Bir çingene kadın her zaman fal bakmaz!

Bir çingene gelip bize evlerimizde ne kadar mutlu olduğumuzu söylüyor ve evsizlere ev oluyorsa… Bekleyelim kıyameti! 

                     

Krallara boyun eğdiren kadınlar…

 

Feyruz, Hayedeh, Googosh, Ümmü Gülsüm ve Esma Redzepova. Nam-ı diğer Esma Ablamız.

Şimdi, Esma Abla da nereden çıktı demeyin! Zira, dünyanın ahenk tellerinden birini de o elinde tutmaktadır. Düğünlerde insanlar coşsun diye değil; hayatın coşkusu, kederi, sevinci ve ıstırabına rağmen sesimi insanlara ulaştırmalıyım diyen bir Balkan kızı var karşımızda.

 

Onun kimliği hanesinde Roman yahut Çingene yazmamasına rağmen kendisini bir Çingene olarak kabul etmiş ve dünya alem de öyle bellemiştir. Babası aslen bir Yahudi, annesi ise Türk ve Müslümandır. Bu ehl-i kitab birleşmesinden dünyaya gelen Esma Redzepova için Türkiye doğumludur diyen de var. Lakin o tam tamına bir Rumeli kızıdır.

 

Etnik yürüyüşü değil de müziği ve özel yaşamından bir kesit dikkatimi çekmiştir: Balkan müziğinin yaşayan en büyük divası olarak kabul edilen Esma Abla,  yıllardır aynı orkestra ile çalışmakta ve dünyada neredeyse adım atmadık toprak parçası bırakmamaktadır. Zaman zaman Türkiye'de de konserler veren sanatçı en son Kardeş Türküler ile birlikte sahneye çıkmıştır. 

 

Müziğin İyiliği

Çingenelerin ve göçmenlerin yasal hakları için yıllardır mücadele eden Esma Redzepova, 2002 yılında Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmiş, Unıcef tarafından ödüllendirilmiştir. Haklar ve özgürlükler konusundan sınır olarak Göçmen ve Çingeneleri sınır olarak belirlememiş, açıyı daha da geniş tutmuştur: Etnik ayrımcılığa karşı her dilde söylemiştir şarkılarını. İki bin civarında konserini de yardım amaçlı icra etmiştir.

 

Bir radyo yarışmasında birincilik kazandıktan sonra düşmüştür yollara. Evden çıkarken ise üzerindeki elbiseden başka bir şeyi yoktur…

 

Bugün elliye yakın üvey çocuğu ve beş öz evladına baktığı gibi kazancını daha çok yardım amaçlı kullanmaktadır.

 

Sözün özü: Müzik, fakirlerin lüksüdür! diyor ablamız. Ancak, bu lüks onun dilinde bir isyan ve yardım seferberliğine dönmüş durumda. 

 

Ne Divalar Var Dünyada!

Bize diva diye yutturulmaya çalışılanların  var olduğu bir dünyada Esma ablamız var! İyi ki var! Hayedeh ve Googosh her ne kadar şahı susturacak tonda sese sahip olsalar da seslerinin tonu şahın demir yumruğunu durduracak mecalde değildi. Feyruz, sözünden çok sesinin dinlenildiği meclisleri çoktan terk etmişti. Lakin ilerleyen yaşında sanatçı arzusu olsa gerek bürokratlara Beyrut şarkıları söyledi. Ümmü Gülsüm, kafa tutan başkanlar devrinde yaşadı: Nasır, Cemal ve Müberek…Mübarekin mübarekliği kalmamıştı Ümmü Gülsüm'ün son devrinde!

Esma Redzepova ise bir çingene rahatlığıyla, gerekirse evimi sırtıma alır giderim! yeğniliğinde sözünü sakınmıyor. Bu sese dünyanın ihtiyacı var: İyilik adına, etnik temizlik (!)ler adına, dünyaya bir kadın eli ya da bir kadın sesi dokunmalı ve bu ses Esma Redzepova'nın sesi kadar cesur olmalı.