banner17

Kazakistan'da evlenecek kişilerin 7 ceddine kadar bakarlar

İstanbul’a İslam coğrafyasının farklı köşelerinden gelen gençlerle yaptığımız röportajlarda bu sefer çok farklı bir durağa gidiyoruz: Kazakistan. Deniz Baran, Kuralay Sagidollayeva ile konuştu.

Kazakistan'da evlenecek kişilerin 7 ceddine kadar bakarlar

İstanbul’a İslam coğrafyasının farklı köşelerinden gelen gençlerle yaptığımız röportajlarda bu sefer çok farklı bir durağa gidiyoruz: Kazakistan. Kuralay Sagidollayeva ile konuştuk.

Bize ülkenden bahsedebilir misin? Nüfus hangi kesimlerden oluşuyor?

Eğer toplumdaki gruplardan bahsedeceksek Kazakların savaşlar ve diğer şartlar sebebiyle birkaç kez ayrılıp birleştiğini not etmemiz lazım. Fakat Kazakların farklı topluluklara ayrılmasının en büyük sebebi, büyük hatta devasa denebilecek yüzölçümü.

Devletin sınırlarını korumak üzere nüfuz üç gruba ayrılıyor: Kish juzlar genelde Kazakistan’ın batısında, Uly juzlar güneyinde ve Orta juzlar kuzeyde ve merkezde konumlanmış durumda. Ayrıca bir de Kozhalar (uzun süre önce Kazakistan’a göç eden ve asimile olan, aynı zamanda buraya İslam’ı getiren Arap asıllı topluluk) var. Bütün bu gruplar da kendi içlerinde farklı parçalara bölünüyorlar.

Ben her daim cesur ve savaşçı olan Kishi juzlardan geliyorum.

Ülkenin kültürünü anlatacak 3 şeyden bahseder misin?

1. Genelde aynı kabileden biriyle evlenmeye aileler sıcak bakmaz. Bir adam ve kadın evlenmeden önce 7 cedlerine kadar bakarlar ve 7. dahi aynı ise bu pek arzu edilen bir evlilik olmaz. Bu tavrın sebebi, Kazakların geçmiş asırlardan tecrübe edindiği üzere akraba evliliklerinin çocuğun sağlığına olumsuz etkisidir. Bu adet sebebiyle Kazakların kanı dünyadaki en arı ve güçlü kanlardan biri olarak kabul edilir.

2. At eti yeriz. Bu alışkanlık, Büyük İskender’e karşı galip gelen “Saktarlar” dâhil atalarımızdan süregelen bir alışkanlıktır. Kazaklar her zaman göçebe ve dolayısıyla çok güçlü olmuşlar. Bu gücün de dünyanın en temiz eti addedilen at etinden geldiğine inanılır. Neden at eti en temizi? Çünkü onlar koyun ve ineklerin yanında yemek yemeyecek kadar temiz, her türlü pislikten kaçınıyorlar. Hatta Fransa’daki eczanelerde at eti, kolesterolü düşürmek için ilaçla beraber satılıyor. O güzel hayvanları kesip etlerini yiyin propagandası yapmıyorum ama sadece at eti yemenin düşünüldüğü kadar kötü olmadığını açıklamaya çalışıyorum.

3. Kazakların misafirperverliği, insanlık tarihine altın harflerle yazılabilir. Kazaklar, misafirin Allah tarafından yollandığına inanırlar ve bu yüzden onlara çok düzgün davranmalıdırlar. Bu neredeyse bir seremoniye dönüşür:

Geldiğinizde genelde ev temizlenir ve devasa bir Beshparmak (geleneksel Kazak yemeği; at, dana, kuzu, dev eve balı keti ile soğan, patates ve hamur içerir) yersiniz. Tabi başka yemekler de eşlik eder. İkinci ana yemek belki etli pilav (Palau) olabilir.

Evimizde babam ve benim tarafından çalınan Dombira şarkısı ile piyanoyu dinlersiniz. Ayrıca başka evlerde de evin çocukları enstrümanlarla yeteneklerini sergilerler.  Bu sırada evin hanımları çay masasını hazırlar. Envai çeşit kek ve turta ikram edilir. Ve tabi Bauyrsaks (bir çeşit Kazak ekmeği) da…

En az 2-3 saat misafirlikte kalmanız gerekir ve sonra ev sahibi size hediyeler verir. Belki bir shapan (Kazak şapkası)… Tabi emin olun, evin hanımı misafirliğe gelememiş olanlara yollamak üzere size büyük bir yemek paketi verir.

Ülkende sanat, edebiyat, müzik alanlarında oldukça öne çıkan, gençlerin en çok saygı duyduğu, takip ettiği Müslüman şahsiyetler kimler?

Genelde ailelerimizi, adetlerimizi ve Kazak kültürünü takip ediyoruz. Tabi ki küreselleşme çağında birçok seküler ülke gibi bizler de farklı alanlarda ünlü şahsiyetleri görüyoruz. Ancak sanıyorum ki ülkemde gençler için en önemli figür aileler, bunun sebebi de küçüklükten verilen sıkı terbiye.

Ülkende İslam kültürüne dair yayım yapan önemli dergi, gazete, TV kanalı vb. var mı?

Evet, terörist eğilimleri içermeyen İslami yayın yapılabiliyor. Ayrıca terörizmin kötülüğü ve yanlışlığı üzerine yayın yapan farklı TV programları da mevcut.

Camilerde yayın yapan “Asyl Arna” isimli çok iyi bir İslami kanalımız var. İslami dergiler de var ama pek popüler değiller. Ancak internet sitelerine değinecek olursak iki tane söyleyebilirim: “Muslim.kz” ve “Azan.kz”.

Ülke yönetiminde İslami kesimin etkisi nedir? Kazakistan’daki seçimlerde herhangi bir İslami hareket yer alıyor mu ya da onlar bir partiyi destekliyor mu?

Herhangi bir İslami kanat, siyasi grup yahut İslami hareket yok.

Ülkendeki Müslümanların dini yaşantısını sürdürmesinin önünde bir engel var mı?

Hayır yok. Ülkemde 130’dan fazla millet var; bir şehirde birkaç sinagog, kilise, tapınak ve cami görebilirsiniz. İslam dini çoğunlukta olduğu için cami sayısı tabi daha fazla.

Peki, Müslümanların din eğitimini ve bilgisini aldıkları kurumlar nelerdir?

Okulda –ortaokuldan itibaren- dünya dinleri hakkında bir dersimiz var. Bu ders epey dolu geçen bir ders, birçok şeyi oradan öğrendiğimi düşünüyorum; İslami ibadetleri, yanlış yorumları ve aşırıcı akımları ve dinen doğru ile yanlışı gibi. Ayrıca camilerin içinde çocukların ve gençlerin eğitim alabileceği medreseler de mevcut.

Türkiye’ye geliş sebebiniz neydi?

ABD ve Avrupa hayali kuran birçok kişi gibiydim ve başta Türkiye’ye gelmek istemiyordum. Fakat bazen gelenekçi bir ailede kız çocuğu olmak zordur, annem bana bir Temmuz ortasında eğer yüzde yüz burs alırsam sadece ve sadece Türkiye’ye gitmeme müsaade edebileceklerini söyledi. Çünkü ülkenin çoğu Müslümandı ve kültürü de bizimkine yakındı. Ben bursu alınca da ailem şaşırdı fakat verdikleri söz yüzünden bir şey diyemediler.

Ancak bir diğer sebep de kendimi geliştirip fanusumun içinden çıkma isteğimdi.

Yakın gelecekte Kazakistan’a dönmeyi düşünüyor musunuz?

Evet, eninde sonunda döneceğim. Burada birkaç yıl daha kalmaya karar versem dahi benim için hiçbir şey anavatanımdan daha iyi olmayacaktır. Kazak insanların dediği gibi: “Başka diyarda sultan olacağına anavatanında sıradan biri ol.”

En çok neyi özlüyorsun?

Öncelikle ailemi ve arkadaşlarımı… Çünkü onlar olmadan en zengin ülkenin altın sarayında olsam ara ara üzüntü duyarım.

İkinci olarak Kazakistan’ın boş ve sessiz caddelerini özlüyorum. Tüm ülkenin nüfusu 17 milyon ve yüzölçümü devasa, bu yüzden kilometrekareye sadece 5 kişi düşüyor. Sabahın beşinde dışarı çıksanız şehirdeki tek vatandaş gibi hissedebilirsiniz kendinizi ki bu harika bir duygu bence.

Türkiye’de yabancılık problemi yaşadın mı? Yaşadıysan bir yabancı olarak yaşadığın problemler neydi?

Hayır, İstanbul’a alışmakta bir sıkıntı yaşamadım. Buradaki insanlar yabancılara alışkın ve benim üniversitem de öğrenci çeşitliliği ve yabancı kabulü ile özel bir üniversite. Ayrıca kültürlerimiz çok farklı değil, bir zamanlar beraber yaşamışız ve atalarımız aynı ne de olsa.

Tabi Türkiye’ye gelmeden önce ülkemdeyken Türkçe öğrenmem de bana çok yardımcı oldu.

Türkiye’deki kültürle kendi kültürünü karşılaştırdığında en büyük farklılıklar neler sence?

At eti yemiyorsunuz J Açıkçası geriye kalan çok daha fazla geleneğimiz var. Yani Türk gelenekleri ile Kazak geleneklerinin sayısının ne denli fazla olduğunu düşün! 

Türkiye ile Kazakistan arasındaki en benzer şeyler nedir?

En çok ortak olan noktalar toplu taşıma araçlarında yaşlılara ve hamilelere yer verilmesi ki her ülkede böyle bir şey yok. Ayrıca Kazakların ve Türklerin dostcanlılığı birbirine çok benziyor. Örnek olarak bir yerin tarifini istediğinizde Türkler ve Kazaklar her daim açıklamaya çalışırlar. Diyalogda pek mesafe koymazlar ve Batı ülkelerine kıyasla bir arkadaş çevresine girmek çok daha kolay.

Türkiye’ye gelmeden önce burası hakkında düşündüğün ama çok yanıldığın bir şey var mı?

Pişmanlık duymamı gerektiren hiçbir şey yok. İstanbul’a eğitim için taşındığıma çok mutluyum; bu şehir, bu ülke ve insanları bana çok şey öğretti. Çokkültürlü, çokdilli, çok kesimi barındıran olduğu bir şehirde yaşamak… Farklı insanlarla konuşarak, farklı milletlerden insanlarla aynı ekmeği paylaşarak, tamamen farklı zihni arka plana sahip insanlarla aynı sınava çalışarak bu farklılığı Kabul ediyorsunuz. Sadece 1 yıl içinde kişiliğimde ve bilgi kapasitemde iyi yönde büyük bir değişim hissediyorum.

En çok nereleri seviyorsun?

Birçok Kazak gibi Türkiye’deki favori yerim Antalya’daki 5 yıldızlı oteller. Birçok ülkeye gitmiş biri olarak en iyi servise sahip ve en konforlu otellere sahip ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyleyebilirim. Ancak İstanbul özelinde favori mekanım Üsküdar’daki Filizler Köftecisi; Kız Kulesi’nin karşısında. Sevdiğim yemeklerin, deniz ve bana prensesin hüzünlü hikâyesini hatırlatan kule manzarasının karışımını, bileşimini sunan bir mekân… Kulenin hikâyesi bana cesur olmayı ve o kızın babası gibi çok endişelenmemeyi öğretti. Nihayetinde yazılı olan şey oluyor…

Türkiye’deki üniversiteler hakkında ne düşünüyorsun?

Tabi üniversiteye göre değişiyor ancak İstanbul’daki birçok üniversitenin, bilhassa da devlet üniversitelerinin çok iyi olduğunu düşünüyorum; övgüye layıklar. Diğer üniversitedekilerle konuştuğumda hep iyi geri dönüşler alıyorum ve yüksek seviyeli öğrenciler görüyorum. Benim üniversitemin özel olmasının da iyi profesörlerden akademik eğitim alabilme konusunda devletlerden farklı olmadığını düşünüyorum, ayrıca küçük sınıflar, hocalarla doğrudan iletişim gibi avantajları da var. Başka devletlerde sınıfların bu şekilde olmadığını biliyorum.

Türkiye’deki Müslümanlar’ın İslami pratikleri sürdürmesinde bir zorluk olduğunu düşünüyor musun?

Hayır, hiç görmedim. Camiler aynı Kazakistan’daki gibi hep açık, biriyle din hakkında konuşmak hususunda kısıtlamalar yok ve tesettürlü arkadaşlarımın da bir sıkıntı yaşadığına şahit olmadım.

Röportaj: Deniz Baran

Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2018, 02:37
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
oktay deveci
oktay deveci - 7 ay Önce

cok iyi insanlar ben cook seviyorum

banner19

banner13

banner20