Ömer Nasuhi Bilmen’den: “Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları”

Eser, yazarının latif, leziz, necib ve itinalı üslubuna azami derecede dikkat edilerek günümüz Türkçesine sadeleştirilmiştir. Üslubun güzelliğini bozmamak adına mümkün olduğunca dipnot ilaveleri ile manası okuyucu açısından kapalı olabilecek kelimelerin açıklamaları eklenmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen’den: “Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları”

Peygamber Efendimizin mübarek sohbetlerine devam edip O’nun ulvî nazarına mazhar olmak, O’nun latif cemalini görmek büyük bir bahtiyarlıktır. Peygamber Efendimizi (s.a.) görmek şerefine nâil olan her Müslümana da Sahabi denir. Bu sohbet ve görüşün manevî tesiri o kadar fazladır ki süresi ne olursa olsun buna nâil olan zâta ebedî bir şeref ve yücelik bahşederek, onu peygamberlerden sonra Ehl-i İmanın en yüksek derecesine yükseltir. Resulullah’ın (s.a.) haklarında, “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olursanız, sizi selamete ulaştırır.” buyurduğu Ashab-ı Kiramın hepsi de fevkalâde hürmete layık kimselerdir ve Müslümanların, onlar hakkında iyi düşünmeleri dinî bir vazifedir. İslâmiyet sayesinde yüce bir ahlâka ulaşmış olan bu zâtlar da nihayet insandılar, aralarında özellikle hakkında dinî hüküm bulunmayan bazı konularda ihtilaf söz konusu olabilirdi. Nitekim Peygamberimizin vefatından sonra Müslümanlığın yayılmasıyla İslâm düşmanları da İslâm’ı söndürmek için Sahabeler arasına fitne sokmak suretiyle bazı elim ve üzücü olaylar meydana getirmişlerdir. Ne yazık ki daha Sahabe devrinden itibaren İbni Sebe gibi İslâm düşmanı Yahudiler başta olmak üzere Sahabe-i Kiram hakkında dedikodu üretenler olmuştur. Hâlâ da 1400 küsur sene önce meydana gelen bu olayları kaşıyıp bundan fayda umanlar bu bahane ile sahabelere dil uzatmaktadırlar.

İşte bu işin vebalini anlatmak üzere Risale Yayınları arasından çıkan eski Diyanet İşleri Başkanımız, büyük âlim Ömer Nasuhi Bilmen’in Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları isimli eserini okuyucunun istifadesine sunuyoruz. Ömer Nasuhi Bilmen bu kitabı yazış amacını kendi kaleminden, “Şu günlerde gerek bazı kitap ve gazetelerde gerekse bazı risalelerde Ashab-ı Kiramdan bazıları hakkında yanlış görüşler ileri sürüldüğüne, yanlış hükümler verildiğine kâni oldum. Hatta bu hususta yazı yazanlardan bazıları, fikirlerinin ve kanaatlerinin doğru olup olmadığını Müslüman âlimlerden ve bilhassa müftülüğümüzden sormaya lüzum görmüş bulundular. Bir münakaşa-i kalemiye tarzında olmaksızın ve soru sahipleri dikkate alınmaksızın yalnızca bir hakikatin açığa çıkmasına hizmet etmeyi ve dinî, tarihî bazı hadiselerin hakiki mahiyetini göstermeye çalışmayı bir ilmî vazife telakki ederek bu hususta bazı şeyler yazmaya karar verdim.” şeklinde ifade etmektedir. Eser, yazarının latif, leziz, necib ve itinalı üslubuna azami derecede dikkat edilerek günümüz Türkçesine sadeleştirilmiştir. Üslubun güzelliğini bozmamak adına mümkün olduğunca dipnot ilaveleri ile manası okuyucu açısından kapalı olabilecek kelimelerin açıklamaları eklenmiştir. Bazı kısımlarda ise üstadın kullandığı kelimelerin yerine en uygun olacak kelime seçimleri ile sadeleştirme yapılmıştır. Maalesef zamanımızda da Sahabe-i Kiram hakkında ileri geri konuşmaya cesaret edenler varlıklarını devam ettirmektedirler. Bunlara cevap niteliğinde olan bu kıymetli eserin birçok netameli durumu aydınlattığı aşikârdır.

Bu kıymetli eserin müellifinin içeriğe dair kaleme aldığı “Tahmid ve Tasliye” bölümünde şu ifadeler yer almaktadır:

“Allah Teâlâ Hazretlerine nihayetsiz hamdu sena olsun ki bizleri en büyük bir Peygamberin ümmetinde bulunmak şerefine erdirmiş, bizleri mukaddes İslâm dininin yüksek hükümleriyle nurlandırarak dünyada da ahirette de selamet ve saadetimize vesile olacak vecibeler ile mükellef kılmıştır. Hakk Teâlâ Hazretlerinin nihayetsiz salâtu selamı Muhterem Peygamberimiz, Hatemu’l Enbiya Hazretleri Muhammed Mustafa Efendimizin latif ruhlarına olsun ki o büyük Peygamberi Zîşan, bizlere kudsî dinimizin ulvî hükümlerini tebliğ etmiş, bizlere en güzel ahlâk düsturlarını tavsiye buyurmuş, bizleri hak ve hakikatten haberdar ederek Sünnet-i Seniyye yolunu önümüzde olanca genişlik ve aydınlığıyla açık bulundurmuştur.

Kerim, Rahim Yaratıcımızın salâtu selamı, o Peygamberi Âlişanın bilcümle mübarek Âl ve Ashabının pâk ruhlarına da olsun ki her biri bir hidayet yıldızı ve saadet rehberi olarak yollarımızı aydınlatmış, İslâm dininin nihayetsiz feyizlerinden her tarafın faydalanması için mücahede sahalarına atılmış, yüksek dinimizin semavî hükümlerini Şark ve Garba yayıp tanıtmış, kutsal isimleriyle mübeccel hürmet ve muhabbetleriyle ümmetin kalblerini daima tezyin etmişlerdir.”

Yayın Tarihi: 26 Temmuz 2022 Salı 17:00 Güncelleme Tarihi: 03 Ağustos 2022, 17:29
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah
Abdullah - 4 ay Önce

Sahabeyi Kiram ranhum bu ümmetin kırmızı çizgisidir. Selam olsun O'nun sav Sahabenin yolundan gidenlere.

banner19

banner36