On İki İmam ilim, marifet, muhabbet pınarıdır

‘Eimme-i İsnâ Aşer’ diye bilinen On İki İmam hazerâtı, bazı kesimlerce çokca suistimal edilse de, Efendimiz'in, Fatıma Annemizden devam eden sülb-ü pâkinin ilk altın halkasıdır.

On İki İmam ilim, marifet, muhabbet pınarıdır

Kısaca Hazret-i Peygamber Efendimiz'in evladları diyebileceğimiz, ıstılâhî olarak ise "Eimme-i İsnâ Aşer" diye bilinen On İki İmam hazerâtı, bazı kesimlerce çokca suistimal edilse de, Efendimiz'in, Fatıma Annemizden devam eden sülb-ü pâkinin ilk altın halkasıdır. Niyeti ve ameli bozuk grupların çokca anmalarından ötürü, neden bu tertemiz sülaleye karşı mesafeli durulmuş bilinmez.

On İki İmam hazeratı hakkında yazılan eserler bir elin parmaklarını geçmiyor. Bunlardan ilk akla geleni, Molla Câmî'nin Şevahidü'n Nübüvve isimli eseri. Peygamber Efendimiz'in risaletine bir delil olan mucizelerini konu alan kitapta, On İki İmam hazeratı da, raşid Dört Halifeden sonra tek tek tercüme-i halleri verilerek işlenir. Şevahidü'n Nübüvve'nin yanında, günümüzde yazılan diğer eser de, Ali Toker'in On İki İmam - Hanedân-ı Ehl-i Beyt kitabı. Muhtelif İslam kaynaklarında dağınık şekilde olan On İki İmam efendilerimizin hayatları hakkındaki bilgileri toplayan kitapta, ayrıca kendilerine yazılan şiirler de bir araya getirilmiş.

İlim, marifet ve muhabbet pınarları olan Efendilerimizi sevmek emrolunmuş

On İki İmam hazeratının ilki, Peygamber Efendimiz'in damadı, ilmin kapısı, Allah'ın aslanı, müminlerin emiri, fatih-i Hayber, Hz. İmam Ali Hayder'dir. Efendimiz'e henüz çocuk yaşlarındayken biat eden Hazreti Ali Efendimiz, ayrıca Sevgili Peygamberimizin amcasının oğludur.

On İki İmam Efendilerimizin ikincisi ise, Hz.Ali ve Fatıma Annemizin ilk oğulları Hz.Hasan Efendimizdir. Hicretin üçüncü yılında Medine'de doğan Hz. Hasan'ın lakapları da 'tâki' ve 'seyyid'dir. İmam Hasan hazretlerinin ism-i şerifleri ise Peygamberimiz tarafından verilmiş.

On İki İmamın üçüncüsü de Hz. Hüseyin Efendimiz'dir. Hicretten dört yıl sonra Şaban ayının sonlarına doğru doğmuş Hz. Hüseyin. Yüzünün nuru çok belirgin olan Hüseyin Efendimiz, şehid ve seyyid lakabları ile anılır. Hz. Peygamber Efendimiz, kendisi hakkında "Hüseyin benden, ben de Hüseyin'denim. Allah'ı seven, Hüseyin'i sever." demiştir.

İmamlardan dördüncüsü ise Zeynel Abidin hazretleridir. Hicretin otuz üçüncü yılında Medine'de doğmuş. Muhterem pederleri, Hz. Hüseyin Efendimiz'dir. İmam Zeynel Abidin, ‘seccad’ yani çok secde eden olarak tanınmış ve yıllarca bu lakabı ile anılmış ve hâlâ anılmaktadır.

On İki İmamın beşincisi Muhammed Bâkır hazretleridir. İmam Zeynel Abidin hazretlerinin oğludur. Hicretin elli yedinci yılının Safer ayında doğan İmam Muhammed Bâkır'a, ilimdeki derinliğinden ötürü "bâkır" denmiş.

Altıncı imam efendimiz ise İmam-ı Cafer Sâdık hazretleridir. Hicretin seksen üçüncü yılında Medine'de Rebiü'l-evvel ayında doğmuş. Hz. İmam Cafer'in birçok lakabından biri 'sâdık'tır ve hakikat ve marifetin üstadı olarak bilinir.

On İki İmamın yedincisi de İmam-ı Musa Kazım efendimizdir. Kendisi kötülük yapanlara dahi kızmayıp bağışladığı için 'kazım' lakabı ile anılagelmiş.

İmam Efendilerimizden sekizincisi İmam-ı Ali Rıza'dır. Musa Kazım Efendimizin oğludur. Dedesi Cafer-i Sadık'ın dünyadan göçmesinden beş yıl sonra 153 yılında dünyaya gelmiş. 280 yılının Ramazan ayının 25. gecesi Hakk'a yürümüş.

Dokuzuncu İmam Efendimiz ise, İmam-ı Tâki hazretleridir. Hicri 195 yılında, Receb ayının onuncu günü doğmuş. Henüz küçük yaşta iken ilmi, edebi ve faziletinin aşkınlığı ile tanınırmış.

İmam-ı Hadi de, On İki İmamın onuncusudur. Hicri 204'te Cemaziyel-ahirin sonlarında doğmuş, Bağdat'ta vefat etmiş.

On İki İmamın on birincisi, İmam-ı Askeri hazretleridir. ‘Zeki’, ‘hâlis’ ve ‘sirac’ lakapları ile de meşhurdur. İmam-ı Askeri, hicri 231 yılında Medine'de doğmuş ve sayısız kerametleri ile meşhur olmuş.

On İki İmamın sonuncusu da, İmam-ı Hüccet Efendimizdir. ‘Kaim’, ‘mehdi’, ‘muntazır’ ve ‘sahibüz-zaman’ lakapları ile meşhur olan İmam-ı Hüccet Efendimiz, hicri 282 yılında Ramazan ayının üçüncü günü Sermenray'da doğmuş.

Hayatları hakkında kısaca bilgi vermeye çalıştığım On İki İmam hazeratı, Müslümanların en asgari olarak isimlerini bilmekle mükellef olduğu bir nur salkımıdır. Kendileri hakkında bilgi edinmemiz ve muhabbet beslememiz Kur'an-ı Kerim'le emredilmiştir. Şura suresinin kırk ikinci ayetinde Yüce Allah mealen, "De ki: Ben vazifeme karşılık sizden akrabalarıma muhabbet etmek ve meveddet beslemenizden başka bir ücret istemiyorum." buyuruyor.

Madem Allah sevmemizi istiyor ve emrediyor, bizim de baş üstüne deyip, bu ilim, marifet ve muhabbet pınarları olan Efendilerimizi sevmekten ve hayat-ı seniyyelerini kendimize numûne almaktan başka çaremiz kalmıyor.

Ahmed Öztürk yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 09:38
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13