de Ina May isimli dünyaca ünlü bir ebenin tecrübeleri ve tavsiyeleriyle gebelikte de yapmanız gerekenlerle beraber, kendinizi doğum anına hazırlamış olacaksınız.

Bebeklik dönemine dair kitaplar

Gelelim doğumdan sonra çocuğunuz 1 yaşına gelene kadarki bebeklik dönemine. Bebeklik döneminin özellikle de ilk 6 ayı adına en çok faydalandığım, Dr. Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Bebeği” kitabı oldu. Dünyaca ünlü yıldızların çocuklarının doktoru olarak bilinen yazar, bu kitapta bize, bebeğimizi ağlama krizlerinden nasıl kurtarabileceğimize dair altın değerinde öğütler veriyor, hem de birkaç dakika içinde işe yarayacak yöntemler. Özellikle kolikten başı yanan annelerin başvurması gereken kaynaklardan olduğunu düşünüyorum.

Bir diğer süper kahraman kitabımız ise Tracy Hogg’un “Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler”i. Bu kitapta da yazar doğumdan üç yaşına kadarki süreçte çocuklarda görülen beslenme, uyku alışkanlıkları, tuvalet eğitimi, duygu ve davranış sorunlarına dair birçok konuda yararlı olabilecek bilgiler veriyor. Özellikle de bir bebeğin yemekle ilk tanıştığı anlarda nasıl iştahlı hale getirilebileceği ile ilgili kısımlar, eminim Türk annelerinin en çok ilgisini çeken bölüm olacaktır.

Benim için, bebeklik dönemiyle ilgili bu iki kitap son derece yeterli olmuştu. Fazlası tamamen zaman kaybı ve bilgi çöplüğüne sebep olacaktır diye düşünüyorum. Anneler ve anne adaylarının, ne kadar fazla kaynağa yönelirlerse, o kadar çok kafaları karışacaktır. Bu yüzden aklınıza yatan 2-3 kitabı kendinize kılavuz edinip uygulamaya çalışmanızı tavsiye ederim. Birçok sorunda anahtar noktanın, kitaplarda bahsi geçen çözümleri sabırla, kolay vazgeçmeden denemeye devam etmek olduğunu yaşayıp gördüm.

Yine de bu iki kitaba yerli alternatifler olmasını isterseniz, size sizden biri gibi tatlı diliyle tecrübelerini aktarıp kullandığı çözümleri sunan, 3 çocuk annesi Şermin Yaşar’ın “Başlarım Şimdi Anneliğe” kitabına da bir göz gezdirebilirsiniz. Ya da İngiltere’de reyting rekorları kıran “Süper Dadı” adlı televizyon programının ülkemizdeki resmi adaptasyonunda danışman pedagog ve sunucu olan Gözde Erdoğan’ın “Hayat Evde Başlar” isimli kitabı ilginizi çekebilir. Bu kitapta da yine 0-6 yaş dönemine ait beslenme, uyku ve oyun alışkanlıklarının nasıl olması gerektiği ve bu hususlarda başarılı olabilmek için anne babaların yapması gerekenler anlatılıyor.

Babalara yazılan “Annelik Sanatı”

Bebeklik dönemindeki bakım süreçlerinin anlatımı dışında, çocuğunuzun sizi anlamaya başladığı andan itibaren onun terbiyesi, değerler eğitimi, iletişiminizi kuvvetlendirecek çözümler gibi özellikle de davranışsal gelişim süreçleriyle ilgili işinizi kolaylaştıracak konuları anlatan kitaplardan bahsedecek olursak, pedagog Adem Güneş’in en meşhur kitabı olan “Annelik Sanatı”ndan başlayabiliriz. Bu kitap genelde birçok anne tarafından, adeta bir kuralmışçasına, henüz bebeği doğmadan edinilir ve kitaplıktaki yerini alır. Ben de bu akıma kapıldığımı itiraf etmeliyim. Adem Güneş’in yazı dili herkesin anlayabileceği şekilde yalın ve akıcı olduğundan, kitapları da adeta kendi kendini okutuyor.

Yazar kitabın adı annelik sanatı olmasına rağmen, aslında daha çok, onlara yardım etmeleri gereken eşleri için yazıldığını belirtiyor. Çok da önemli bir noktaya parmak basıyor. Ben anneler adına kendisine teşekkür ediyorum. Kitapta anne ve babalara, bir annenin yalnızlığının derinliğini gösteriyor. Aslında çocuk yetiştirirken önümüze çıkan engelleri ve gelecekte karşılaşabileceğimiz sorunları ve annelerin yıpranan psikolojisini öngörüyor. Belki de hayal kırıklığı yaşamamak adına bizi hazırlıyor ve bu yolda yalnız olmadığımızı, birçok annenin benzer sorunlarla karşılaştığını bize aktarıyor. Bu da çok anlayışlı birinin, hayatlarımıza ayna tutması, bize empati yapması demek oluyor ki dürüstçe söylemeliyim, evet, okurken çok iyi hissettiriyor.

Fakat Adem Güneş, kitaplarında, birçok psikologun terapilerinde de yaptığı gibi, size direkt olarak yapmanız gerekeni söylemiyor. Bu, onun okuduğum diğer bir kitabı olan “Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar”da da fark ettiğim bir özellik. Yani size çocuk yetiştirirken yaşayabileceğiniz sorunları anlatıp, bunlar olurken neleri ASLA yapmamanız gerektiğini öğretiyor ki bu da çok önemli olmakla birlikte, size neler yapmanız, hangi sorun karşısında nasıl davranmanız gerektiğine dair açıklamalar vermiyor, sadece hafif yönlendirmelerle dolaylı yoldan bir anlatım yapıyor. Bu bana göre bilgi akışında eksiklik hissettiren bir özellik ama siz benim gibi direkt olarak çözüm odaklı kitaplar peşinde değilseniz ve bol vaktiniz varsa, o zaman bu iki kitaba bakmak isteyebilirsiniz.

Adem Güneş’ten bahsetmişken şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bir yazarın görüşlerini ne kadar beğeniyor olursanız olun, bu, tüm fikirlerini benimseyip uygulayacağınız anlamına da gelmiyor. Örneğin Adem Güneş’in çocuklara “Hayır” denmesini uygun bulmaması, tasvip etmediğimiz durumları farklı şekilde dile getirmemiz gerektiği fikri, benim için asla doğru bir görüş olmamıştır. “Hayır” kelimesinin çocuklara net olarak öğretilmesi gerektiği kanaatindeyim. Tabi bunlar tamamen ebeveynlerin tercihlerine bağlı, kesin çizgileri olmayan hususlar. Eminim bu türde kitapları okurken tüm anne babaların kendi görüşleri de oluşmaya başlayacak ve yaşanmışlıklarla birlikte pekişecektir.

Dünyaya çocuğun gözünden bakmak

Bir başka yararlı olacağını düşündüğüm kaynak ise yine Dr. Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı” kitabı. Yaklaşık ilk 150 sayfasında çok sıkıldığım ve bana fayda sağlayabilecek bir bilgi vermediğini düşündüğüm kitabı neredeyse elimden bırakacakken, 2. bölümünden itibaren iyi ki okumuşum dediğim bir hal aldı. Kısaca bahsedecek olursam, sürekli ağlayan, anne babalarına mızmızlanmayı seven yumurcakları, kendi sinirlerimizi de bozmadan, sakin bir şekilde nasıl mutlu edebileceğimize dair yöntemler sunuyor Karp. Çocukla iletişim kurarken, dünyaya çocuğun gözünden bakmayı öğretiyor.

Ceza vermeden çocukların sorunlarına nasıl çözümler sunabiliriz

Yine bunlara benzer öğretileri çok daha özet versiyonuyla, yerli bir yazarımızdan okumak isterseniz, bu kitaplar yerine Ali Çankırılı’nın “Çocuklara Söz Geçirme Sanatı” kitabını da inceleyebilirsiniz. O da Karp’a benzer şekilde sinirlenmeden, ceza vermeden, bağırmadan çocukları nasıl yönetebileceğimizi, ne türde sınırları ne şekilde koymak gerektiğini, çocuklara nasıl sorumluluklar verip aile içi işbirliğinin nasıl arttırılabileceği gibi konuları yalın bir dille okuyucuyla paylaşıyor. Bence bu başlıklar altındaki konulara ait pratik çözümleri sadece 200 sayfada öğrenebileceğiniz, hap niteliğinde bir kitap.

Benim vaktim bol, bu bilgileri daha ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isterim derseniz, önceki bahsettiğim çocuk gelişimi kitapları yerine, biri dünyada 4 milyondan, diğeri 2 milyondan fazla satmış olan bir ikiliyi önerebilirim. Dr. Thomas Gordon, “Etkili Anne-Baba Eğitimi” serisinin birinci kitabında, anne-babalara çocuklarıyla nasıl daha etkili iletişim kurabileceklerini anlatıp, ceza vermeden çocukların sorunlarına nasıl çözümler sunabiliriz konularına daha teorik bilgilerle açıklık getirirken, ikinci kitabında farklı yöntemlerin uygulamalı versiyonlarını okuyucuya aktarıyor.

Karp, Çankırlı, Güneş ve Gordon’ın bu kitaplarından oldukça faydalı bilgiler edindiğim için şu zamana kadar, birçok arkadaşıma da tavsiye ettim. Ama içlerinde daha farklı konulardan da bahseden bir tanesi var ki sanırım favorim diyebilirim, Po Bronson ve Ashley Merryman’ın “Eyvah Çocuğum Büyüyor” kitabı. İsmi biraz klişe gelse de, sizi temin ederim okurken çok farklı bakış açıları göreceksiniz. Ebeveynlerin hatalarından çocukların neden yalan söylediğine, kardeş kavgalarından yarış atına dönen çocuklara kadar pek çok farklı konuyu bir arada ele alarak adeta ufkunuzu genişletiyor.

İş oyun üretmeye ve oynamaya geldiğinde…

Eğer benim gibi bir anneyseniz, yani iş oyun üretmeye ve oynamaya geldiğinde size tam anlamıyla duraklama hali geliyor, normal şartlarda varlığından emin olduğunuz hayal gücünüz bulutlara karışıyor, bir süre ne yapacağınızı bilmez şekilde bekledikten sonra çocuklarınızın şaşkın bakışlarına maruz kalarak “Bakın burada bir sürü oyuncak var, hadi bunlarla oynayın bakalım” deyip kaçıyorsanız ya da oyun oynamaktan çok sıkılıyorsanız, çocuğunuzla gerçek nitelikli zaman geçirmenizi sağlayacak yüzlerce oyun alternatifi sunan, Şermin Yaşar’ın “Oyuncu Anne” kitabını rehber edinebilirsiniz. Bu kitabın anneler üzerinde oluşturabileceği sakıncalı duygu bence, “Herkes, her gün bunları mı yapıyor? Demek sandığım kadar başarılı bir anne değilmişim. Şimdi bunları öğrendiğime göre her an hepsini denemem lazım. Ama nasıl yetişeceğim?” psikolojisi, yani kısacası bir annenin sıklıkla karşı karşıya geldiği duygu; vicdani azap. Bu sebeple okumadan önce, bu kitabın sizi strese sokmak değil, tamamen annelere farklı, kolay ve zevkli oyun türleri sunmak amacıyla yazıldığını unutmamalısınız. İçlerinden sizin ve çocuğunuzun hoşunuza gidebilecek olan oyunları seçip (örneğin her gün beğendiklerinizden birini deneyerek), oyun saatlerini çocuğunuz ve sizin için verimli hale getirebilirsiniz.

Gebelik, bebek bakımı ve çocuk gelişiminde benim en çok faydalandığım kitaplar bunlar oldu. Umarım bu yazı vesilesiyle, içlerinden bir veya birkaçını okuyacak olan tüm anne babalar da sonuçlardan memnun kalırlar. Naçizane fikrim, gerçek annelik duygu ve güdülerimizin, kendimize ve etrafımıza anneliğimizi ispatlama savaşı içinde yıpranmaması ve bu zorluklarla dolu dönemleri en güzel anılarla geçirebilmemizin, biz ve çocuklarımız için en doğrusu olduğu… Şimdiden keyifli okumalar…

 

Zeynep Demirgil

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 09:37
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20