banner16

Mehmed Kısakürek: Üstad Yaşıyor Olsaydı Hiçbir Şey Bugünkü Gibi Olmazdı

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmed Kısakürek; Büyük Doğu Yayınları’nı, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nı ve hayata geçirmeye çalıştığı projeleri Kitabın Ortası dergisine anlattı.

Mehmed Kısakürek: Üstad Yaşıyor Olsaydı Hiçbir Şey Bugünkü Gibi Olmazdı

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmed Kısakürek; Büyük Doğu Yayınları’nı, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nı ve hayata geçirmeye çalıştığı projeleri Kitabın Ortası dergisine anlattı. ‘Kültür Evi’ projesinin bir türlü hayata geçirilmediğinin altını çizen Kısakürek, “Sabır taşı misali çatlamak üzereyiz.” dedi.

Mehmed Kısakürek, sosyal medyada Üstad Necip Fazıl Kısakürek adına açılan sahte hesaplar için yaptırım çalışmalarının olduğunu vurgulayarak, gençlerin sahte hesapları takip etmemeleri gerektiğinin altını çizdi. Kısakürek, NFK adına açılan sahte hesapların kültür katliamı yaptığını söyledi.

Büyük Doğu Yayınları nasıl ortaya çıktı, hikâyesini kısaca sizden dinleyebilir miyiz?

1973’de babamla birlikte Sultanahmet taraflarına gidip, ancak çay yapmaya yetecek tel dolaplı bir mutfağı olan küçük bir oda tuttuk. O küçücük odada onunla baş başa geçirdiğim günler hafızamda taptazedir. Yıl 1973, üstadın vefat etmesinden 10 yıl önce yayınevi kuruluyor. Bu önemli bir noktadır. Çünkü yayınevi bana veraset yoluyla geçmiş değil, onun emriyle benim adıma kurulmuştur. Bu suretle bütün eserlerini Büyük Doğu’ya bağlarken beni de Büyük Doğu’ya bağlamış oldu. Kısaca Büyük Doğu Yayınları’nın hikâyesi böyledir.

Karşımızda Bir Deha Var

Necip Fazıl Kısakürek çok seviliyor ve okunuyor. Fakat, sizce anlaşılıyor mu?

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in anlaşılmasının büyük ölçüde sıkıntılı olması, idrak kanallarımızın tıkalı olmasındandır. Bir ‘deha’ ile karşı karşıya olduğumuzu da ayrıca unutmamalıyız. Bilmem, kısa da olsa cevap teşkil etti mi?

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in en çok hangi eserleri okuyucu ile buluşuyor?

Tabii ki en başta “Çile” okunuyor. Daha sonra eserlerin lokomotifini; Çöle İnen Nur, O ve Ben, İdeolocya Örgüsü takip ediyor. Külliyatın kalanı ise bu eserlerin ardından sıralanıyor.

Zararlı Kitapları Okumaktansa Hiç Okumamayı Tercih Ederim

Bir yayıncı olarak Türkiye’de okuma oranını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstatistiklere ve böyle oranlamalara itibar eden biri değilim. Keyfiyetten ve nitelikten yanayım. Genelde bu oran hakikaten çok düşüktür. Ama ben, zararlı kitapları okumaktansa, hiç kitap okumamayı tercih ederim.

Yaşasaydı Her Şey Farklı Olurdu!

Üstad Necip Fazıl Kısakürek bugün yaşasaydı, gençlik hakkında neler söylerdi?

Böyle bir hengâmede şevk kırıcı olmak istemiyorum. Fakat şu kadarını söyleyeyim: Eğer Üstad şu an yaşıyor olsaydı; yalnız gençlerin şu dağınık hali değil, hiçbir şey bugünkü gibi olmazdı.

Bütün Hırsızlıklara Karşı Çalışıyoruz

Aile olarak Necip Fazıl Kısakürek adına açılan sosyal medya hesapları ile ilgili bir yaptırım çalışmanız var mı?

Yalnız sosyal medya hesaplarıyla değil, bütün tahrifler ve hırsızlıklarla ilgili çalışmamız var. Avukatlarımız bu konularda çalışıyor. Fakat bu konulardaki çalışmalarımızı sert bulanlar da var. Onlara tavsiyem, bu tutumu bırakıp bizlere yardımcı olmalarıdır. Bunlara taviz vermemek gerekiyor!

Sosyal medyada Necip Fazıl Kısakürek’in sözü diye paylaşılan birçok sözün kendisine ait olmadığını biliyoruz. Sizlerin de bu alanda çalışmalarınız var. Peki, bizim üzerimize düşen görev nedir? Nasıl kontrol sağlayabiliriz?

Bir şeyin hakikisi dururken sahtesinin daha fazla itibar gördüğü bir devirde yaşıyoruz. Üstad’ın vasiyeti, bizim de “muhafızlık” görevimiz ortadadır. Demek ki vasıf bulmakta zorlandığımız ahlaksızlara daha da sert davranmak borcundayız. Gençlere düşen görev ise bunlara hiç alaka göstermemek ve beslenme yollarını kesmekten ibarettir. Çaresi bu derece basit ama sonuçları felakettir. Bunlar bir kültür katliamıdır.

Hayata Geçemeyen Proje: Kültür Evi

Büyük Doğu Yayınları olarak yakın zamanda hedefiniz nedir?

Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı bünyesinde bir “Kültür Evi” projemiz var. Fakat bu konuda bir süre daha susmayı tercih ediyorum. Çünkü sakin konuşamam. Feryat edebilirim. Sabır taşı misali çatlamak üzereyiz.

Bir Hatıra Denizinde Yaşıyorum

Babanız Necip Fazıl Kısakürek ile unutamadığınız bir anıyı bizimle paylaşır mısınız?

Bir hatıra denizinde yaşıyorum. Neresinden bir bardak su alıp size ikram edeyim? Müşkülümü anlıyorsunuz değil mi? Geniş bir zamanda inşallah…

“Bizim Görevimiz Muhafızlıktır!”, Kitabın Ortası dergisi, Mart 2018, sayı 12.

 

Röportaj: Ezgi Aşık

Fotoğraflar: Resul Bandırma

Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2018, 11:41
banner12
YORUM EKLE
banner8
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6