banner17

Nakib el Attas şimdilerde ne yapıyor?

Mehmet Özay, Malezya’dan değerli bir ilim adamımızı, Prof. Nakib el-Attas’ın son yıllarda nelerle meşgul olduğunu Malezya'dan bildiriyor.

Nakib el Attas şimdilerde ne yapıyor?

 

Seyyid Muhammed Nakib el-Attas, Doğuda ve Batıda akademi dünyasının, ismini, “Bilginin İslamileştirilmesi” kavramına önemli katkıda bulunan bir bilim adamı olarak tanıdığı, Malay coğrafyasının son dönemde yetiştirdiği önemli bir şahsiyet. Kısa bir yazıda her yönüyle tanıtmanın mümkün olmadığı el-Attas’a sadece kısa bir değini yapacağız bu çalışmamızda.Syed Muhammad Naquib al-Attas

Malay dünyasının entelektüel ortamına ‘renk katacak’  bireyler bu aileden

Adından başlayalım, el-Attas, Attas ailesinden geliyor. Dedesi, Cava Adası’nın önemli şehirlerinden Bandung’da yerleşik bir Arap göçmeni olan Seyyid Abdullah el-Attas bin Muhsin. Niçin Bandung’da yerleşik, bunu sormak lazım. Arap göçmenlerin, Güneydoğu Asya’nın ticaretiyle meşhur liman şehirlerinde yerleştikleri bilinir. Dede el-Attas’ın, Bandung’dan, 19. yüzyıl ikinci yarısında Singapur’a geçtiğini görüyoruz. Elbette bu geçişte, sadece Singapur’un ticarî hayatta artmakta olan rolünü algılamamak lazım. Singapur, aynı zamanda, bir yandan envai çeşit misyonerler, önce İngiliz Doğu Hint Şirketi, ardından 1867’den itibaren İngiliz Sömürge Yönetimi’nin eğitim faaliyetleri, öte yandan “peranakan” adı verilen Hintli Müslümanların yayıncılık ve eğitim faaliyetleri ile neredeyse tüm Güneydoğu Asya’nın “modern aydınlanmacı” ruhunun depreştiği yer olarak öne çıkar. İşte bu ortamdır ki, dede el-Attas’ı cezbetmiş ve Singapur’a yerleşmiştir diyebiliriz.

Künyesindeki “seyyid” adı önemli elbette... Yani tarihin erken dönemlerinden itibaren Arap Yarımadası’ndan Güneydoğu Asya adalarına hicret eden azınsanmayacak sayıdaki Ehl-i Beyt mensuplarından. Şerif, Habib künyelerine sahip olan aileler gibi…

Dede Attas’ın kaderinde, yolu Ortadoğu’dan bölgeye ‘cariye’ olarak düşen bir hanımla evlenmek de varmış. Bu evlilik, Ali el-Attas ve 20. yüzyıl Malay dünyasının entelektüel ortamına ‘renk katacak’  bireylerin dünyaya gelmesine vesile oldu. Nakib el-Attas bu neslin önemli temsilcilerinden biri olmakla dikkat çekiyor.

Syed Muhammad Naquib al-AttasHayatını Batılı eğitimin şekillendirdiği izlemini verse de geleneksel İslam’ı öne çıkardı

Nakib el-Attas, tıpkı kardeşleri gibi ilk eğitimini dönemin en önemli eğitim merkezi olarak da bilinen Singapur’da alır. İngiliz okullarında başlayan öğrenim hayatı, gelecek yıllarda Avrupa ve Kuzey Amerika’daki akademik çalışmalarının, ilmî görevlerle dolu yaşamın ilk habercisidir aynı zamanda. Hayatını Batılı eğitimin şekillendirdiği izlemini veren al-Attas, aslında bu aldığı eğitim paradigmasının tam aksine, geleneksel İslam’ı öne çıkaracak ve bu anlamda gözü kapalı modernleşme akımlarının kök saldığı coğrafyalara kafa tutacak ve kökleri geçmişin derinliklerine uzanan bir gelenekselci İslam paradigmasının dirilticisi olarak öne çıkar.

Her ne kadar, kimi çevreler el-Attas’ı, mensubu bulundukları modernleşmecilik yarışında “perde arkası” rolüne sahip liderleri ile aynı paralelliğe koymaya, okumaya ve de onaylatmaya çalışsalar da, el-Attas bu anlamda “biricikliği”ni bu geç yaşına kadar korumasını bilmiştir. Bunu söylerken, salt değini noktamız, el-Attas’ın temsilcisi olduğu ilmî birikimdir. Popülaritesi değil…

El-Attas’ın, eğitim felsefesi kökenini gelenekte bulması…Nakib el-Attas

El-Attas, ilahiyat, felsefe, tarih ve edebiyat alanlarındaki çalışmaları ve düşünceleri ile, belki de kadim dönemlerin tüm bilimleri kendinde içkin hale getirmiş âlimlerini anımsatır dersek abartmış olmayız herhalde. Bir yanda maddi, öte yanda manevi alana tekabül eden bu ilim dallarındaki birikimi kendisini yeni bir eğitim felsefesinin kurucusu olmaya sevk etmiştir.

İşte bu anlamıyla, el-Attas’ın, eğitim felsefesi kökenini gelenekte bulması, yukarıda zikredilen alanlarda gelenekten devşirdiği bilgi ve hikmetin özünü oluşturur. Bu eğitim felsefesi ki, modern eğitim metodolojilerinin dayandığı “positivist-materyalist” çizgiye bir nokta koymayı ve “bilimi” İslamî paradigma çerçevesinde yeniden şekillendirmeyi gerektirmektedir. Bu paradigmadan hareketle bilginin İslamileştirilmesi teorisini ortaya atmış ve bunun uygulayıcısı olarak da bizzat ilgili kurumun başında uzun yıllar hizmet vermiştir.

El-Attas’ı, düşüncelerini, çalışmalarını anlamak için “derdi neydi” sorusunu sormak gerekir. Öyle ya, derdi olan biri ancak bunca yükün altına girer ve elinden geldiğince yükü omuzlamaya çalışır. Bu anlamıyla, el-Attas, Malay medeniyetinin ürettiği değerleri 20. yüzyıl yolsuzluğu içerisinde gönüllülükle ve cesaretle taşıma cüretini göstermiş ve geçmişin değerlerini gelecek nesillere miras bırakmayı kendine bir borç bilmiştir.

Syed Muhammad Naquib al-Attas84 yaşında ve üniversitede göreve devam ediyor

“Prof. Nakib el-Attas bugün ne yapıyor” sorusunu soranlara şu cevabı vereyim. El-Attas 84’üne varmış bir hikmet sahibi… Çoğunluğun varsayabileceği gibi köşesine çekilmiş değil elbette. Malezya’nın araştırma üniversitelerinden biri olan Malezya Teknoloji Üniversitesi’nin (UTM) Rektörü Prof. Zaini Ujang’ın davetlisi olarak Malay Medeniyeti Fakültesi’ne bağlı İslam, Bilim ve Medeniyeti Çalışmaları Merkezi’nde (CASIS) “misafir öğretim görevlisi” statüsüyle görevlendirildi.

Elbette bu görevlendirme, sembolikliğinin yanı sıra, el-Attas’ın birikimini yeni nesillere aktarmanın bir aracı olarak UTM Kuala Lumpur Jalan Semarak’daki kampüsünde ayda iki defa gerçekleştirilen sohbetlerin hayata geçirilmesine de olanak tanıyor. Bu girişim, 1990’larda ISTAC’ın idareciliğini yapmış ve ardından kimi gelişmeler üzerine görevi bırakmış olan el-Attas’ın yeniden akademi dünyasına dönüşü olarak da değerlendirilebilir. Kuala Lumpur’a yolu düşenlerin el-Attas’ın seminerlerine iştirakini özellikle tavsiye ederim.

 

Mehmet Özay Malezya’dan yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2012, 19:16
YORUM EKLE
YORUMLAR
zekeriya arslantürk
zekeriya arslantürk - 6 yıl Önce

mehmet özay kardeşim saygılar bu yazıyla bismillah dedi gerisi gelir

banner8

banner20