Kudüs Sevdamızı Harlayan Şiirler

Şair Adem Turan’ın hazırladığı, Türkiye'deki yazar ve şairlerin Kudüs hakkındaki şiir ve yazılarını bir araya getiren 'Benim Adım Kudüs' kitabı hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

Kudüs Sevdamızı Harlayan Şiirler

Dünya üzerinde nadide köşelerden bir köşedir Kudüs. İnsanlık tarihi kadar eskilere giden bir geçmişi olan Kudüs’ün önemi hakkında farklılıklar olsa da hiç değişmemiş ve Kudüs her vakit dünyanın gözbebeği şehirlerden biri olmuştur.

Edebiyat dünyamız da Kudüs’e karşı hiçbir zaman duyarsız kalmamış, çağrışımları farklı olsa da Kudüs hep var olmuştur. Peygamber Efendimiz’den sonraki zamanlarda ortaya konan edebi eserlerde sevgi, hoşgörü merkezi, ilk kıble, peygamberler diyarı, miraca adım atılan kutsal belde olarak karşılık bulmuş Kudüs. İsrail’in Batı tarafından kollanmaya başlaması ile birlikte Filistin topraklarındaki yayılma politikasına hız vermiş, daha sonra da her gün şahit olduğumuz acılar ara verilmeksizin dünyanın gözü önünde yaşanmaya devam etmiş ve Kudüs’ün adı artık acı ve zulüm ile anılmaya başlanmıştır.

Artık edebiyatımızda Kudüs adına yazılan her cümlenin içinde direnç, hınç, kin, acı ve gözyaşı eksik değil. Şairler ve yazarlar zalime karşı bir taş olsun diye kuruyorlar cümlelerini. Hedefini bulsun diye her cümle bir “Tekbir” edası ile kanatlanıyor göğe.

Adem Turan UHİM (Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi) tarafından desteklenen
bir çalışma ile şair ve yazarların Kudüs için yazdıkları şiir ve yazıları bir araya getirdi. Benim Adım Kudüs adlı çalışmada Mehmet Akif İnan dışındaki bütün şair ve yazarlar hayatta. Yani seçki güncel eserleri sunuyor bize.

Bu eserin ortaya çıkış amacını şu ifadelerle açıklıyor Adem Turan: “Türkiyeli şairler olarak, işgalinin 100. Yılında, şiirimizle, yazılarımızla, o mahzun şehre doğru yola çıktık biz. Bir tarih düşelim istedik. İstedik ki bu yolculuk Türkiye’den başlasın. İstedik ki içimizin ateşi biraz daha harlasın…

56 isim yer alıyor kitapta. İlk isim Hasan Aycın. Bir Kudüs çizimiyle bu çalışmaya destek vermiş.

Bir Kudüs vardır Kudüs’ten içre

Benim Adım Kudüs kitabındaki yazı ve şiirleri okudukça Kudüs’ün mahzunluğu içimize çöküyor. Sadece İsrail’in değil dünyanın hangi köşesinde olursa olsun ruhunu Siyonizme teslim etmiş kim varsa Kudüs’ün üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için hür türlü yola başvurduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Mescid-i Aksa’nın biraz daha boynu bükülüyor, biraz daha yalnız kalıyor kocaman dünyanın ortasında Aksa.

Mescid-i Aksa şairi dediğimizde aklımıza gelen ilk şair M. Akif İnan. Kitap, İnan’ın Mescid-i Aksa şiiri ile başlıyor.

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu

Konu Kudüs olduğunda aklımıza gelecek ilk şairlerden biri de Nuri Pakdil. Ondaki Kudüs sevdası tutsak Kudüs için yazılmış bir özgürlük şarkısıdır adeta. Kudüs’ü onun sesiyle, duruşuyla tanıyan nesiller şimdi Kudüs davasının sesi, soluğu olmaya çalışıyor. Kudüs’üm adlı yazısı ile Anneler ve Kudüs şiiri yer alıyor Pakdil’in kitapta. Yazısının bir yerinde beynimize çakılan cümleleri şöyle Pakdil’in: “Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Çünkü gerçek bağımsızlık, yüzyıllar boyunca damıtılarak oluşturulan bir birikimdir. İnsan onurunun asal kaynaklarından biridir, putçuluğun kesinlikle iptalidir.”

Pakdil’in Anneler ve Kudüs şiiri ne zamanki Kudüs’ün adı anılsa hemen dillere düşen dizeleriyle hatırladığımız bir şiir:

Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin

Tarihi kimliği 1969 yılından sonra değişmeye başlayınca Kudüs hakkında yazılanlar da bu minvalde değişmeye başlamıştır. Kudüs artık bir direnişin adı ve sembolü olmuştur. Özellikle şairler mazlum coğrafyaları şiirlerine taşırken Kudüs’ü ilk sıraya almayı ihmal etmemişlerdir.

Benim Adım Kudüs’te yer alan şiirlerin tümünde bir hüzün ve direniş azmi de bunu doğrular mahiyette. Ben kitaptan örnek şiirlerle Kudüs’ün yanında olduğumuzu bir kez daha haykırmak istiyorum dua niyetine geçsin diyerek. Adem Turan’ın kitapta herhangi bir çalışması yer almıyor, ben Turan’ın kitap için yazdığı önsözden bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Merhamet timsali Efendimizin Mirac’ı oradan başladı.
O, ne güzel ve kutlu bir yolculuk!
Başlangıcı da muhteşem, bitişi de!
Şimdiyse gözlerimiz ve ellerimiz bomboş; hüzün sarmış her yanımızı.
Yüzyıldır kanıyor çünkü Kudüs
Yüzyıldır kanıyor yüreklerimiz.
Yüzyıldır yanıyoruz ateşlerde.
Biz bu kan revan hallerimizle daha ne ne kadar yaşarız!
Kudüs ey!

Adem Turan

ben Kudüs
bana çok kapıdan girilir
bir de aşk kapısından
o kapı kalp kapısı
o kapı gök kapısı
Mescid-i Aksa
ilk ve son durak
bende yükseldi Burak
bende yükseldi Aşk
göklerin Kutlu Seyyahı

Arif Ay

Yetmiş iki yerinden vuruyorlar
Düşmüyorsun
Yetmiş iki gül birden açıyor gül bedeninde
Yetmiş iki yürek patlıyor korkusundan
Nasıl da gözlerin Kerbelâ oluyor birden
Yüreğin nasıl da Filistin’e benziyor
Nasıl da…

Rıdvan Canım

Ahir zaman hikâyelerine muhaliftir Kudüs
İçinde müştak, peygamber çiçekli ve metruk
Dicle’nin ve Fırat’ın iştahlı sularıyla yıkanarak büyüyen
Bağdat’ın, imamı Azamın ve Kerbela’nın haykırışıyla
Lambaların söndüğü, aynaların kırıldığı, ayın yere düştüğü
Zamanlara ait iklimlerde, Kleopetra’nın azgınlığıyla
Bu benim aşkımdır diyerek yanıp kül olsa da faydasızdır

Recep Garip

Çocuk gözüyle Kudüs
Ateş çemberinde gül
Camdan sığınaklarda
Darası alınmış kül

İbrahim Eryiğit

kudüs ışığı, Kudüs güneşi
yeşil yeşil büyürken
içimde korku dolu bulutlar
yarın kudüs’ten doğacak
aksa’nın kubbesinden havalandığında yeni bir kuş

Şakir Kurtulmuş

Aksa’nın pervazlarına tünemiş güvercinler
buğdaylar serpilmiş taşlı yollara
her tohum bir taş, her taş bir özgürlük
o taşları koru Allah’ım

Mehmet S. Fidancı

Her coğrafyanın esmer bir teni var.
Yüzümü ağartıp kapının eşiğinde bitap bir arzu gibi ahraz
belki ama yürüdükçe çoğalan bir şeydi söz.
Gölgesine yenilmiş güneşin ayetlerini okuyorum. Cebimde kirli bir ıslık,
Cebimde zülkarneyn hikâyeleri:
Yürünecek ne çok yol var.
Yol var fesadın iğvasından nasıl çıkar harfler bu makûl madde,
Yarım yüzyıllık yol, Kudüs hâlâ var.

Ömer İdris Akdin

Sokulur meymenetsiz bir harami gibi ihanet
yine de kimselere vermez kendini sevgili kudüs
sokulur gözü dönmüş bir mermi gibi ihanet

Ali Emre

bir kahpe yürek boylar cehennemi
altmışüç üveyik de uçar asumana
ellerinde peygambere şikâyet dilekçeleri

Nevzat Akyar

Çok oldu unutula zeytinin tadını
Ama zeytinin kokusunu unutmadım

Tarifsiz kederler içinde yaşamak
Böyle bir şeydir Filistin’de

Ölmek yitip gitmek hükümsüz
Bir kayıp ilanı gibi hayattan
Kaldırarak bütün taşları yerinden
Bir kılıç darbesi indirerek hayata
Hiç almayacağı o son dersi vermek

Özcan Ünlü

kutsal bir ilahi gibi
yalnızlığını içiyor şehir
ebabil kuşlarının şöleni göklerde
tetik ağır bu akşam yaşamak
kıyametin dansı eprirken gövdeler
kanar körfez
bitimsiz feryat

Ercan Ata

Bunlar Tanrı’nın bile düşmanları yavrum!
Sapına kadar Allahsız, sapına kadar bedbaht
Kendi küçük dünyalarının büyük zalimleri
Tanımamışlar; hep uzak yaşamışlar sevgiden
Sanma ki, yalnız seni sevmezler yavrum!
Bunlar kendi çocuklarını da sevmezler;
Her gece başını koyup yastığa, ağlarlar
Kendilerini sevmeye vakitleri yok yavrum!

Ünsal Ünlü

yanık kokusu var sözlerinde
söylenip tükendiğinde
bir avuç kül birikmekte
mecnun ağacının dibinde

Tunay Özer

Ezgiler, marşlar, bayraklar…
Her gün yeniden taze bir tel’in
Kırk yamalı bohça gibi dilimiz
Dilimiz, diline rehin verilmiş akrebin

Nadir Aşçı

Canımı aldım taş eyledim kapına
Zalimin kurşunu bana değsin Ey Aksa
İnanmış çocukların kundağında
Gerili bir ok gibi semaya salınıyor.

Yunus Emre Altuntaş

Düşen bir taşı sağıma kardeş yapıyorlar
Bu şehir elden ve gözden sakınarak uykuya
Dalan çocukların tırnaklarını yemenin masumluğuyla
Gölgeler içinden geçip kalbine ırmaklar çiziyor

Mehmet Tepe

Toza toprağa bulanmadan ne güzel savaştım
ne güzel öldürdüm düşmanımı kana cana bulaşmadan
anne bak ben mücahit oldum klavyeden kalkanım
sözüm kılıç olmuş anne bak bin beğeni aldım

Cahid Efgan Akgül

ey bilânihâye kanla irkilen toprak
burada başlamamış mıydı İsra, o kutlu gece?
sokakların ak mezar taşların yalnızlığı

Berat Bıyıklı

Kitaptaki şiirlerden bir demet sundum tadımlık. Kudüs üzerine yazılmış yazılar ve şiirler ile Benim Adım Kudüs günümüz edebiyatında Kudüs konusu için bir kaynak olacak nitelikte titizlikle hazırlanmış bir eser. Emeği geçen herkesi cân-ı gönülden kutluyorum.

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2018, 07:35
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26