Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yeni bir dergi: Geçerken

Sürdürülebilir bir dergicilik deneyiminin ne kadar zor bir deneyim olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz; her sayı için yeni yazılar üretilecek, her biri gözden geçirilip editöryal tetkike tabi tutulacak, nihayetinde yazılar bir sayıda toplanıp basılacak ve okurun istifadesine sunulacak. Bu sayılanlar bir çırpıda söylenmesi kolay, fakat uzun yıllar aynı istikrarla devam ettirilmesi oldukça zor şeyler. Diyanet İşleri Başkanlığımız ise bu işi yıllardır yapıyor.

Başkanlığımız ilk olarak "Diyanet İlmi", 1968'de "Diyanet", 1979'da "Çocuk" ve 2019'da "Diyanet Arapça İlmi" ile "Aile" dergilerini yayımlamasının ardından şimdi de süreli yayıncılık alanında çıkardığı dergilere bir yenisini daha ekledi: Geçerken Dergi.

Derginin ilk sayısı Ekim ayı itibariyle çıktı. Görebildiğim kadarıyla dergide akademisyenler ve çok kıymetli yazarların yanında genç arkadaşlarımız da olacak. "Geçerken"in böylesine geniş bir yazar kadrosuna sahip olması farklı dünyaların düşüncelerini okuma fırsatı yakalayabilmemiz açısından oldukça heyecan verici.

Derginin bu sayısında Rasim Özdönören "Ayaküstü sorular" bölümünde çeşitli soruları cevaplamış, İbrahim Tenekeci ile bir söyleşi yapılmış, Hüseyin Akın da "Yazmak bir kaçış mı?" sorusunun cevabını aramış. Dergide yine hat sanatıyla ilgili bir söyleşi daha görüyoruz. Bu yönüyle "Geçerken"in hem gençlik hem de kültür sanat dergisi olduğunu söyleyebiliriz.

Sözün özü "Geçerken Dergi" Hz. Peygamber’in: “Dünyada bir garib gibi, yabancı gibi hatta bir 'yolcu' gibi ol. Kendini kabir halkından biri gibi kabul et.” (Tirmizi, Zühd, 25) hadisinin farkında bir dergi; bu dünyadan geçerken geriden gelen yolcuların önünü açacak izler bırakmak isteyenlerin dergisi.

Umarız "Geçerken"in kültür sanat dünyamızda iz bırakan uzun soluklu bir yayın hayatı olur. Bu vesileyle derginin yayımlanmasında emeği geçen herkese şükranlarımızı sunarız.

YORUM EKLE

banner26