Nurullah Genç’in omuzlarındaki dünya

"Daha sonra farklı mecralarda, farklı bölümleri anlatılan bu hayat hikayesi Omuzlarımda Dünya ismi ile kitaplaştırılmış ve Timaş Yayınları aracılığı ile okurla buluşmuş oldu." Sümeyra Çelebi yazdı.

Nurullah Genç’in omuzlarındaki dünya

Nurullah Genç’in hayat hikayesinin bir kısmını, bir Youtube kanalında verdiği röportaj vesilesi ile dinlemiş olduk birçoğumuz. Yüz binlerce kez izlenen bu röportaj herkes gibi beni de etkiledi.

Daha sonra farklı mecralarda, farklı bölümleri anlatılan bu hayat hikayesi Omuzlarımda Dünya ismi ile kitaplaştırılmış ve Timaş Yayınları aracılığı ile okurla buluşmuş oldu.

Kısmetli bir çocuk

Nurullah Genç köyün bilgesi hatta kurucusu olarak ifade edilebilecek gayretli bir dedenin torunu olarak gelmiş dünyaya. Daha çocukken pes etmek, ümitsizlik, yılgınlık kelimelerinin içinde yer almadığı bir lügat ile konuşan insanları dinlemeye başlamış. Çocuklara kıymet verilen, insanlar arasında hasedin olmadığı, birbirini gönülden sevebilen kişilerin yaşadığı bir köy; kitaplar okunan, sohbet meclisleri kurulan, hikayeler anlatılan 7’den 70’e herkesin kendini oraya ait hissettiği bir köy odası…

Henüz daha küçük yaşlarımdayken bu sahnelerin tüm köylerimizin olağan bir parçası olduğunu hayal eder, bu iyimser ezberimi bozan romanların, filmlerin, anlatıların müelliflerinin köyü ve köylüyü sevmeyen, halk düşmanı kentliler olduğunu düşünürdüm. Ne yazık ki geçen zaman sonrasında, şahitliklerim, dinlediklerim ve okuduklarım sonucunda, istisna olanın Genç’in köyü olduğunu görmüş oldum.

Nurullah Genç’in babasının büyük bir iyilik ve fedakarlık örneği olan kıssasını da içine alan okul serüveninde güzellikler onu bırakmıyor. Sevgi dolu bir aile ve köyden sonra okumak için yanlarına gittiği ailelerde de aynı sıcaklığı bulması ise hayatı boyunca karşılaştığı güzelliklerden biri olmuş oluyor. Bu sebeple Genç’in, çocukluk dönemini geçirdiği manevi ortam açısından oldukça kısmetli olduğunu söylemek mümkün.

Kıymet bilen bir genç

Hayata, şartlara ve insanlara dair pek çok kombinasyon vardır. Kötü insanlar ve zor şartlara rağmen iyi olabilmek. Kötü insanlar ve iyi şartlarda başarılı olmak. İyi insanlar ama kötü şartlarda hayata tutunmak. Her şey iyi olmasına rağmen bir şey olamamak vs vs…

Nurullah Genç maddi olarak nispeten zorlayıcı şartlarda, iyi yürekli insanların olduğu bir ortamda, okuması için uygun bir zemin için çabalayan bir ailede tüm bu güzel şartları değerlendirebileceği en iyi şekilde değerlendiren bir genç olmuş. Ne sorumlulukla karşılaşsa hakkını vermiş ne vazife verilse hakkıyla ifa etmiş.

İman, teslimiyet  ve azimle karışık hırs

Allah ve kader inancı sağlam bir zemine oturmuş olan Genç, hayatında birçok noktada son derece teslim olmuş bir duruş sergiliyor. Ecel ve kader konusunda münakaşa ettiği bir arkadaşını ikna edebilmek için o günün şartlarında bir imamın sağ girip çıkması mümkün olmayan bir köye Ramazan’da imamlık yapmaya gidiyor. Hakikaten de canı pahasına imamlığı yapıp canını zor kurtararak geri dönüyor.

Arkadaşlarının bir şaka, takılma olarak söyleyip geçtiği başka hususlarda da Genç’in hırs düzeyinde bir azimle onları şaşırttığını görüyoruz. Satrancı beceremediği söylenince, şampiyon olacak düzeyde satranç ustası oluşu, masa tenisi ve bilardoda benzer ithamlar üzerine benzer üstün başarılar elde edişi dikkat çekiciydi. Masa tenisine kendisini oyun oynarken fıtık oluverecek kadar kaptırdığı esnada bunun ilahi bir ihtar olduğunu kıymetli Genç de düşündü mü bilemiyorum…

Omuzlarında dünya

Nurullah Genç’in kitaplaşan hayat hikayesinin ilk kısmı, dinlediğim röportajdan aşina olduğum kesitlerden oluşuyordu. Sıkça, yazarın, hayat hikayesini kitaplaştırması yönündeki ısrarlar sebebiyle bu kitabı yazdığını ve kitaplaşması için bazı yerlerde dolgu malzemesi kullanmak zorunda kaldığını düşünmüştüm. Aynı zamanda şairin hayatını, jest ve mimikleriyle dinlemenin daha çok tesirli olduğuna dair bir kanaatim de oluşmuştu.

Kitap ilerleyen kısımlarda okuyucu olarak beklentimi daha çok karşılamaya başladı. Bununla birlikte karşımda yazarın hep hüzünlü bir tonda anlattığı bir hayat vardı, ‘Omuzlarında bir dünya’ varmış gibi bir hayat; oysa zeka, yetenek, aile, çevre açısından oldukça güzel imkanlarla donatılmış, aşılması çabalarıyla mümkün olan ve aşılmış ufak tefek imtihanlarla karşılaşmış, sonuç olarak da kendisini tatmin edecek aynı zamanda takdiri de hak edecek düzeyde başarıya ulaşmış bir insan hikayesi okuyoruz kitapta.

Neyse ki kitap kapanışı bu hüzünlü ses tonundan ve isminin ağırlığından sıyrılarak eğlenceli bir son ile yapıyor. Gece yarısı eşimi uyandırmamak için kahkahalarımı tutmaya çalıştığım bir son ile vedalaşıyoruz şairin hayat hikayesiyle.

Sümeyra Çelebi

Yayın Tarihi: 24 Eylül 2021 Cuma 12:00
banner25
YORUM EKLE

banner26