Endülüslü hocalar talebelerine neler öğretti?

İzzet Tanju, 'İbn Rüşd' kitabında okuyucuya genişçe çizdiği Ortaçağ Arap uleması düşünce sistemi içinde derinlikli bir Endülüs seyahati vaat ediyor. Sadullah Yıldız yazdı.

Endülüslü hocalar talebelerine neler öğretti?

https://www.ktpkitabevi.com/urun/ibn-rusd-bir-erken-aydinin-yasam-oykusu

Dostoyevski”si de hacmi küçük, fakat geniş ufuklara nâzıran yazıldığı her satırından belli bir kitaptı İzzet Tanju’nun. Onda da diğer kitaplarında, galiba bizde en belirgin hâlini Cemil Meriç’te bulan, o yüklem zamanları sık sık değişmeceli cümle yapılarıyla akıcı bir formda yazma işini, bana kalırsa çok iyi başaran bir de üslupçuluğu var onun.

“Dostoyevski”de bize, o büyük mütefekkirin konservatif tarafını göstermiş ve yaşadığı yıllarda “ileri” olan ne varsa hepsine amansız savaş açmış bir münevverin, bütün hayatını değilse de iyi çizilmiş portresini sunmuştu. Ötüken Neşriyat’tan kasım ayı içinde neşrolunan “İbn Rüşd”de de, hacim olarak küçük fakat alabildiğine yoğun ve zengin bir arka plana sahip eser meydana getirmiş Tanju. O kadar ki, izahlı ve genişletilmiş bir anlatıma, izlenen yol itibariyle imkân olmadığı belli olmasına rağmen, yine de çokça alt katmanlı metin ve felsefe akımını hâvi önümüzdeki bu kitap. Ortaçağ’ın âlem isimlerinden İbni Rüşd’ü (1125-1198) anlamak, elbette bir iki şahsı/akımı/ekolü ve kitabı zikretmekle mümkün olamayacağından, bu meyanda da kesif bir katmanlar ve bilgiler arka planına sahip olmayı gerektiriyor bu okuma eylemi.

Dedesi ve babası da kadı olan (kitapta “büyükbaba İbni Rüşd”) İbni Rüşd için, önümüze dibace bâbından kısa bir Endülüs-İspanya-Avrupa düzlemi çıkarıyor yazar ve evvela bunları anlamak/bilmek/okumak gerektiğini göstermiş olup kısaca bahsettikten sonra Farabî, İbn Bâcce gibi mühim isimlere de değinerek girizgâha geçiyor.

Endülüs’te öğrenciye neler öğretilirdi?

Büyükbaba İbni Rüşd’ün doğduğu sosyal ve siyasî atmosfer, gerilimli bir seyir içinde. Torununun kaderi de pek farklı olmuyor, tam bir karmaşa hâlinden ibaret. Uzun yıllar ilimle meşgul olan büyükbaba İbni Rüşd, “öğretme gücü yüksek” ve vukuf sahibi bir âlim. Onun, İbni Rüşd’ü anlamak için pek mühim olabilecek bir yönünü, metodiğini İzzet Tanju şöyle anlatmış: “Her vakada ele alınan sorunlara getirilen geleneksel çözümleri derlemiş olsa da, sunumları bir açıdan, torun İbni Rüşd’ü hazırlamıştır diyebiliriz.”

Bugün, sahalarında köşe taşı kabul edilen birçok isimle teşrik-i mesaide bulunmuş yahut dizleri dibinde talebelik etmiş olan İbni Rüşd, çok çeşitli kalemlerde eser vermiş. Bunların bir dökümünü yapan yazar, şiir ve nahiv gibi doğrudan Arapça’yla ilgili olanların yanı sıra fıkıh, fizik, bitkibilimi, hayvanbilimi, gökbilimi ve elbette sivrildiği bölüm olan felsefe ve tıbbı sayıyor.

Endülüs’teki öğretim, Doğu’daki öğretim metotlarından belli bazı noktalarda ayrılıyor ve orijinal yollar takip ediyor. Kitapta bu hususa dair izler sürmek de mümkün ve Tanju, birçok yerde bu karşılaştırmaya başvurmuş nitekim: Doğu öğretim tekniğiyle Endülüs farklılaşmasına. Bu farklılaşmanın, “Müslüman dünyadan ayrı olmayışı”na fakat daha bir “düzenli” oluşuna vurgu yaptıktan sonra şunları ekliyor: “Arapça öğrenimi Kur’an’la başlar ve öğrenci onu hıfzetmek zorundadır. Ne var ki, Endülüslüler ona şiirlerden, mektuplardan örnekler, dilbilgisiyle ilgili temel bilgiler de ekler. Eğitim sırasında yazıyı düzgün çizgilerle yazmak da öğretilir. Ne var ki, Endülüs daha çok kültürlü insanlar yetiştirmiştir, bu alanda Arap dünyasının geri kalanından daha ileridedir.” Yazarın saydığı giriş niteliğindeki dersler arasında dil, din ve hesap konusunda ön bilgilerin yanı sıra hadis ezberi, fıkıh, dilbilgisi, sözlükbilgisi, güzel yazılar, şiir, tarih, soyağacı gibi başlıklar var. Bilimlerle felsefenin, talebenin dağarcığında buluşmasıysa ancak iyi bir dinî yetişmeden sonra mümkün oluyor.

Bu “bilim-ilim” ayrımının bugünkü varlığının, o zamanın Endülüs’üne dek uzanan geçmişi olacak ki, İbni Rüşd, aile üyeleri içinde “bilimler” sahasına ilk eğilen kişiymiş. O dönemde en gözde bilginin, kısaca “ilim” olduğunu ve bunun mübaşereten “dinî bilgi” anlamına gelip öylece kullanıldığını belirtiyor İzzet Tanju. Zaten “rıhle” (seyahat) kelimesiyle bütünleşik kullanılan “er-rıhle fî talebi’l-ilm” tabirinin, direkt olarak hadis öğrenimi için yolculuğa çıkmak anlamında kullanılmış olmasının algısı ardında yatan sebep de, yazarın bu vurgusuyla aynı olsa gerek. Edebiyatın dışındaki dinle ilgisiz bilgi dallarının çok sonraları ele alınmaya başlandığını ve bunların ilk etapta ulema tarafından kuşkuyla karşılandığını ifade ediyor yazar.

İbni Rüşd, Aristo’nun en üstün yorumcusu nasıl oldu?

Eflatun’un “Devlet”iyle birlikte ütopik eserlerin ilklerinden olan “Hay bin Yakzan”ın müellifi İbni Tufeyl, İbni Rüşd’ün meslektaşı ve akıl hocası mesabesinde bir dostu. İbni Tufeyl’in, Sultan Ebu Yakup’a (1163-1184) yakınlığı, vefatından sonra dostu İbni Rüşd’ün, Ebu Yakup’un oğlu ve yeni sultan Ebu Yusuf’a yakınlığı anlamına gelmiş. İbni Rüşd’ün, sarayda saygın bir konuma yükselişi bu vesileyle oluyor. Sultan Ebu Yakup, Endülüs devrinin sultanlarındaki hikmet ve ilim derecesi hakkında fikir verircesine donanımlı, kültürlü ve ufuk sahibi bir sultanmış: “Hekimliğe, öteki bilimlere ve felsefeye meraklıydı. Büyük bir kütüphanesi vardı.” Bu bâptan olarak, sultan bir gün İbni Tufeyl’e, Aristo tercümelerindeki birtakım belirsizlikten söz açıyor ve Aristo’yu iyi kavrayıp özetleyebilecek birinin varlığının ne de güzel olacağından bahsediyor. İbni Tufeyl de meseleyi liyakat ve ehliyeti sebebiyle İbni Rüşd’e aktarınca, onun Aristo macerası başlamış oluyor: “İbni Rüşd’e Aristo’nun ‘en üstün yorumcusu’ ününü kazandıracak çalışmaların kaynağı, devletin doruğundan gelen istekti.”

Eserin geniş perspektifi içine sığan başlıklar arasına mezhep-tasavvuf meselelerinden parçalar, dönemsel siyasî aktörler-hadiseler ve hatta panteizm bile dâhil oluyor. İbni Rüşd’ün Gazalî’ye ve eserlerine dair görüşleri-çalışmaları ve alakasını da yer yer başlıklar hâlinde tetkik etmiş yazar.

Sadullah Yıldız, müstefit oldu.

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 10:08
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13