Muwaffaq Katt: “Karikatür, karmaşık bir siyasi durumu incelemek için saniyeler içinde en derinlikli cevabı verebilir.”

“Diktatörün taklit etmeye çalıştığı kutsallığı kırmak için önemli bir silah olan Suriyeli karikatüristler, devrimden sonra özgür oldu ancak bu özgürlük eksik kalıyor ve biraz daha zamana ihtiyaçları var.” Sürgünde yaşayan Suriyeli karikatürist ve film yapımcısı Muwaffaq Katt ile Peren Birsaygılı Mut’un röportajını yayınlıyoruz.

Muwaffaq Katt: “Karikatür, karmaşık bir siyasi durumu incelemek için saniyeler içinde en derinlikli cevabı verebilir.”

Arkadaşınız şair Nuri al-Cerrah bana ortak bir anınızdan bahsetmişti.  Sanırım 1973 senesinin Haziran ayıymış. Amerikan Başkanı Richard Nixon’un Suriye seyahati öncesinde, yaşadığınız Şam şehrinde gece birlikte gizlice dışarı çıkmışsınız ve  duvarlara yan yana asılan Nixon ve Hafız Esed fotoğraflarını parçalamışsınız. Bir yanda 67 Arap-İsrail Savaşı'nın hala süregelen etkileri ve ekonomik sıkıntılar, diğer yanda Baas diktatörlüğünün baskıcı politikaları ve Amerikan emperyalizmine karşı öfkeniz… 70’li yıllarda Moskova’ya sanat eğitimi almaya gidene değin, Suriye’de nasıl bir çocukluk ve gençlik geçirdiğinizi merak ediyorum.

Öncesinde, tüm çocuklar gibi Şam'da sıradan bir çocukluk geçiriyordum. Uçak ve araba maketi yapmak gibi bazı el becerilerine sahip olduğumu erken keşfetmiş, okulda bazı çizim kurallarını öğrenmiştim. Müziğe de büyük bir bağlılığım vardı ancak resim öğretmeni olan abimin teşvikiyle resim yapmaya ağırlık vermiştim.

12 yaşında Şam’daki el-Kindi Sineması’nda büyük yönetmen Ivan Ivanov Fano'nun çizgi filmini (The Humpbacked Pony) izlemem ise sanatsal geleceğimi belirleyen en temel andı. Film bitmiş, herkes ayrılmış ve salonda yalnız kalmıştım. Birkaç yıl sonra, Moskova Yüksek Sinema Enstitüsü'nde o yönetmenin öğrencilerinden biriydim artık.

Moskova'daki eğitiminizden sonra Suriye'ye döndünüz ve ülkenizde birçok önemli işe imza attınız. Karikatür sanatçılığı, tasarım ve illüstrasyon, animasyon film yönetmenliği... 1994'te yaptığınız "Goha Mahkemede", Suriye'nin bilgisayarda yapılan ilk animasyon filmi. Ayrıca aldığınız sayısız ödül var. Bunlar gerçekten çok heyecan ve ilham verici. Bütün bu esnada, en büyük motivasyonunuz ne oldu?

Animasyon film sanatında ilk uzman olarak Suriye'ye döndüm ve sinema dekorasyonu, çocuk çizimleri ve politik karikatürler alanında çalışmaya başladım. Daha sonra bilgisayarın gelişiyle birlikte, bilgisayar grafik programlarına dayalı ilk Suriye çizgi filmini ürettim.  Ve filmin adı “Juha tavsiyeyi sever” idi. Ayrıca Sinema Vakfı için  hepsi yerli ve yabancı ödüller almış çok sayıda çizgi film yaptım. 2012'de Suriye'den ayrılmadan önce ise on beş bölümden oluşan ve her bölümü on beş dakika olan bir çocuk dizisi yapmaya başlamıştım. Çocuklar için herhangi bir siyasi mesaj taşımasa da halkımın isyanının yanında olduğum için gösterilmedi.

Karikatür totaliter rejimlere karşı en etkili silahlardan biridir. Ve anlamak için o dili konuşuyor olmanıza gerek yoktur. Naji el-Ali, Filistin'deki zulmü Arapça bilmeyen binlerce kişiye duyurdu. Bu sanatsal yöntemin Arap Baharı'nda da büyük etkisi oldu değil mi? Tunus, Mısır veya Suriye'deki ayaklanmalar sırasında gençlerin duvarlara çizdiği birçok resmi hatırlıyorum.

Suriye'de “haysiyet isyanı” başladığında çok üzülmüştüm çünkü gösterilere, eskisi enerjimle katılabilecek kadar genç değildim artık. Her zaman zulme ve adaletsizliğe karşı bir devrim hayal etmiştim. Suriye'den ayrıldıktan sonra çalışmalarımı çeşitli gazete ve internet sitelerinde yayınlamaya başladım ve diktatörlüğü teşhir eden eserlerim, elliden fazla internet sitesinde, televizyonda ve çeşitli medya kuruluşlarında yeniden yayınlandı. Suriye dışında kaldığım süre boyunca Suriye'de sansürsüz, tam bir özgürlükle ve diktatörlük korkusu olmadan karikatür çizme özgürlüğüne sahip oldum. Siyasi karikatürlerim, Suriye'deki ve dünyadaki mazlumların yanında durabileceğim alan oldu. Ayrıca, ayaklanmalar birçok gencin karikatür dünyasına girmesine neden oldu. Yeni harika yetenekler ortaya çıktı ve eserleri tüm dünyaya yayıldı. Örneğin İdlip’e bağlı Kafranbel Kasabası’nda gençler, okulların ve sokakların duvarlarına önemli şeyler çizdiler ve hepsi birbirinden değerli eserler verdi. Halkla dayanışmalarını ifade eden ve diktatörlüklerle alay eden çok güçlü mesajlar içeriyordu tamamı da.

Tıpkı karikatür sanatında olduğu gibi… Karmaşık ve trajik bir durumu en basit şekilde anlatmak kolay gibi görünse de aslında çok zor ve daha fazla yaratıcılık gerektiren bir iş değil mi?

Karikatür sanatı, biçim ve içerik açısından en indirgeyici sanattır. Çünkü karikatür, saniyeler içinde karmaşık bir siyasi durumu incelemek ve dünyadaki herhangi bir siyasi olay için derin bir mesaj verebilir. Diktatörün taklit etmeye çalıştığı kutsallığı kırmak için önemli bir silah olan Suriyeli karikatüristler, devrimden sonra özgür oldu ancak bu özgürlük eksik kalıyor ve biraz daha zamana ihtiyacı var. Çünkü Suriyeli sanatçılar, hayatları boyunca maruz kaldıkları büyük bir adaletsizlik, korku ve aşağılama mirasını taşıyor ve bu mirastan kurtulmak için biraz daha zamana ihtiyaçları var.

Bir konu hakkında fikrinizi çok merak ediyorum. Türkiye'de de bazıları artık hayatta olmayan önemli karikatüristler var. Ancak ülkemizde yayınlanan birçok karikatür dergisi, ne yazık ki dünya görüşü açısından karşı oldukları kesimleri olabildiğince çirkinleştirmeye çalışmışlardır. Çocukluğumda gördüğüm bazı dergilerin dindar insanları çok ama çok çirkin resmettiğini hatırlıyorum. Onları neredeyse hayvanlar gibi çizerlerdi. Karikatürün insanların inançlarını ele alması ve hatta kendi insanını küçük düşürmeye çalışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Her karikatürist farklı ahlaki değerler ve kavramlar taşır ve doğal olarak bu durum eserlerine de yansır. İnsan bilgisinin en önemli değerlerinden olan sanatın görevinin, insan yüreğindeki asil duygularını uyandırmak olduğuna inanıyorum.  Bazı demokratik ülkeler, düpedüz dinlere hakarete izin veriyor ama iş siyasi liderlere geldiğinde demokratik olmaktan vazgeçiyorlar ve inançlara hakaret etmesine izin verilen karikatüristi cezalandırmaya veya tutuklamaya çalışıyorlar. Tıpkı Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yaptığı gibi.

Bugün Suriye halkı, tarihin gördüğü en büyük trajedilerinden birinin kurbanı. Suriyeli sanatçıların çoğunun sürgünde yaşadığını biliyorum. Sizce bu sanatçılar Suriye'deki olayları dünyaya duyurabilecek güce sahipler mi ve gittikleri yerlerde gerekli desteği alıyorlar mı? Özellikle son 10 yılda üretilen işleri nasıl buluyorsunuz?

Halkının yanında duran Suriyeli sanatçılar, her nerede yaşarlarsa yaşasınlar, özgürlük havasını solumaya devam ediyorlar ve ne kadar yetenekli olduklarını kanıtlıyorlar. Ve gerekli desteği alamasalar da müzik, sinema, plastik sanatlar ve karikatürde üstün başarılar gösteriyorlar.

Uzun süredir Kanada'da sürgünde yaşıyorsunuz. Kanada'daki kültür çevreleri sanatınıza nasıl ilgi gösteriyor?

Kanada, yerinden edilmiş Suriyelilerin çoğunluğunun bulunduğu Avrupa'dan uzak olduğu için sanatçıların etkinlikleri nispeten daha az. Burada birkaç etkinlik yaptım ancak çoğu bireysel işlerdi. Ve Kanada’da sanat çevrelerine girmek hiç kolay bir şey değildir. Çünkü bu alanda önemli ilişkiler gerektirir ve ayrıca dil engeli de önemli bir sorun.

Düşünerek ve tasarlayarak mı çiziyorsunuz yoksa bu harika çizimler ani bir ilhamın sonucu mu?

Bu süreç çok karmaşık bir süreçtir. İlham, dünyada hiçbir sanatçıya planlayarak gelmez. Bazen bir çalışma kısa sürede tamamlanır,  bazen ise bir karikatür fikrine ulaşmak birkaç gün sürer yani bunun tam bir tarifi yoktur aslında. Bir sanat eserine gerçek değerini veren şeyin, tamamen kendine karşı dürüstlük olduğuna inanıyorum.

Hocam, zaman ayırdığınız ve bu faydalı sohbet için çok teşekkür ederiz. Umarım en kısa zamanda sizi Türkiye’de misafir etme şansına sahip olabiliriz.

Röportaj: Peren Birsaygılı Mut

Yayın Tarihi: 17 Eylül 2021 Cuma 11:00 Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2021, 13:11
banner25
YORUM EKLE

banner26