Üsküdar’ın saklı hazinesi: Rifai Âsitanesi

"Üsküdar kadim tarihinde nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış, çok sayıda eseri bağrına basmıştır. Öyle ki toprağının altında bile koca bir miras saklamaktadır. Her semti ayrı ayrı izleri, her sokağı ayrı ayrı zenginlikleri barındırır. Bu zenginliklerden bir tanesi de Üsküdar Rifai Âsitanesi. Geçmişte Eski Menzilhane Yokuşu denilen şimdilerde ismi Gündoğumu caddesi olan yol üzerindeki Âsitane, o zamanlar gayrimüslimlerin de ayin izleyebildikleri tarihi bir mekân. Şimdilerde ise Üsküdar Belediyesi tarafından restore ediliyor." Furkan Özkul yazdı.

Üsküdar’ın saklı hazinesi: Rifai Âsitanesi

Âsitane kelimesi Farsçada "eşik, kapı" anlamına gelir. Tasavvufi literatürde ise genellikle merkezi oldukları tarikatın veya tarikat kolunun kurucusu mutasavvıfların türbelerini barındırdıkları için pir evi, makam-ı pir, huzur-ı pir, âsitane-i pir gibi manaları barındırır.[1]

İlk tasavvufi tarikatlardan biri olan Rifailiğin kurucusu isminin nispet edildiği Ahmed er-Rifai’dir. Tam ismi Ahmed bin Ali el-Mekki bin Yahya olan Ahmed er-Rifai “dört kutup”tan biri sayılır. Silsile Hz. Ali’ye dayanır ve cengaver meşrepliğiyle bilinir.  Irak’ta kurulmuş ve kısa zaman içinde başta Mısır olmak üzere çevre Suriye ve Hicaz topraklarında da hızla organize olmuşlardır.

16. yüzyıldan itibaren Anadolu ve İstanbul’da varlığını göstermeye başlayan Rifai Tarikatı, 19’uncu yüzyılın sonlarında ve 20’inci yüzyılların başlarında Osmanlı topraklarında yaygın olarak bulunmuş, toplumun irşadı hususunda önemli roller oynamıştır. Bu durumun en belirgin kanıtı nesep ve tarikat bağıyla Seyyid Ahmed er-Rifai’ye bağlı olan Ebu'l-Hüda es-Sayyadi’nin II. Abdulhamid’le olan yakın bağlantısıdır. Rifai tarikatı Osmanlı topraklarıyla sınırlı kalmamış bu topraklara gönül bağıyla bağlanan diğer memleketlerde de yayılım göstermiştir.

Prof. Dr. Mustafa Tahralı’ya göre 19’uncu yüzyılın sonlarında Endonezya'dan Hindistan, Afrika ve Balkanlar'a kadar hemen hemen bütün İslâm dünyasına yayılmış olan tarikat, günümüzde Mısır, Suriye, Yemen, Irak, Türkiye ve Balkan ülkelerinde varlığını sürdürmektedir.

Üsküdar Rifai Âsitane’nin kurucusu 1590'larda Yemen’den İstanbul’a gelen ve âsitanenin karşısındaki Tavaşi Hasan Ağa (İnadiye) Camii’nde Rifai ayini icra etmeye başlayan Şeyh Muhammed b. Ukayl’dir.  Bu dönemde sadece İstanbul’da 40 civarı Rifai Tekkesi’nden bahsedilir.

Âsitane, Anadolu ve Rumeli topraklarında gördüğü teveccühün yanı sıra oryantalistlerin de ilgisini çekmiştir. Osmanlı’ya gelen gezginlerin başlıca uğrak noktaları Galata Mevlevihanesi ile Üsküdar’daki Rifai Asitanesi olmuştur. II. Abdulhamid zamanında bir süre İstanbul’da yaşayan Fausto Zonaro’nun meşhur “Haykıran Dervişler” tablosunun Üsküdar’daki Rifai Tekkesi’nden ilham alınarak resmedildiği çeşitli kaynaklarda zikredilir.

İstanbul yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın başkenti, ümmetin payitahtlığını yapmıştır. Olağan şartlarda tarikat pirinin âsitane haziresinde yatması beklenirken, İstanbul’un İslâm âlemindeki imtiyazlı mevkiinden dolayı Üsküdar’daki bu Rifai tekkesi, âsitane olarak kabul edilmiş, Anadolu ve Rumeli’deki Rifai tekkelerinin merkezi haline gelmiştir.

İstanbul’un, Üsküdar’ın her yanı ayrı bir güzelliği barındırıyor. Ara bir sokakta harabe bir mekânın yanından geçerken bile büyük bir kültür mirasıyla karşılaşabiliyoruz. Ufkumuz modern dünyanın kocaman binalarıyla çevrildiğinden çoğu kez bitişiğimizdeki mirasımızla buluşamıyoruz. Farklı bir açıdan baktığımızda, yollara ve yerlere değişik bir nazar attığımızda eminim güzellikleri daha fazla görebileceğiz; tarihimizin, kültürümüzün, kısaca kendimizin büyüklüğünün daha da farkına varabileceğiz.

Furkan Özkul

Dipnot:


[1] Diyanet İslam Ansiklopedisi, Âsitane maddesi

Yayın Tarihi: 04 Kasım 2022 Cuma 11:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Alagöz
Mehmet Alagöz - 3 hafta Önce

Dostum bu asitane sabetayist yahudi Kenan Rıfai nin tarikatı mı? Şimdilerde postnişinliğini yine yahudi sabetayist Cemalnur Sargut yapmakta. Bu tarikatlar islamı tahrif etmek için hala aktifler. Tvlerde vaaz bile veriyor kadın. Bunların gerçek yüzünü bilmeyen milyonlarca insan tv ekranlarından kandırılıyor maalesef.

banner19

banner36