banner17

Edgar Allan Poe’nun Kuyu ve Sarkaç adlı hikâye kitabından 10 alıntı

Ruhu sıkan, geren, muazzam tasvirlerle her detayı tüm keskinliğiyle okuyucuya sunan Edgar Allan Poe’nun Kuyu ve Sarkaç kitabından 10 dikkat çekici alıntı.

Edgar Allan Poe’nun Kuyu ve Sarkaç adlı hikâye kitabından 10 alıntı

Edgar Allan Poe çarpıcı yaşam öyküsüyle dünya edebiyatında derin izler bırakan isimlerden biri. Ketebe Yayınlarından çıkan Kuyu ve Sarkaç öyküsünde engizisyonun karar ve uygulamalarının kıskacındaki bir adamın aklı ile mantığı arasındaki korkunç mücadelesini okuruz. Kitap Ortaçağ Fransa’sında engizisyon mahkemelerini ve işkencelerini konu olur. Yazarın bütün öykülerinde olduğu gibi bu kitabında da karamsar ve gizemli bir hava esmektedir.

Edgar Allan Poe'nun kitaptaki öykülerinde kuyu, sarkaç, mumlar, adalet anlayışından yoksun yargıçlar ve bağıran insan imgeleri ön plana çıkar. Gotik edebiyatının öncüsü kabul edilen Edgar Allan Poe hikâyelerinde gotik sanatının ve mimarisinin öncü ülkesi olan Fransa’yı sıkça işler. Kuyu ve Sarkaç da aynı özellikleri haizdir.

Ruhu sıkan, geren, muazzam tasvirlerle her detayı tüm keskinliğiyle okuyucuya sunan Poe’nun Kuyu ve Sarkaç kitabından 10 dikkat çekici alıntı:

1. “Hatırlamak için ciddi bir mücadele içindeyken ve ruhumun yuvarlandığı o hiçliğin parçalarını bir araya getirmeye çabalarken başardığımı düşündüğüm anlar oldu. Kesik kesik hatırladığım anıların, daha sonra şuurum yerine gelince bir sayıklama haline ait yaşanmışlıktan başka bir şey olmadığını gördüm.”

2. “Ruhumun dayanılmaz çalkantısına etki edecek en ufak bir olayı düşünmek bile beni ürpertiyor. Aslında tehlikeden değil, etkisinden çekiniyorum dehşetinden.”

3. “En vurdumduymaz görünen insanlar bile yüreklerinde sıcak hisler taşırlar. Yaşamak ile ölmek arasında fark göremeyecek kadar kaybetmiş olanların bile ciddiye aldığı konular vardır.”

4. “Oysa akıl gerçeği ararken, alışılmış biçimlerin dışına çıkarsa yolunu bulur.”

5. “İnsan ölünce bile bilincini tamamen yitirmez; aksi takdirde insanın ebedi olduğunu söylemek mümkün olmazdı.”

6. “Bazı sırların sır olarak kalması gerekir. İnsanların ser verip sır vermeme adına, acıklı bakışlarla hayali günah çıkartıcılarının ellerine sarılıp boğazları düğüm düğüm, çaresizlik ve ümitsizlik içinde, korkunç sırları ifşa edememenin ağırlığıyla her Allah’ın gecesi yataklarında ölmeleri bu yüzdendir.”

7. “İlk başta sıradan ve bilindik şeylere dairdi gözlemlerim. Kalabalıktaki insanları inceliyor, aralarında bir bağ kurmaya çalışıyordum. Ayrıntılara inmem çok zaman almadı; kılı kırk yararak beden, elbise, tavır, yürüyüş, görünüş ve yüz ifadelerindeki cümbüşü izledim.”

8. “Gündüz de düş görebilenler sadece geceleri düş görenlerin idrak edemeyeceği bir bilinç içindedirler. Boz bulanık hayallerde ölümsüzlüğü bir an için yakalamış gibi olurlar, uyandıklarında ise o büyük sırrı elde etmenin eşiğinde olmanın heyecanını yaşarlar.”

9. “Gizlenmek tek kelimeyle ahmaklık, nasıl olsa bu insanlar görmüyor.”

10. “Bir kitabın kapağına ya da kenarındaki öylesine konulmuş bir işarete gözünü bile kırpmadan yoğunlaşmak, bir yaz gününün hoşnutluğundan yere ya da duvar halısına düşen tuhaf bir gölgenin derinliklerine dalıp gitmek, tüm gece boyunca bir lambanın sakin yalazında ya da bir ateşin korunda kaybolup gitmek; bir çiçeğin baskın kokusunda hülyalara dalmak; aynı bilindik kelimeyi ifadesizce öylesine tekrar etmek; uzun süre ve inatla hiç kıpırdamadan durarak bedensel ve zihinsel duyumlardan uzaklaşmak; işte bunlar aslında benzerine az rastlanır olmasa da bir öngörü ya da tahlile meydan okuyan açıklanmasının imkansız olduğu zihni melekelerime tesir etmiş habis aşırılıklarımdan sadece birkaçıydı.’’

Edgar Allan Poe, Kuyu ve Sarkaç, Ketebe Yayınları

Hazırlayan: Deniz Demirdağ

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2018, 10:34
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20