Hatay Defne’de Harbiye şelalesi ve Yûsuf el-Hekîm Türbesi

Yûsuf el-Hekîm Türbesi, Hatay’daki önemli ziyaretgâh yapılarındandır. Harbiye şelalesine çok yakın bir mesafededir. Faruk Azmi Alpsoy yazdı.

Hatay Defne’de Harbiye şelalesi ve Yûsuf el-Hekîm Türbesi

Harbiye şelalesi, Hatay’ın gezilesi, görülesi en güzel, en özel en güzide yerlerinden birisidir. Su ve yeşilin bu kadar uyumlu olduğu başka bir yer yoktur desem zannediyorum fazlaca abartmış sayılmam. Bu sebeple burası her daim yerli ve yabancı ziyaretçilerinin akınına uğrar. Harbiye şelalesini 2018 yılında televizyonda izlediğim bir belgeselden öğrenmiş ve en kısa zamanda gezilecek, görülecek mekânlar listesine eklemiştim. Öyle de yaptım. İlk fırsatta burayı görme imkânı buldum.

Şayet bölgeyi ziyarete geldiyseniz Harbiye şelalesi ailenizle beraber gelip kuş cıvıltılarıyla karışık musikiyi andıran suyun şırıltısını dinleyebileceğiniz hakikaten özel bir mekândır. Toprak yoldan şelaleye doğru yürürken, yol kenarında sıra sıra yöresel hediyelik eşyalar satan dükkânlar vardır.  Aradığınız her türlü hediyelik eşyayı burada bulabilirsiniz. 

Bu hediyelikler arasında neler yoktur ki, resimler, ahşap hediyelik ürünler, kolyeler, yöresel kalıp sabunlar, kükürt sabunları, tesbihler, bileklikler, kolyeler, değişik şekildeki anahtarlıklar, hediyelik şallar ve daha neler neler. Ayrıca burada satılan ürünler el emeği ve göz nurudur.

Hediyelik eşyacıların arasından geçerek şelalenin olduğu bölgeye gidiyorum. Yeşil, mavi ve beyaz o kadar uyumlu, o kadar güzel görünüyor ki insan bakmaya doyamıyor. Şelalenin suyu sürekli akar vaziyette olduğu için bazı yerlerden travertenlere benzer şekiller oluşmuş. Tıpkı deniz dalgaları gibi dere, nehir, çağlayan ve şelaleden akan suyun sesi de baş ağrısına iyi gelir. Keza strese bağlı psikolojik sorunlara da iyi gelir böyle huzurlu ortamlar. Bir köşede oturup bir süre suyun sesini dinledim. Su sesi insan ruhuna hakikaten de iyi geliyor. Vaktim el verse saatlerce bu şelalenin başında öylece bekleyebilirdim.

Onlarca lokanta, çay bahçesi

Şelale bölgesinde onlarca lokanta, çay bahçesi mevcut. Hatay’ın lezzetli ürünlerini buralarda bulabilir ve tadabilirsiniz. Yazın sıcağında sandalyenize oturup ayağınızı buz gibi suyun içine bırakıp serinliyorsunuz. Özetle Hatay’ın sıcak günlerinde gidilecek en güzel yer Harbiye şelalesidir.

Hataylılar yukarıda saydığımız özelliklerinden dolayı Harbiye şelalesini seviyorlar. Korona günlerinde bile ziyaretçileri vardı. Salgından önce buralarda adım atmak mümkün değildi. Sonrası malum, harbiye eski günlerine hasret o günleri bekliyor. İnşallah hareketlilik başlarsa esnafta evine ekmek götürür. Bugüne kadar Muradiye, Tortum ve Güney şelalesi gibi pek çok şelale gördüm lakin Harbiye şelalesinin yeri apayrıdır. Doğayla suyun uyum içinde bu kadar güzel bütünleştiği başka bir su kaynağı tahmin edemiyorum.

Harbiye şelalesinde 52 yıllık bir taş ustası

Harbiye’ye her gittiğimde yaşlı bir taş ustasını görürdüm. Sakallarına ak düşmüş, beli bükülmüş, gelen geçene eğilerek bakardı. Kafasında siyah beyaz puşisi ve kalın camlı gözlüğüyle sanatına icra ederdi. Ne zaman yanına uğrasam dakikalarca onu bu seyrederim. İnsanda adeta tarihten kopup gelmiş hissi uyandırıyor.

Harbiye’ye son uğradığımda yine İsa ustanın yayına gittim. Halini hatırını sordum. Amacım ustayla biraz muhabbet etmekti. Epey hasbıhal ettik. Sanat hayatına dair sorular sormaya da başladım. O da sağ olsun anlatmaya başladı. Müsaade isteyerek video ile bu tarihi anı kayıt altına aldım. Zira böyle ustalara artık rastlamak biraz zor. Yakında bu insanların nesli tükenir. İsa usta 52 yıldır bu sanatı icra ediyor. Serpantin taşını işleyerek birbirinden zarif, ilginç ve kıymetli eserler ortaya çıkarıyor.

52 yıllık sanat hayatı boyunca sadece bir tane talebe yetiştirebilmiş. Buna pek üzülüyor. Talebesi de Antakya Müzesi yanında aynı sanatı icra ediyormuş.  Usta hediyelik anahtarlıklar, heykeller, Hatay’ın tarihine ve kültürüne dair muhtelif sembol ve simge ürünleri işliyor. En ufak bir çalışması birkaç saatini alıyor. Tabi biz de sanata ilgi duyduğumuz için ustayı pür dikkat dinliyoruz. Ustamızın el emeği, göz nuru ürünlerinden hediyelik bir kaç parça satın aldım. İsa Ustaya veda etmeden bir hatıra fotoğrafı çekmeyi ihmal etmedim. Bu ustayla bir daha karşılaşmamız mümkün mü Allah bilir!  Ya nasip deyip şelale yokuşunu çıkıp Antakya’ya doğru yola koyuldum.

Ustamızın ömrüne bereket. Güzel bir ve bir o kadar da anlamlı bir sanat icra ediyor. İşi hem zor hem de sabır istiyor.  Üstelik eser üretmek için zaman da lazım. Kısacası sanatkâr olmak, sanat icra etmek her baba yiğidin harcı değil. Böyle ustalara, sanatkârlara her daim sahip çıkmak gerek. Çünkü bunlar bizim yegâne kültür ve medeniyet taşıyıcılarımızdır.

Yûsuf el-Hekîm Türbesi

Yûsuf el-Hekîm Türbesi, Hatay’daki önemli ziyaretgâh yapılarındandır. Harbiye şelalesine çok yakın bir mesafededir. Yûsuf el-Hekîm, Mahir bir hekim ve bilge bir kişi olarak biliniyor.  XV. yüzyılda Suriye’nin Lazkiye kentinde doğmuş, babası ve kimi rivayetlere göre baba soyundan birkaç erkek akrabası ile birlikte Harbiye’ye gelmiş, yaşamının büyük bir bölümünü burada geçirmiştir.  Körlüğü, felci, kırıkları ve daha pek çok hastalığı iyileştiren başarılı bir tıp uygulayıcısı olduğu kimi kaynaklarda zikredilir. Öyle ki bölgedeki insanların çoğu onun hastaları öldükten sonra da tedavi ettiğine inanır.  

Türbenin dış kısmı mermer malzemeyle kaplı. Yapı dikdörtgen formlu. Üst kısmı kubbeyle örtülü. İç mekândaki duvarlara renkli mermerler döşenmiş. Türbe içinde kitaplık, seccade ve başörtüleri var. Duvarlarda Arabi harflerle yazılmış yazılar bulunur. Bunun yanında sandukaya benzeyen kısım üzerine çok sayıda kitap bırakılmış.

Buraya gelenlerden bazıları türbe pencerelerine mum yakıp diker. Tütsü yakanlarda var. Türbe önündeki seyyar satıcılar tütsü satıyor. Yöre halkı, kimi hastalıklarına, feyzine inandıkları, Yûsuf el-Hekîm’in ruhaniyeti vesilesiyle şifa diler. Bu yüzden buraya gelip dilek dileyen adak adayanlar olur.  Bayramlarında, önemli gün ve gecelerde türbenin geleni gideni daha fazladır.  Türbenin yanında çeşme, dinlenme alanı, kurban kesim yerleri ile misafirlerin gecelediği bölümler de var.

Faruk Azmi Alpsoy

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2020, 23:10
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Murat öz
Murat öz - 1 hafta Önce

Memleketimi çok güzel anlatmış

banner19

banner13

banner26