Şiirleri isminin önündeydi Bekir Sıtkı Erdoğan'ın

Gurbet ve memleket şairi idi Bekir Sıtkı Erdoğan. Ölümünün 3. yıldönümü münasebetiyle Mustafa Uçurum yazdı.

Şiirleri isminin önündeydi Bekir Sıtkı Erdoğan'ın

Bir şiir duyarsınız, bir ses, bir ahenk. İçtenliğiyle ve insanı kuşatan havasıyla bir anda bu sese kendinizi kaptırırsınız. Sanki yıllardır bildiğiniz ve size ait olan bir sestir bu. Aynı göğe bakan, aynı havayı teneffüs eden, aynı toprağa basan bir gönül birlikteliğinin söze, dizeye dönüşmesidir bu.

Bazı sözler, sesler, şiirler vardır ki sahibinin adının önüne geçmiştir. Toplum o kadar çok sahiplenmiştir ki yankılanan sesi, dize dize kendinden bir parça saymıştır. Kendini bulmak, kendinden bir parça saymak ve sözlerle kurulu bir gönül bağı oluşturmak gibi samimi duyguların bir sonucu olarak tezahür eden bu durum aslında aramızda ne kadar çok ortak payda olduğunun da bir kanıtıdır.

Bekir Sıtkı Erdoğan ismine aşinalık, onun eserlerine olduğu kadar yoktur. Ortak bir değer olarak görülür onun şiirleri. Dilden dile dolanır, gönüllerde taht kurar ama şairin ismi gizemini her vakit korur. Aramızdan ayrılalı iki yıl oldu Bekir Sıtkı Erdoğan’ın. 88 yıllık hayatına sığdırdığı şiirleri bu topraklarda dillendirilmeye devam edecek. Çünkü içimizdeki gurbetin sesi aramızda yankılanmaya devam ediyor.

Gurbetin hüznüyle yoğurdu şiirlerini

Bekir Sıtkı Erdoğan, edebiyatımızda “gurbet şairi” olarak anılmayı hak edecek bir şairimiz. Halk edebiyatına vâkıf, divan edebiyatına aşina bir şair olan Erdoğan, hece ve aruzu ustalıkla kullandığı şiirlerinde gurbetin içli terennümünü birçok şiirinde dile getirmiş, dumanlar savurarak yol alan bir trenin kasvetli kompartımanında akıp giden yollara söylenmiş bir türkü gibi hüzün yüklü dizeler dizmiştir yüreklere.

Bekir Sıtkı Erdoğan’dan bahsedilen bir ortamda “Binbirinci Gece”den bahsedilmese bütün sözler yarım kalır. Şairin adının hizasına yazılacak bir şiirdir bu: “Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!/ Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş.../ Aman karanlığı görmesin gözüm!/ Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş.” Bu dizelerle başlar şiir. Yavaş yavaş ilerlese de zaman, gurbetin acısı her dizede bir kat daha hissedilir. Şair yolların ve yolcuların şahidi bir hancıyla hasbihal eder şiir boyunca.

Bekir Sıtkı Erdoğan bu şiire olan teveccühün farkındadır. Söyleşilerinde, tanınmasına sebep olan şiirlerin başlarında sayar “Binbirinci Gece”yi. Dilden dile dolaşan bu şiire sayısız nazire yazılır, zeyl yapılır. “Hancıdan Yolcuya” adıyla şiirler bile kaleme alınır. Bütün bunlar şairin şiirinin ne kadar çok kabul gördüğünü göstermektedir.

Gariplik tuttu boynumdan;/ Büker Mevlâ’ya Mevlâ’ya.../ Gözüm her derdi gönlümden/ Döker Mevlâ’ya Mevlâ’ya...” Bu dörtlük de şairin adının önüne geçen şiirlerinden biridir. Hatta birçok sosyal paylaşım sitesinde Yunus Emre adıyla yayınlanan bu şiir Bekir Sıtkı Erdoğan’ın bir şiiridir ve kaside formatında da birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir.

Bekir Sıtkı Erdoğan, gurbeti sadece dünyalık bir ayrılıkla bağdaştırmaz. Allah’tan ve Resulünden uzakta kalmak da onun için bir gurbettir: “Bizim sensiz nasıl yetsin ki mahcûb âhımız arşa/ Yarın sen kurtarırsan var berâat yâ Rasûl’Allâh

Birçok şiiri bestelendi

Bekir Sıtkı Erdoğan’ın şiirindeki Anadolu sıcaklığı, halk şiiri söyleyişi, şiirlerinin bestelenmeye elverişli olmasındaki en önemli etkendir. Onun “Kara Gözlüm Efkarlanma Gül Gayri”, “Ve Ben Yalnızlık”, “Hasret”, “Hancı” gibi şiirleri bestelenmiş ve müzik alanında da kabul gören eserler arasına girmiştir: “Kara gözlüm, efkarlanma gül gayrı!/ İbibikler, öter ötmez ordayım./ Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayrı!'/ Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Hasretle, gurbetle ve kavuşma arzusuyla kaleme aldığı şiirlerinin notalarla buluşarak daha geniş kitlelere ulaşması onun şiirlerinin içtenliğinden kaynaklanmaktadır. Bir söyleşisinde bu birlikteliğin neden böylesine büyük bir beğeni ile kabul gördüğünü şu şekilde ifade eder şair: "Şiir bir zevktir ve ruhu terbiye eder. Bir ruhun incelmesini, zarifleşmesini istiyorsak onu ya müzikle ya şiirle terbiye etmeliyiz.”

Bekir Sıtkı Erdoğan, Hisar dergisi şairleri arasında yer alır. Milli Edebiyat ve Beş Hececiler’e yakın bir çizgide eserler veren Erdoğan, Hisar dergisinde yazmaya başlar ve bu çevre ile anılmaya devam eder.

Anadolu’ya sevdalı, bu toprağın insanı ile gönül bağını dizelerine aksettiren şair, arkasında kendisi gibi içten şiirler bıraktı ve şiirleriyle anılmaya devam edecek. Bir şair için en büyük mutluluk bu olsa gerek. Bekir Sıtkı Erdoğan’ı hayırla ve rahmetle anıyoruz.

Bu başımda esen, bir kavak yeli

Ben ondan deliyim, o benden deli

Onu aynalarda gördüm göreli

Bekir Sıtkı Erdoğan'ı kaybettim

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 24 Ağustos 2020, 07:11

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Hancı
Ahmet Hancı - 2 yıl Önce

Üstadı ilk duyduğumda ortaokul 2.sınıftaydım.50.yıl şiiri... Tam da o günlerde Hancı şiirinin O'na ait olduğunu öğrendim... Daha sonraki yıllarda diğer şiirleri.... Zor yetişecek türden bir şairi. Rahmetle anıyorum.

banner19

banner13

banner26