Suriye’deki iç savaşta bugüne kadar Emevi, Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerine ait UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan yüzlerce tarihi cami, medrese, külliye, hamam ve hastane tahrip edildi. Suriye’deki Osmanlı eserlerini 25 yıldır inceleyen ve 8 kitap yazan Ortadoğu’da Osmanlı eserleri uzmanı Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Kürsüsü hocası Suriyeli Mahmud Zeynel Abidin’in ifadesine göre: “Son kuşatmalarla Halep’te 200 tarihi eser tahrip edildi. Halep mimarisinin yüzde 70’i Osmanlı eserlerinden oluşuyordu. Tamamı yok oldu. Tahrip edilen 200’e yakın eserden sadece 33’ü tespit edildi. 33 tarihi yapının öncesini bizzat ben fotoğrafladım. Bu eserlerden 22’sinin Osmanlı’ya ait olduğunu, hatta 2’sinin Mimar Sinan’a ait olduğunu tespit ettim. Mimar Sinan’ın 2 eserinden biri tamamen yok olmuş, biri de yüksek oranda tahrip edilmiş durumda.”
Yan yana duran fotoğraflarda, Emevi Camii’nin savaş öncesi (solda) ve savaş sonrası (sağda) hali görülüyor.
Reuters tarafından savaş öncesi ve sonrası çekilen fotoğraflar, yıllarca süren hava saldırıları, bombardıman, sokak savaşları ve yangınların kenti nasıl yaralandığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Halep’in kaderi, kent sakinleri, arkeologlar, tarihçiler ve hatta ziyaretçiler için de büyük bir hüzün kaynağı da oldu.
Yan yana duran fotoğraflarda, Halep’teki Eski Kentin savaş öncesi ve sonrasındaki hali görülüyor. Emevi Camii iç savaş sırasında en çok zarar gören mekanlardan biri oldu, yakıldı ve yıkıldı.
Bir zamanlar göz kamaştıran taştan Minaresi doğrudan, kasıtlı hedef alındıktan sonra yıkılmış bir halde moloz yığını olarak bir kenarda duruyor. Ancak caminin tabanının çok zarar almadığı gözden kaçmıyor.
Yan yana duran fotoğraflar, Eski Kent’te bulunan Al Zarab Çarşısı’na girişin savaştan önceki (2008) ve sonraki (2016) halini gösteriyor.
Savaş sırasında Ortaçağ‘dan kalma camiler, ticaret merkezleri de yıkıldı. Keza Halep’in dini hoşgörüsünün simgelerinden biri olan El Şibani Kilise Okulu ve 13’üncü yüzyıldan kalma Nahasin Hamamı gibi birçok tarihi mekan da ağır yara aldı.
Ticaret merkezlerinin yanı sıra, şehrin giriş kapılarını boydan boya ihtiva eden surlar ve cepheleri atılan bombaların sebep olduğu tahribat neticesinde tanınmaz hale geldi.
Fotoğraflarda Eski Kent bölgesinde yer alan El Şibani okul binasının savaş öncesi (2008) ve savaş sonrası (2016) hali görülüyor.
Emevi Camii’nin savaştan önceki (2009) ve savaştan sonraki tahrip edilmiş hali (2016) görülüyor.
Fotoğraflarda, Halep’in Eski Kent bölgesinde yer alan El Nahasin Hamamı’nın savaştan önceki (2010) ve savaştan sonraki (2016) yıkılmış hali görülüyor.
Fotoğraflarda, Halep’in Eski Kent bölgesinde bulunan tarihi kalenin savaştan önceki (2010) ve savaştan sonraki hali (2016) görülüyor.
Bir zamanlar Suriye’nin ve Ortadoğu’nun en görkemli şehirlerinden biri olan Halep, şimdilerde hayalet kente döndü.
Halep, bir Haleplinin dediği gibi, “Halep’in güzelliği artık hatıralarımızda ve fotoğraflarda yaşayacak. Bir daha asla eskisi gibi olmayacak.”
2012’de savaşın başlamasından bu yana 30 binin üzerinde insan öldü Halep’te ve 20 bin kişinin de şehri terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Bir zamanlar bir turizm merkezi olan ve muhteşem beyaz mermeriyle ünlü tarihi Halep, şimdi harabe halinde. 8. yüzyılda inşa edilen Ulu Camii ve dünyanın en büyük ve en eski kalelerinden biri olarak kabul edilen Halep Kalesi de içinde olmak üzere, kentin eski mirasının büyük zarar görmüş durumda. Savaş bitiyor olabilir ama ortaya çıkan hasarın bir bölümü asla düzeltilmeyecek.
HÜSREVİYE CAMİİ VE KÜLLİYESİ
1546 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Halep Valisi Hüsrev Paşa tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirildi. Hüsreviye Külliyesi’nin içinde bir cami, bir medrese ve bir türbe bulunmaktaydı. Suriye’de başlayan iç savaş sonucunda bakımsız kalan külliye, kendi haline terk edilmişti. 2013’ün sonlarına doğru bölgedeki silahlı güçler temellerine dinamit koyarak yapıyı tamamen yok etti.
ADLİYE CAMİİ
1556 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirildi. Eski Halep olarak bilinen sur içinde yer alıyordu. Atılan roketler sonucunda minaresi ve duvarları zarar gördü. Tek kubbeli cami, Memlük mimarisi tarzında renkli mermer ile bezenmiş mihrap ile Osmanlı tarzında yapılmış mermer minberle öne çıkıyordu. Pencere kemerlerinde yer alan, İznik’te üretilmiş, mavi-beyaz çiniler de Halep’te Osmanlı varlığının canlı bir anısıydı. Adliye Camisi, tahribatın ardından tamamen kullanılamaz durumda.
Tahrip edilen yerler dönemlerine göre:
Emevi dönemi: Etras Cami ve Emevi Cami
Eyyubi dönemi: Halep Surları ve Halep Kalesi
Memlük Dönemi: Antakya Kapısı, Kınisirin Kapısı, Makam Kapısı, Hadid Kapısı, Nasır Kapısı, Mehmendar Cami ve Sultaniye Medresesi.
Osmanlı dönemi: Halep Kapalı Çarşısı, Hacı Musa Cami, Osmaniye Medresesi, Şuna Hanı, Halep Belediyesi Binası, Ahmediye Medresesi, Ziraat Bankası Binası, Şeybani Kilisesi, Hibal Hanı, Saray Binası, Mimar Sinan’ın inşa ettiği Hüsreviye Külliyesi ve Adliye Cami, Sayadiye Konağı, İbrahim Konağı, Vezir Hanı, Canbulat Kasrı, Vekil Evi, Nahhasin Hanı, Nahhasin Hamamı, Yalbuğa Hamamı, Maraş Evi, Gureba Hastanesi.
Suriye’de Beşar Esad güçleri, son 4 yılda ülkenin ikinci büyük kenti konumunda olan Halep’i defalarca kuşatma altına aldı. 2013’ten itibaren Halep’te 200’den fazla tarihi eser tahrip edildi. Bu eserler her gün yeniden tahrip edilmeye devam ediliyor. Kuşatmalar sırasında Esad güçleri ve muhalifler arasında çıkan çatışmalar sonucunda şehir tam anlamıyla bir harabeye döndü. Tarihi eserlerin kimi tamamen yok oldu, kimi roket ve kurşunlarla kısmi zarar gördü.
Palmira'nın en ünlü yapılarından Tetrapilon ve Roma döneminden kalma tiyatro gibi antik kentteki çok sayıda tarihi eser bombalarla, balyoz darbeleriyle yerle bir oldu ve insanlık tarihinin önemli bölümü yok oldu.
Suriye’de Beşar Esad güçleri, son 4 yılda ülkenin ikinci büyük kenti konumunda olan Halep’i defalarca kuşatma altına aldı. 2013’ten itibaren Halep’te 200’den fazla tarihi eser tahrip edildi. Bu eserler her gün yeniden tahrip edilmeye devam ediliyor. Kuşatmalar sırasında Esad güçleri ve muhalifler arasında çıkan çatışmalar sonucunda şehir tam anlamıyla bir harabeye döndü. Tarihi eserlerin kimi tamamen yok oldu, kimi roket ve kurşunlarla kısmi zarar gördü.