İlk İstanbul’a gidişimizde Üsküdar merkezindeki Selman Eczanesinde eşimle beraber ziyaret ettik. Kırk yıllık dost gibi kaynaştık hemen. Kültürlü, pür nezâket bir İstanbul beyefendisiydi. Boşnak asıllı imiş. Refikası hanımefendi ile bizi yakında bir yere yemeğe davet ettiler. Rahat sohbet mümkün olur diye kabul ettik. Giderken bize Üsküdar merkezini tanıttılar. Hatta Ahmet Remzi Akyürek Dede’nin müdürlük yaptığı Selman Ağa Kütüphanesi’ni de ziyaret ettik.
Yürürken yolu toprağı incitmeyen bir tempo ve musiki ile yürüyor, enfes bir İstanbul Türkçesi ile konuşuyordu. Hanımefendiler de sohbetlere dahil oldu. Ehli aşk bir ayaklı kütüphane ile beraberdik. “Tuna’yla Hasbihal” adlı şiir kitabından da Memduh Bey’in rütbe-i bâlâsı anlaşılıyor. Kitabın başında ‘yazar hakkında’ başlıklı bir tercüme-i hâli var.





