İsmail Bilgili
12 Ekim 1920’de Konya’nın Keçeci mahallesinde dünyaya geldi. Babası müderris Sadık Efendi (1869-1932), annesi Fatımatu’z-Zehra hanımdır. Babası müderris Sadık Efendi Eskişehir’in Sakarya nehri boylarından Alpagut köyünden Konya’ya gelir ve Hacı Hasan Başı mahallesindeki Alâiyeli müderris İsmail Efendi’nin medresesinde ilim tahsiline başlar. Zahiri ve batıni tahsilini tamamladıktan sonra hocası müderris İsmail Efendi, Sadık Efendi ile kızı Fatıma’yı nikâhlayarak onu kendine damat ve medreseye de müderris tayin eder. Böylece Sadık Efendi Konya’da kalır.
İmam Ahmed Efendi, Sadık Efendi’nin en küçük evladıdır. İlk tahsilinden sonra on iki yaşında iken babası Sadık Efendi 1932 tarihinde vefat eder. Ahmed Efendi Kur’an eğitimi için Eskişehir’in Muttalip köyüne gider. Orada hocası Hilmi Efendi’den ilk Kur’an eğitimini alır. Hocasıyla ilgili bir olayı şöyle anlatırdı:
Hilmi hoca Kur’an eğitimini, yasağa rağmen 1930’lı yıllarda evinde sürdürürken bir gün jandarma talebeleri dağıtır, Hilmi hocayı da kelepçeleyerek Ankara’ya götürür. Hoca Efendi yanına urgan ve kefenini alır. Hâkim karşısına çıkınca hâkim, yanındaki bohçada ne olduğunu sorar. Hoca Efendi de “Kefen ve urgan getirdim. Siz beni asmadıkça Kur’an okutmaktan alıkoyamazsınız” der. Bu cevaba karşılık hâkim hoca efendiyi serbest bırakır.
İmam Ahmed Efendi daha sonra eğitimine Konya’da devam eder. Kapu Camii İmamı şeyhulkurrâ Hacı Haydar Efendi (1863-1949)’de hafızlığını ikmal eder.
İmam Ahmed Efendi askerliğini İstanbul’da yaparken mürşit aramaya koyulur ve İstanbul’da pek çok mühim zevatla tanışır. Bunlardan biri Arvasî Zâde Şefik Efendi, bir diğeri de Kadiri şeyhlerinden Muhyiddin Efendi’dir. Ancak kalbi tam mutmain olamadığından kimseye bağlanamaz.
İmam Ahmed Efendi askerliğini tamamlayarak Konya’ya döndükten sonra Elazığlı Muharrem Sırrı Efendi (ö. 1964)’nin halifesi Mehmet Canbilen’le tanışır ve kendisinden ders alır. Muharrem Sırrı Efendi Divan sahibi, Elazığlı Ömer Baba’nın halifesidir. Tasavvufî derslerine devam eden İmam Ahmed Efendi, hocasından daha fazla müstefit olmak amacıyla Elazığ’a birkaç kez giderek himmetinden istifade eder. Sonraki yıllarda Muharrem Sırrı Efendi de Konya’ya iki kez gelir. İmam Ahmed, şeyhi Muharrem Sırrı Efendi’nin ikamet ettiği Elazığ’a görevini de naklettirmek suretiyle gitmek ister. Düşüncesini yazdığı mektupla şeyhine arz eder ve hicret için izin ister. İmam Ahmed’in hicretine razı olmayan şeyhi ona aşağıdaki manzumeyi yazarak gönderir.
Kes meylini sivâdan terk et meyl-i (hubb-i) dünyayı
Gel gülşen-i kalbe gir sür zevk ile sefâyı
Sen pîrîne dil-bend ol al vechini karşına
Âyine-i kalbinden gözle gül-i ra’nâyı
Et uzleti ihtiyâr bir tenhâya gel otur
Sıkd ile sen zikr eyle ol Hazret-i Mevlâyı
Hayrete varup andan mest-i müdâm ol yürü
Aşkın âyinesinden gözle sen Dilârâyı
Her haftada bir kerre git de ziyaret eyle
Şems-i Tebrîz’i ile ol ulu Mevlânâ’yı
Dur sen huzurlarında kemâl-ı âdâb ile
Al feyz-i himmetlerin gör makâm-ı ulyâyı
Et üstâda râbıta yanında bil sen anı
Ervâha uzaklık yok eyleme bu hülyâyı
Sırrı der ki ey Ahmed deprenme hiç yerinden
Hiç nakl-i mekân etme terk eyleme Konya’yı1
İmam Ahmed Efendi, Şatır ve Güvenç köylerinde birkaç yıl imamlık yapar. Sonra Karatay Keçeci Mahallesi Salâhaddin Eyyubî Camii imam-hatipliğine geçer. Bu görevi esnasında Hafız Nurettin (Uğurel) Hocanın kızı Emine Hanım ile 1946 yılında evlenir. Abdullah, Abdullah, Mustafa ve Kadriye isimlerinde dört çocukları dünyaya gelir. İlk oğlu Abdullah küçük yaşta vefat edince ikinci oğlunun adını da Abdullah koyar. Fakat o da küçük yaşta vefat eder. Kızı Kadriye de 1985 yılında İstanbul’da geçirdiği bir trafik kazasında vefat eder. Oğlu Mustafa Büyüksakarya’yı da kendisi gibi imam ve hatip olarak yetiştirir.
İmam Ahmed Efendi Karatay Hacı Hasan Başı Yatılı Kur’an Kursunda Kur’an öğreticiliği ve müdürlüğüne devam ederken kursun yanındaki Abdulbasir Efendi Camii’nin de imamlığını yapar. İmam Ahmed Efendi’nin gayretleriyle kursta gözle görülür bir ilerleme kaydedilerek eğitim seviyesi yükselir. Her sene sekiz ile on hafızın Kapu Camii’nde hafızlık merasimleri icra edilir. Dönemin Konya müftüsü merhum Tahir Büyükkörükçü Hoca Efendi (ö. 2011), kursun eğitim kalitesi ve disiplinli oluşu sebebiyle dışarıdan hafızlık diploması almak isteyenleri bu kursa yönlendirir. İmam Ahmed Efendi, 1975 yılında Şems-i Tebrizî Camii İmam Hatiplik görevine tayin olur. Şems Camiinin tamir ve tadilatını gerçekleştirir.
İmam Ahmed Efendi Şems’de görevli olduğu süre içinde Hz. Mevlana ve Şems-i Tebrizi’yi ziyarete gelen Avrupa ve Amerikalı mühtedilerle görüşür. Bunlardan bazılarına Kur’an-ı Kerim öğretir, evinde ağırlar, ailecek hizmetlerine koştururlar. Ayrıca bu dönemde Şeyh Nazım Kıbrisî ve müritleriyle de tanışırlar. Kıbrisî, 1994 yılında Nakşibendî Halidi ders tarifi hususunda Konya vekili olarak Ahmed Efendi’yi tayin eder.
İmam Ahmed Efendi, 1977 yılında Şems Camii İmam Hatipliğinden emekli olur. Emekli olduktan sonra hacca giderek hac farizasını ifa eder.
İmam Ahmed Efendi, emekliliğinden sonra da Uluırmak Nuraniye Kur’an Kursu, Fatih Kur’an Kursu, Bezirciler Vakfı Yurt Öğrencileri gibi yerlerde fahri olarak Kur’an hizmetine devam eder. Ayrıca evinde ilahiyat öğrencileri, imamlar ve diğer taliplere kıraat dersi verir. Konya’da pek çok kişinin Kur’an eğitimine katkıda bulunur.
İmam Ahmed Efendi, Cenabı Hakk’ın takdiri ile Kur’an-ı Kerim eğitimini kıtalar ötesine taşır. Şems Camiinde tanıştığı ve kendilerine Kur’an-ı Kerim okumayı öğrettiği Amerikalı Müslümanların mürşidi nükleer tıp profesörü ve aynı zamanda Kadiri-Rufaî şeyhi Prof. Dr. Asaf Durakoviç’in daveti üzerine farklı zamanlarda üç kez Amerika’ya gider yeni Müslüman olan Amerikalılara Kur’an-ı Kerim öğretir, onlara ibadet hayatıyla örnek olur. İngilizce bilmediği halde lisan-ı hal ile anlaştığı ve kendilerine Kur’an-ı Kerim okumayı öğrettiği Amerikalı Müslümanlardan biri de psikoloji profesörü Muhyiddin Şekur’dur. Şekur, Su Üstüne Yazı Yazmak ismiyle Türkçeye tercüme edilen kitabının onuncu bölümünde İmam Ahmed Efendi’den uzunca bahseder.
Kur’an’a hizmetle dolu geçen bereketli bir ömür sonunda Ahmed Efendi, 2001 yılında hastalanır. Bağırsak kanseri teşhisi konulduğu hastalığı sebebiyle iki kez ameliyat olur. İkinci ameliyatından iki ay sonra 11 Nisan 2002 tarihinde vefat eder. Sultan Selim Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Yediler kabristanına defnedilir.
İmam Ahmed Efendi, gönül ehli, tasavvuf erbabı insanlara engin bir muhabbet beslerdi. Bunun yanında Kur’an eğitimi hususunda çok gayretli biriydi. Kendisine Kur’an öğrenmek için müracaat eden hiç kimseyi geri çevirmezdi. Kur’an öğrettiği kişilere de başkalarına öğretmeleri şartıyla okutacağını söylerdi.
Günlük evrâd ve ezkârını asla aksatmazdı. Delâil-i Hayrât elinden düşmezdi. Şeyhi Muharrem Sırrı Efendi’nin Divan’ı, Niyazi Mısrî’nin Divan’ı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname’si sürekli okuduğu eserler arasındaydı.
Allah rahmet eylesin.
1 Hacı Muharrem Hilmi Efendi, Divân-ı Sırrî, Hazırlayan: Süleyman Ateş, İstanbul 2012, 379.




