banner17

Egemenlerdir yuhalanan!

Cevat Akkanat’ın Korku Islığı kitabıyla 70’lerin ikliminde dolaşıyoruz..

Egemenlerdir yuhalanan!


60’larda Modern Türk Şiiri, İkinci Yeni’nin ethos damarıyla beslenirken 70’ler direnç yüklü şiirlerle taçlandı. 80’lerde, kuşağın klişe tabiriyle söylersek Türk Şiiri yerini süslemeciliğe dayalı, imge yüklü şiirlere bıraktı. 80’lerde şiirin merkezini imgesel kavrayış oluşturuyor, buysa sözü fazlasıyla boğuyor, flu bir görüntü bırakıyordu geride. 80’lerden bu güne Ahmet Güntan, Osman Konuk gibi şairler kaldıysa şiirsel sözü netlikle ifade edişlerinden dolayıdır.

Slogan şiirleri

Şiir slogan ve propagandayla yüklüdür. Yoksulluğu savunuyor, halkın yanında yer alıyor ve kavganın göbeğinden sesleniyorsanız şiir slogandır zaten. Slogandaki donukluğun giderilmesi, şiir birimlerindeki klişenin yumuşatılmasına ve kırılmasına bağlıdır.Cevat Akkanat, Korku Islığı

Bunları Cevat Akkanat’ın 80’lerde yazdığı ilk gençlik verimlerinden oluşan toplamı Korku Islığı başlıklı korkunç çığlıksı kitabını okurken yeniden düşündüm. Korku Islığı’nda şiir, bir çığlık biçiminde gelişiyor, demirden mısralarla örülüyor. Şiirsel öfke, kederi ve yılgınlığı ve üzülüyor olmayı yırtıp atan bir tavra sahip. ‘Suskunluklarda’ şiirinin 4. bölümünde ‘milyarlarla ölçüyorum kanımın/ damarlarımdaki enginliğini’ mısraı dolu ve cesarete dayalı bir söyleyişin bir örneği şeklinde okunabilir.

Egemenlere sıkı bir yuh!

Korku Islığı’nda güç veren, güç katan şiirler mevcut. Islığın, ıslıklamanın kaynağının ‘korku’ olmadığını düşünüyorum. Egemenlerdir yuhalanan, muktedirlerdir. Yasaklarla ve kısıtlamalarla sınırlanmış genç bir şairin umuduna ve hayata tutunuş biçimlerine tanıklık edebilirsiniz bu kitapta. Direniş, dinamizm katmış şiirine Akkanat’ın. Bu yönüyle 70’lerden bir ada görünümünde kitap. Hem şiirsel atmosfer hem de söyleniş biçimi bakımından. ‘kapitalist lokantalar kulübü’ne karşı ‘soğan doğrayıcılığı’ yapacak kadar halkın içinden konuşan bir özne var kitapta. Muktedirlere ve zalimlere karşı, ezilenlerin ve mazlumların yanında...

Yeni ayırdına vardığım bir gerçek de Akkanat’ın bu toplamda korkunç cesaret yüklü oluşu.’Yürüyorum işte, kollarım omuzlarda/omuzlarımda kollar’ diyecek kadar kendine ve yoldaşlarına güveniyor. İyimser ve yarına inancı tam. Hayatın yangınından geçmiş. Umut yüklü. ‘Kül’ü değil, ‘alev’i seçmiş, dizginsiz alevi. Sesinin yüksek oluşu bundan. Sadece ‘aykırı şiirler’den teşekkül etmiyor Korku Islığı, tanıklıklarla ilerleyen, uçarılıklarla ve aşkla beslenip ‘inşaat işçileri’nde konaklayan, coşkunun göverten şiirleri diyebiliriz rahatlıkla.

Korku Islığı’nı okuyun derim, daha yeni gerçeklerin ayırdına varacaksınız.

Mustafa Celep, yazdı

 

Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2012, 22:33
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20