Timaş Yayınları Şubat 2023'te edebiyattan, felsefeye; tarihten biyografiye, İslam düşüncesinden şiire varan ve çocuk-ilk genç kitapları grubundaki oldukça zengin bir eser üretimiyle okurunu selamladı.

Serdar Uslu – Abbas Dayı Hadisesi
Roman – 96 Sayfa

Bir pastanede çalışan Servet, ve arkadaşları boş zamanlarında bir kulübede toplanıp birbirlerine korku hikâyeleri okumaya bayılırlar. Her şey yolunda giderken bir gün mahallede kimseyle konuşmayan ama bir zararı da olmayan Abbas Dayı vefat eder. Mahalle sakinleri ailesi olmayan bu adamın cenazesini düzenlerken hiddetli bir fırtına kopar. İnsanlar cenazeyi ortada bırakarak evlerine sığınırlar. Ertesi gün mezarlığa geldiklerinde ise cenaze bıraktıkları yerde yoktur.
Mahalleli kendini kötü hissedip bu konuyu bir daha konuşmaz fakat bir akşam tam da Abbas Dayı gibi giyinmiş bir silüet sokakta görünür. Bu silüet yaklarına kadar uzanan kalın paltosu ve fötr şapkası ile Abbas Dayı’dan başkası değildir. Servet ve arkadaşları, korku hikâyelerine ara verip bu gizemin peşine düşer. Gençler hortlağın sırrını çözmeye çalışırken, kasaba sakinleri arasında bir dedikodu dolanır: Abbas, aynı anda bir değil, iki değil, üç değil, dört farklı yerde görünür ve işler sarpa sarar. Bu gizemi çözmek Servet ve arkadaşlarından başkasının görevi değildir.

Aşk Ölümcül Bir Hülyadır
Nurullah Genç

Çağın dehası Biruni, ilmin ancak aşkla elde edilebileceğini söyler Hayatını sürgünde tamamlamış olan Descartes' de aynı görüştedir. İbnİ Arabi ise, kainatın bile aşkla yaratıldığını söylemektedir. Nedir Aşk?.. Fuzuli'nin deyişiyle, alemde var olan herşey mi? Yoksa Genç'in, bütünüyle aşka adadığı bu kitabında okuyacağınız gibi, cefa ülkesinde umudun rüyası mı? Aşk sadece insan için mi? Hayır... Cevabını kitaptaki bir mısradan alalım; Kıymıktır bir tahtanın hatırası. yarına O da. yörüngesinde kaybolur fırtınanın Bir yılan ağlıyorsa bir köşede. hülyanın Aşk ateşi düşmüştür nazenin pullarına

Katarína Macurová – Ay Tohumu
İlk Adım Kitaplığı – 40 Sayfa

Nola ve Tula adında iki kız kardeş, Sepetçiler Evreninde yaşar. Nola hayattaki en büyük hayalini Tula’ya söyler ve bu hayalin gerçekleşmesi için ellerinden geleni yaparlar. Böylece bir rüyanın peşinden gitmenin büyüsüyle ilgili lirik ve eğlenceli bir hikâye başlar. Güçlerini birbirlerine olan sevgiden alan bu iki sevimli kız kardeş, inanılmaz bir yolculuğa çıkarlar. Gerçekleşmesi en güç hayallere tutunmanın önemini bize hatırlatırlar.

Öznur Çolakoğlu Cam – Bilimbaz & Bir Bardak Suyla Fırtına
Öykü – 112 Sayfa

“Sihir değil bu, bilim. Yani sihirbazlık değil bilimbazlık. Bak şimdi: Su, görüntüleri ters yansıtır Hayri. Tıpkı bir ayna gibi. O yüzden göl kenarına pikniğe gittiğimizde bulutları adeta gölün üzerinde görmüştük, hatırlıyor musun? Gölün kenarındaki ağaçları da gölün üzerinde ters olarak görmüştür. Tıpkı ağaçların altında biraz su değil de kocaman devasa bir ayna varmış gibiydi. Su üzerine yansıyan görüntüler bu ters yansıtma özelliğinden dolayı simetrik görünür.”
Bilimbaz Ev Yapımı Sinema Tarifi kitabından tanıdığımız Aziz, Hayri ve arkadaşları bu kitapta da bilim sevgileriyle bizi yalnız bırakmıyor. Aziz yani Bilimbaz suyun çok önemli bir özelliğini keşfediyor: Suyun Ters Gösterme Gücü! Evet, suyun böyle bir gücü var. Peki ne işe mi yarıyor? Bilimbaz, katıldığı bilim şenliğinde bu sorunun cevabını hem anlatıyor hem gösteriyor.

Malzum Akın – Emret Komutanım
Eğlenceli Tarih – 144 Sayfa

Osmanlı Beyliği, hiç durmadan geliştirdiği askeri gücü sayesinde bir cihan imparatorluğu haline geldi. Şimdi o Osmanlı Devleti’nin dünyaya hükmetmesini sağlayan muhteşem askeri gücüyle tanışmaya hazır mısınız? Bu kitap Osmanlı ordularını daha yakından tanımanı sağlayacak. İmparatorluğun askeri gücünü ve zamanla nasıl değişip geliştiğini en ince ayrıntısına kadar öğreneceksiniz. Elbette eğlence garantisiyle birlikte!

Nehir Aydın Gökduman – Entel Dantel İşler
Roman – 176 Sayfa

Nehir Aydın Gökduman’ın Entel Dantel İşler maceraları devam ediyor. Şimdi sıra Karakökler Ruhumu Sardı kitabında! Bu kitapta sadece Nesli ile Süslü’nün değil, Ayberk Patlıcan, Lazer Tamer ve Mini Mine’nin de başı dertte… Ayberk Patlıcan’ın babasının işi yüzünden peşlerine düşen kişilerden kurtulmak için her şeyi yapan çocuklar, bakalım ailelerine kavuşabilecekler mi? Karakökler Ruhumu Sardı’da Nesli, Süslü ve arkadaşları, kötü adamlardan kurtulmaya çalışırken dostluğun, arkadaşlığın değerini biliyor; eleştirel düşünme, problem çözme gibi pek çok kazanım ediniyorlar.

Zafer Duygu – Hristiyanlık ve İmparatorluk
Tarih – 608 Sayfa
Roma İmparatorluğu'nun Hristiyanlıkla İmtihanı!

Dünya tarihini etkileyen en önemli olaylardan birisi, hiç şüphesiz ki Hristiyanlığın ortaya çıkışı ve ilerleyen yüzyıllarda Roma İmparatorluğu’nun bu yeni dine verdiği tepki olmuştur. Hristiyanlar, zaman zaman Diocletian gibi imparatorların yönetiminde yoğun baskıya maruz kalırken zaman zaman da Constantine gibi imparatorların döneminde özgürlüklerini bulmuş, imparatorlukta inançlarını rahat biçimde yayabilmiştir. Alanın sayılı uzmanlarından Zafer Duygu, Hristiyanlık ve İmparatorluk ismini verdiği bu eserinde, yeni ortaya çıkan bir dinin dönemin en büyük imparatorluğu olan ve pagan inancına sahip Roma İmparatorluğu’nu nasıl etkilediğini, sosyal ve politik olarak nasıl dönüştürdüğünü mercek altına alıyor.
• Nasıralı İsa "Hristiyanlık" adında bir din kurmuş muydu?
• İsa'nın "monoteist" karakterli öğretileri sonraki yüzyıllarda kimler tarafından hangi koşullar altında savunulmuştu?
• Hristiyanlık hangi inanç prensiplerini esas alarak ortaya çıkmıştı?
• Roma imparatorluk yönetimi erken yüzyıllarda -genellikle zannedildiği gibi- Hristiyanları toptan yok etmek amacıyla mı hareket etmişti?
• Roma imparatorluk yönetiminin I. yüzyıldan VII. yüzyıla kadar Hristiyanlık ve Kilise politikaları nasıl şekillenmişti?
• Geç Antikçağ'da "kristoloji" disiplini altında İsa teolojisi konusunda hangi spekülasyonlar üretilmişti?
• Hristiyanlığın eski İran sahasındaki tarihsel serüveni ve Doğu Kilisesi'nin Part ve Sasani hanedanlarıyla ilişkileri nasıldı?
• Doğu Hristiyanları VII. yüzyılın birinci yarısında İslam fetihlerini ve yönetimini nasıl karşılamışlar, bu konuda ne gibi değerlendirmeler yapmışlardı?
Bu ve bunun gibi birçok sorunun cevabını Zafer Duygu’nun Hristiyanlık ve İmparatorluk isimli eserinde bulacaksınız!

Doç. Dr. Yasin Pişgin – İnsan ve Peygamber Olarak Hz. Muhammed
Siyer – 256 Sayfa

Kur’an ve Hz. Peygamber odaklı çalışmaları ve çeşitli mahfillerde yaptığı konuşmalarıyla sık sık gündeme gelen ve okurları tarafından yakından takip edilen Doç. Dr. Yasin Pişgin’in ifadesiyle, “Peygamberimiz, nübüvvet yolunun sonu, risâlet dağının zirvesidir. O, olmadan din olmaz, O olmadan hikmet, merhamet, adalet olmaz.”
İnsan ve Peygamber olarak Hz. Muhammed, Hz. Peygamber’in insan ve peygamber yönleriyle bir bütün olduğunu ispat ederken Efendimiz’e hakkıyla tabi olmaksızın sırat-ı müstakim üzere olamayacağımız hakikatinden hareketle okurunu Hz. Peygamber üzerinde yeniden ve derinlikli bir tefekküre davet ediyor.

Andre Gide – Isabelle
Roman – 128 Sayfa

Geçmişin sırlarıyla çevrelenmiş bir şato, gizemli bir kadın ve hayalî bir aşk: Isabelle
Tez araştırması için kütüphanesinden faydalanmak üzere kasvetli Quartfourche Şatosu’na davet edilen üniversite öğrencisi Gérard Lacase’ı bu tuhaf atmosferde sırlarla dolu romantik bir yolculuk beklemektedir. Ona rehberlik eden Başrahip ve ev sahiplerinin tavırları yüzünden tam da Paris’e dönmeye karar vermişken, şatonun küçük sakini Casimir ona güzeller güzeli bir kadının portresini gösterir. Portreyi gördüğü anda nutku tutulan Gérard, şatoda kalmaya ve bu kadının ardındaki gerçeği öğrenmeye karar verir.
Nobel Ödüllü André Gide’den on dokuzuncu yüzyılda varlıklı bir ailenin hayaletlerle dolu geçmişi üzerinden yakıcı aşka, ahlaki çöküşe, insan doğasının ikiyüzlülüğüne dair hayalle gerçek arasındaki ince çizgide gidip gelen bir kısa roman…

Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak – İslam’ın Ayak İzleri
Tarih – 368 Sayfa

Mevlânâ'dan Nasreddin Hoca'ya; Selçuklulardan Osmanlı'ya İslam'ın Anadolu'ya Yayılma Süreci
Türkiye ve dünya tarihçiliği, Türk tarihi konusunda siyasal, kurumsal ve -özellikle Osmanlı tarihçiliğinde- sosyo-ekonomik alanlarda önemli araştırmalar ortaya koydu. Buna karşılık, uzun zamandan beri Türkiye’nin içinde yaşadığı, siyasete kadar yansıyan kültürel bölünmüşlüğün altında yatan, Türk tarihinin belki en hassas meselesi olan “İslam” konusunda çok yetersiz kaldı. Bu ciltteki makale ve incelemeler, Anadolu Selçuklu döneminde, İslam’ın siyasi, toplumsal ve kültürel hayatta bıraktığı izleri anlamaya çalışıyor; Türkiye tarihinin toplumsal ve kültürel cephesinin bu en problematik alanına dair yaklaşım, yöntem ve analiz denemelerini içeriyor. Başka bir ifadeyle, Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı ve Osman Turan’dan başka tarihçilerin pek girmediği bir sahanın değişik yönlerine dair yazarının kendi kişisel kalem tecrübelerinden bazılarını bir araya getiriyor. Ocak, okurun kafasında, Türkiye toplumundaki iki kültürlülüğün son yıllardaki sıcak tartışmalarının altındaki bu büyük problematiğin tarihsel arka planına dair kesitler sunmaya çalışıyor.
• Anadolu Türk şehirlerinin fiziki, sosyal ve dinî-kültürel kökenleri.
• Kızılbaş (yahut Alevî) isyanları veya Osmanlı İmparatorluğu’nda çevrenin merkeze başkaldırısı.
• Sarı Saltık ve Şeyh Bedreddin’in Balkan halk İslamlığına katkıları nelerdir?
• Hacı Bektaş-ı Veli Yesevi mi, Haydari mi, Vefai mi, Babai mi? Yahut “şeyhlikten müritlikten fariğ bir meczub-ı ilahi” mi?
• Tarihsel süreç içinde Türklerin İslam yorumu.
• Nasreddin Hoca’nın yaşadığı sosyal çevre.
Bu kitapta bu ve benzeri birçok konu başlığı Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden Ahmet Yaşar Ocak’ın kalemiyle tekrar okuruyla buluşuyor.

Bear Grylls
Kar Fırtınasıyla Mücadele – Nehirle Mücadele

Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Bear Grylls, vahşi doğada hayatta kalma maceralarıyla karşımızda. Altı kitaptan oluşan bu seride Bear Grylls, farklı olaylar sonucunda tanıştığı kahramanlarımıza doğada hayatta kalma dersleri veriyor. Ustaca işlenmiş olay örgüsü sayesinde okuyucular hem bir dostluk hikayesi görecek hem de doğayla savaşmak yerine birlik olmanın neler kazandırdığını öğrenecek.
Yediden yetmişe her yaştan okuru olan Bear Grylls, bu seriyle ilkokul öğrencilerine doğayı sevdirmeyi ve doğada neler yapabileceklerini fark ettirmeyi hedefliyor.

'Küresel' Roman Ödülü
2020 Fitzcarroldo Editions Roman Ödülü
Jessica Au – Kar Havası
Roman – 112 Sayfa

Bir anne kızın Japonya sokaklarında kimliğe, dile ve aile ilişkilerine dair derin yolculuğu...
Bir anne ve kızı yurt dışından Tokyo'da buluşmak üzere yola çıkarlar: Burada sonbahar akşamları boyunca kanallarda yürürler, tayfun yağmurlarından kaçarlar, küçük kafe ve restoranlarda yemeklerini paylaşırlar ve şehrin radikal modern sanatını görmek için müzeleri ve galerileri ziyaret ederler. Bu sırada hava durumu, burçlar, giysiler ve nesneler, aile, mesafe ve hafıza hakkında konuşurlar. Ancak belirsizlikler çoktur. Burada gerçekten konuşan kimdir -sadece kızı mı, yoksa anne mi? Ve bu eliptik, hatta belki de hayali yolculuğun arkasındaki gerçek sebep nedir? Yalın ve derinli bir anlatı formunda, herhangi birimizin ortak bir dil konuşup konuşmadığına, bir ilişki denkleminde hangi boyutların sevgiye açılabileceğine ve bir başkasının iç dünyasını gerçekten bilmek için nasıl bir cesaret gerektiğine dair zarifçe yazılmış bir roman...
Kitap İçin Ne Dediler?
"Yer yer Rachel Cusk'ın üçlemesini, Jhumpa Lahiri'nin Olduğum Yer'ini anımsatan yanlış anlaşılmalar, teselli ve yetersizlik duygusu bu hikâyeyi besliyor. Yoğun duyguların zenginliği ve keskin bir gözlemle yazılmış zarif bir roman." -Kirkus
"Jessica Au'nun kısacık romanı Kar Havası, nesilden nesile miras kalan ailevi özellikleri ve bunlardan uzaklaşmayı ustaca bir bilinç akışıyla anlatıyor." -The New York Times
"Jessica Au'nun bu kısa fakat zengin romanında kimlik ve ontolojiyle alakalı meşakkatli sorular gündelik konuşmalarda yer buluyor. Yabancılığın ve şefkatin bir arada bulunuşu gibi hikâye gündelik hayatla iç içe ilerliyor." -Harper's
"Bir kitap okurken nadiren duygulanırım. Kar Havası'nın sessiz güzelliği ve sakin sadeliğinin arkasında yatan Jessica "Au'nun edebî gücü takdire şayan." -Edouard Louis
"Au'nun sakin ve güçlü odak noktası daha uzun bir kitabı kapsayabilirdi -ama bu roman zarif ve derin. Anlatıcının fotoğraf makinesinin diyafram açıklığına ince ayar yapması gibi, Au da ölçeğimizi seçmekte, neye dikkat etmemiz gerektiği konusunda bizi yönlendiriyor." -The Guardian

Nurlan Nazlı Kaya – Korkusuz Liderler
Eğlenceli Tarih – 128 Sayfa

Türk topraklarında tarih yazan korkusuz liderlerle tanışmaya hazır mısınız? Mete’yi, Çin sarayına korkusuzca koşan Kürşat’ı, Türk toplumuna yazılı olarak seslenmeyi bilen geniş ufuklu Bilge Kağan’ı, kimsesiz iki çocukken tarihini akışını beklenmedik bir şekilde değiştiren Tuğrul ve Çağrı Bey’i, Anadolu fatihi Alparslan’ı ve adeta ellerinde sihirli değnek varmışçasına dünya tarihine damga vuran Türklerin diğer korkusuz liderlerini tanıyacağız.

Okay Tiryakioğlu – Mimar Sinan
Roman – 256 Sayfa

Kalbindeki sancı gözlerini karartırken arkasına yaslandı ve çocukluğundan bu yana tüm hayatının ağır ağır gözlerinin önünden geçişini seyretmeye başladı... Kayseri Ağırnas Köyü, devşirilen küçük çocukların arasında koca bir delikanlı... Yavuz Sultan Selim Han ve onunla birlikte gezdiği uzak ve gizemli diyarlar... Mesleğinde önüne geçilmez bir süratle ilerlemesi... Kanuni Sultan Süleyman Han... Şehzade ve Süleymaniye Camileri... Çelik Hilal'in lideri, çaşıtlarbaşı Casus Vehimi Vehimi Orhun Çelebi, Mihrimah Sultan ve yapılan onca irili ufaklı eser. II. Selim ve III. Murat Han’larla geçirilen, başarı, mutluluk ve zafer dolu günler...
Ve işte son... İşte son... Geriye kalan seksen dört camii, elli iki mescit, bazıları henüz yapım aşamasında elli yedi medrese, yedi okul ve darülkurra, yirmi iki türbe, üç darüşşifa, on yedi imaret, yedi büyük su yolu kemeri, yirmi kervansaray, sekiz köprü, otuz beş köşk ve saray, altı ambar ve mahzen, kırk sekiz hamamla birlikte, toplamı üç yüz elliyi aşan eser ve tadilatı yapılırken Mimar Sinan estetiğine kavuşan sayısız eski yapı...
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınan Mimar Sinan'ın heyecanlı ve derinlikli romanı.

İmam Gazzâlî – Nefsi Arındırmak
Tasavvuf – 112 Sayfa

Büyük İslam alimi İmam Gazzâlî bu kitabında da her zamanki detaycı üslubuyla Allah’a yürüyen yolcuların yollarda takılıp kalmaması ve hedefe vasıl olması için nokta atışı tasvirlerde, teşhislerde ve izahlarda bulunuyor. Kişinin ahlâkını güzelleştirmesi ve tabiatında bulunan güzellikleri açığa çıkartması için öncelikle cehd ve gayrette bulunmasını anlatarak, daha sonra hangi zaafı varsa ona karşı ne tür bir usule başvurması gerektiğini detaylandırmakta. Cimrilik, oburluk, korku, titizlik, dış görünüş gibi hususlarda zaafı olanlara İmam Gazzâlî adeta bir kâmil mürşit gibi yardımcı olmakta. Paraya ve makama karşı hırsı olan birinin ne yapması gerekir? Güzel yemek karşısında nefsine hâkim olamayan bir oburun bir sofra başında ne şekilde hareket etmesi lazımdır? Öfkesine galip gelemeyen bir kişiye gösterilecek en güzel davranış nasıl olmalı? İnsan tabiatında var olan şehvetlerin ve hislerin uç noktalarının anlatıldığı bu eser, her hissin bir dengesi olduğunu da söylemekte. İmam Gazzâlî, aynı zamanda çocuk terbiyesinden de bahsederek, güzel ahlâkın kazanımının çocuk yaşlardan itibaren olduğunu ve terbiyenin ihtiva ettiği hususları izah etmekte.

Bear Grylls
Kar Fırtınasıyla Mücadele – Nehirle Mücadele

Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Bear Grylls, vahşi doğada hayatta kalma maceralarıyla karşımızda. Altı kitaptan oluşan bu seride Bear Grylls, farklı olaylar sonucunda tanıştığı kahramanlarımıza doğada hayatta kalma dersleri veriyor. Ustaca işlenmiş olay örgüsü sayesinde okuyucular hem bir dostluk hikayesi görecek hem de doğayla savaşmak yerine birlik olmanın neler kazandırdığını öğrenecek.
Yediden yetmişe her yaştan okuru olan Bear Grylls, bu seriyle ilkokul öğrencilerine doğayı sevdirmeyi ve doğada neler yapabileceklerini fark ettirmeyi hedefliyor.

Abdullah Harmancı – Obrukya’da Bir Gece
Roman – 112 Sayfa

Obrukya’dayız. Obrukya nerede mi? Obrukya ne mi?
Obrukya, “hüyyyuuuuuuppp” hastalığına yakalanmış bir yer… “Hüyyyuuuuupp!”
Durup dururken yerin altına doğru açılan apartman büyüklüğünde kuyular… Meğer bu kuyular, bize gizemli yaratıklardan gelen mesajlar değil miymiş?
Her büyük kuyu bilinmez varlıkların kullandığı alfabenin bir harfiymiş. Harfler yan yana geldiğinde… Uzak yerlerde yaşayan gizemli yaratıkların mesajları ulaşıyormuş dünyaya…Bu kadar da değil…
Bu kitapta karınca saraylarında dolaşacak bir genç kıza aşık olan Aslan’ın derdine ortak olacaksınız. Dokunduğu her şey dile gelen bir yazar var. Üstelik dünyada hiç kimsenin bilmediği tuhaf kelimelerle konuşan öğretmenler de var. O halde… Obrukya’nın kapısını aralayalım hadi!

Y. Hakan Erdem – Osmanlı’da Köleliğin Sonu 1800-1909
Tarih – 320 Sayfa

Kölelik birçok dönüşüm geçirmiş, bunların sonucunda Osmanlı-Türk toplumu da yavaş yavaş köle tutan bir toplumdan tam anlamıyla özgür bir topluma dönüşmüş, ama hukuki statü açısından kölelik imparatorluğun sonuna dek lağvedilmemişti. Dolayısıyla, Osmanlı İmparatorluğu sona ererken, hatta 20. yüzyılın ilk yirmi yılında, kölelik ölmek üzere olan ama hukuken tanınan bir kurumdu. Türkiye Cumhuriyeti’nde ise bugün bu kurumdan iz kalmamıştır. Yakın Osmanlı tarihinin bu yüzünü hiç bilmeyenler olduğu gibi, akademik çevreler de son zamanlara değin köleliğin Osmanlı İmparatorluğu özelinde ve İslam dünyası genelinde araştırılmasına fazla ilgi göstermemişlerdir. Y. Hakan Erdem’in Osmanlıda Köleliğin Sonu 1800-1909 ismini verdiği bu çalışma işte bu boşluğu gidermeye çalışmaktadır ve hedefi Osmanlı İmparatorluğu’nda köleliğin bir iradeyle kaldırılmaksızın nasıl sona erdiğini anlayabilmektir.
“Osmanlı ve Avrupa kaynaklarına dayalı usta işi bir çalışma olan bu kitap karşılaştırmalı kölelik araştırmalarına büyük bir katkı. Erdem, Osmanlı kölelik kurumunun ayırt edici özelliklerini inceliyor, daha da ilginci, bunu kölelerin kendi görüş açılarından yapıyor. İstanbul'daki azatlı köle toplumunu ele alış tarzı kitabın literatüre ana katkılarından biri... Erdem, Osmanlı köleliğinin alt kültürlerinden birini daha geniş olan Afrika köleliği çalışmalarıyla bağlantılandırıyor.”
Eugene Rogan
“Yazarın genel olarak 19. yüzyıl Osmanlı tarihine derin ve özgün bir yaklaşımı var. Bunu kölelik çalışmalarına uyguluyor ve üzerinde düşünülmesi gereken bazı uyarıcı görüşler öneriyor. Fakat Erdem'in projesinin belki de en önemli noktası, Türkiye'deki Osmanlı köleliği üzerine söylemin, daha geniş Batı (?) kölelik söyleminin artık tam bir parçası olduğu gerçeğini pekiştirmekte tartışılmaz bir başarı göstermesidir.”
Ehud R.Toledano

Darren Simspson – Öteorman
Roman – 272 Sayfa

Bren, çok sevdiği ablası Evie’yi bir trafik kazasında kaybeder. Ablasından geriye kalan çok sevdiği antika saatle birlikte kafasında, ablasının yaşamaya devam ettiği bir dünya kurar (Öteorman). Gerçek ve hayali dünya arasında denge kurmakta zorluk çeken Bren, aynı zamanda okul arkadaşlarından Shaun’un zorbalıklarıyla da baş etmeye çalışmaktadır. Ailesinden destek göremediği bu süreçte hayatlarına bir anda giren Cary isimli çocuk, ona başka bakış açıları da olabileceğini ve korkularla yüzleşmeden onların yenilemeyeceğini öğretecektir.

Şair Nigâr Hanım – Günlük (II. Cilt)
Günlük – 432 Sayfa

Şair Nigâr Hanım’ın bugüne kalan tüm defterleri yeni harflerle ve Nazan Bekiroğlu'nun zenginleştirilmiş notlarıyla gün yüzüne çıkıyor.
Türk edebiyatında en uzun günlük yazan kadın yazar unvanına sahip Şair Nigâr Hanım’ın günlüğünün ilk sekiz defteri, Zeynep Berktaş’ın titiz çalışması ve Nazan Bekiroğlu’nun önsöz ve notlarıyla gün yüzüne çıktığında geriye kalan defterlerle ilgili çalışmanın da kısa süre sonra okurla buluşacağı vurgulanmıştı. Elinizde tuttuğunuz eserle mevcut günlüklerin yayımı tamamlanıyor. Nigâr Hanım’ın son dönem günlükleri olarak anabileceğimiz Günlük II, 20 Ocak 1894 ilâ 19 Mart 1918 tarihleri arasında tutulmuş beş defteri ihtiva ediyor.
Günlüğün tamamını teşkil eden malzeme -eksik defterlere, koparılan sayfalara, karartılan satırlara rağmen- hem Nigâr Hanım’ın hayatı hem de yaşadığı dönemi kuşatan meseleler hakkında önemli bilgiler içermektedir. Bu eser sadece bir günlük olarak değil, bir roman gibi de okunabilir. Çünkü bir yandan Nigâr Hanım kendi iç romanını yazmıştır. Bu günlükler sayesinde onun ruhunun en kapalı yerlerinde dolaşma imkânı buluruz. Diğer yandan Nigâr Hanım sayfalar boyunca sadece kendi hayatını anlatmamış, devirle ilgili meseleleri de kendi penceresinden gözlemlemiş ve yazıya dökmüştür. Zengin bir cemiyet hayatı yaşayan Nigâr Hanım İstanbul’un seçkin muhitlerinden saraylarına kadar açılan bir yelpazede şehrin sosyal hayatını ve ünlü simalarını takip etme imkânını da vermektedir. Özellikle ikinci cilt okunduğunda Nigâr Hanım’ın gözlem gücü yanında sağlam bir nesir diline de sahip olduğu görülecektir.

Megan Shepherd – Yıldız Köpek
Roman – 224 Sayfa

Laika, Moskova sokaklarında hayatta kalma mücadelesi veren başıboş bir köpektir. Hayatı, soğuk bir kış gecesi değişir. O, ölümcül bir uzay yolculuğu için seçilmiştir. İnsanlara güvenmeyen Laika, kaçmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır. Ta ki Nina ile tanışana kadar. Babası Sovyet Uzay Programı’nda bir bilim adamı olan Nina, yalnız ve içine kapanık bir kızdır. Okuldaki en iyi arkadaşı Amerika’ya taşınınca Nina okul zorbalarıyla tek başına yüzleşmek zorunda kalır. Daha sonra yolu babasının işinden dolayı Laika’yla kesişir.
Laika ve Nina, bilim laboratuvarında buluştuğunda yavaş yavaş birbirlerine bağlanırlar. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki ‘Uzay Yarışı’ şiddetlenirken Laika ve Nina’nın arkadaşlıkları bu yarışın kurbanı olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Gerçek bir olaydan ilham alınan Yıldız Köpek, sizi kalbinizde uzun süre kalacak yürek parçalayıcı hikâyeye çağırıyor.

Patricia Hegarty – Eyvah Kayboldum & Ormandaki Macera
Öykü – 88 Sayfa

Sevimli Geyik ormanda otlarken birinin yardım istediğini duyar. Minik Kuş, düşerken kanadını yaralamış ve daha sıcak bir ülkeye uçmakta olan sürüsünden ayrı kalmıştır. Geyik, Minik Kuş’a yardım etmek için heveslidir ve ormandaki arkadaşlarıyla onu tanıştırır. Orman halkı ona güneşi takip ederse sürüsünü bulabileceğini söyler. Ama Minik Kuş artık uçmazken bunu nasıl başarabilir? Geyik, kanadı kırık kuşla beraber yolculuğa çıkacak, iki dost mevsimden mevsime geçip ıssız doğada bir dizi maceraya atılacaklar.

Editör Hakkında