Sosyal medya platformlarında şairlere, yazarlara ve tarihi şahsiyetlere ait olduğu belirtilerek paylaşılan sözlerin bir bölümünün gerçekte farklı kişilere ait olması, yanlış atıf sorununu yeniden gündeme taşıyor. Ayetlerden hadis-i şeriflere, edebi eserlerden tarihi şahsiyetlere atfedilen ifadelere kadar farklı alanlarda görülen yanlış paylaşımlar, zaman içerisinde geniş kitlelere ulaşarak gerçekmiş gibi kabul edilebiliyor.

Edebiyat alanında özellikle tanınmış şair ve yazarların isimleriyle paylaşılan sözler öne çıkıyor. Cahit Zarifoğlu, Can Yücel ve Necip Fazıl Kısakürek gibi isimlerin imzasıyla sosyal medyada dolaşıma giren bazı ifadelerin gerçekte başka kişilere ait olduğu belirtilirken, yanlış atıfların yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı kalmadığı örnekler de bulunuyor.

CAHİT ZARİFOĞLU İMZASIYLA YAYILDI AMA ONA AİT DEĞİL

Cahit Zarifoğlu, sosyal medyada adına çok sayıda yanlış söz ve dize atfedilen edebiyatçılar arasında bulunuyor. Zarifoğlu imzasıyla dolaşıma giren “Bu dünya soğuk. Rüzgâr genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazır. Güzel günler çabuk geçer” ifadeleri de yanlış atıfların örneklerinden birini oluşturuyor.

Sosyal medyada uzun süredir Cahit Zarifoğlu’nun sözleri olarak paylaşılan ifadelerin gerçek sahibinin Gül Tuba Çıtışlı olduğu belirtiliyor. Bir kişinin kaleminden çıkan sözlerin başka bir edebiyatçının adıyla yayılması, sosyal medyadaki paylaşım zincirleriyle geniş kitlelere ulaşabiliyor.

CAN YÜCEL ADINA DA YANLIŞ SÖZ PAYLAŞILDI

Yanlış atıflarla sık karşılaşılan bir diğer şair ise Can Yücel. “Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok” sözleri sosyal medyada Can Yücel imzasıyla paylaşılmasına rağmen şaire ait değil.

Yanlış atıf bireysel kullanıcıların ötesine de taşındı. Türkiye'deki yaygın kitap mağazası zincirlerinden biri, sosyal medya hesabından söz konusu ifadeleri Can Yücel imzasıyla yayımladı. Paylaşımda takipçilere “Senin en sevdiğin Can Yücel şiiri hangisi?” sorusu da yöneltildi.

AHMET ZARİFOĞLU: BEN DE ŞÜPHEYE DÜŞÜYORUM

Cahit Zarifoğlu’nun oğlu Ahmet Zarifoğlu da babasına ait olmadığı halde onun adıyla paylaşılan çok sayıda sözle karşılaştığını anlattı. Yanlış atıfların ulaştığı boyut nedeniyle bazı ifadeler karşısında kendisinin dahi sözün babasına ait olup olmadığı konusunda şüphe yaşayabildiğini belirtti.

Ahmet Zarifoğlu, karşılaştığı sözlerin kaynağından emin olamadığı durumlarda ailesine veya Cahit Zarifoğlu’nun eserlerini yakından bilen kişilere danıştığını söyledi. Sosyal medyada bir sözün altında babasının adını gördüğünde “Acaba babama mı ait?” diye düşündüğünü ifade eden Zarifoğlu, kendisinin de uzun süre doğru bildiği bir yanlış atıf bulunduğunu açıkladı.

“KIRILDIM SAÇ UÇLARIMA KADAR” SÖZÜNÜ BABASINA AİT SANIYORDU

Ahmet Zarifoğlu’nun verdiği örneklerden biri, sosyal medyada Cahit Zarifoğlu’na atfedilen “Kırıldım saç uçlarıma kadar” sözü oldu. Zarifoğlu, sözün uzun süre babasına ait olduğunu düşündüğünü ancak daha sonra gerçek sahibini öğrendiğini anlattı.

Ahmet Zarifoğlu, “Ben de uzun süre ‘Kırıldım saç uçlarıma kadar’ sözünü babama ait sanıyordum, daha sonra bunun Özgür Gümüşsoy’a ait olduğunu öğrendim” dedi. Zarifoğlu, sosyal medyadaki temel sorunlardan birinin içeriklerin hızlı biçimde tüketilmesi olduğunu belirterek paylaşımların çoğu zaman kaynak araştırması yapılmadan yayıldığına dikkat çekti.

“PAYLAŞ-GEÇ MANTIĞIYLA TÜKETİLİYOR”

Sosyal medyada yazarı bilinen sözlerin bile yıllardır Cahit Zarifoğlu imzasıyla paylaşılabildiğini söyleyen Ahmet Zarifoğlu, içeriklerin “paylaş-geç” anlayışıyla hızla tüketildiğini ifade etti. Yanlış atıflarla mücadele etmek amacıyla geçmişte gündeme gelen bir çalışmayı da aktardı.

Gazeteci ve yazar Asım Gültekin’in yıllar önce Cahit Zarifoğlu’na ait olmadığı halde onun adıyla paylaşılan sözlerin bir araya getirileceği bir sosyal medya hesabı açılmasını önerdiğini belirten Zarifoğlu, yanlış içeriklerin sayısının fazlalığı nedeniyle söz konusu fikrin hayata geçirilmediğini söyledi.

Hattuşa'da tarihi keşif: Kadeş Barış Antlaşması'nın yeni tablet parçası bulundu
Hattuşa'da tarihi keşif: Kadeş Barış Antlaşması'nın yeni tablet parçası bulundu
İçeriği Görüntüle

ATAOL BEHRAMOĞLU “BENİM BÖYLE BİR SÖZÜM YOK” DEDİ

Sosyal medyadaki yanlış atıfların dikkat çeken örneklerinden biri de 2020 yılında şair ve yazar Ataol Behramoğlu üzerinden yaşandı. Behramoğlu imzasıyla sosyal medyada paylaşılan bir söz, doğrudan şairin kendisi tarafından yalanlandı.

Ataol Behramoğlu, kendi adına paylaşılan alıntının altına “Benim böyle bir sözüm yok” yazarak sözün kendisine ait olmadığını açıkladı. Başka bir sosyal medya kullanıcısının ise sözün gerçek sahibi olan Behramoğlu’na “Hayır var araştırmanızı öneririm” şeklinde karşılık vermesi, yanlış atıfların sosyal medyada ulaştığı boyutu gösteren örneklerden biri oldu.

NECİP FAZIL KISAKÜREK İÇİN DE ÇALIŞMA YAPILDI

Yazar Tugay Kaban, benzer yanlış atıfların uzun yıllardır Necip Fazıl Kısakürek için de yaşandığını belirtti. Kaban, sosyal medyada Necip Fazıl’a ait olmadığı halde onun adıyla paylaşılan içeriklere karşı çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.

Büyük Doğu Yayınları’nda çalıştığı dönemde Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Şeyma Kısakürek ile sosyal medya sayfaları oluşturduklarını belirten Kaban, yanlış içeriklerin doğru olmadığını gösteren paylaşımlar yaptıklarını söyledi. Çalışmaların daha sonra Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı bünyesinde sürdürüldüğünü ifade etti.

“YAZARLARIN FİKRÎ MİRASINA ZARAR VERİYOR”

Tugay Kaban, yanlış atıfların yalnızca sosyal medyada bilgi kirliliği meydana getirmediğini, aynı zamanda yazarların fikrî mirasına da zarar verdiğini söyledi. Günümüzde bilgi kaynaklarına ulaşmanın geçmişe göre daha kolay olduğuna işaret eden Kaban, paylaşılan sözlerin doğruluğunun kontrol edilebileceğini belirtti.

Her yazarın üslubunu öğrenmenin kolay olmadığını ancak imkânsız da olmadığını ifade eden Kaban, özellikle bilgiye hızlı şekilde erişilebildiği günümüzde bir yazara atfedilen sözün kaynağını araştırmanın ve doğruluğunu kontrol etmenin daha kolay hale geldiğini kaydetti.

Kaynak: Yeni Şafak