Hayber'in kapısı bir tek ona açılmıştı

İlmi, cesareti, güçsüzlerin yanında olmasıyla Müslümanların kalkanı olmuştur Hz. Ali (r.a).

Hayber'in kapısı bir tek ona açılmıştı

Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin bir kolu kanadı vardır, bu ümmetin kolu kanadı Hz. Ebu Bekir (r.a) ve Hz. Ömer (r.a)’dir; her şeyin bir kalkanı vardır, bu ümmetin kalkanı da Hz Ali (r.a)’dir.” İlmi, cesareti, güçsüzlerin yanında olmasıyla Müslümanların kalkanı olmuştur Hz. Ali (r.a). İlim şehrine girmek isteyen ve bir kalkanla korunmak isteyen, o kalkanı kendine siper etmelidir. Ebu Türab başka bir ismidir. Toprağın babasıdır. “Ten adı verilen bu karanlık toprak yani insan bedeni, ancak akıl sayesinde değer bulur.” der Muhammed İkbal. Kanımca insanlık bu karanlık toprak, Hz. Ali (r.a) de iman edenlerin aklıdır.

Ashab arasında hakkında en çok ayet inen kimse Hz. Ali (r.a)’dir

Birçok kaynakta Yüce Rabbimizin maddeyi yaratmadan önce sevgili Peygamberimiz’in nurunu yarattığı bildirilir. Peygamber Efendimizin nuru (ruhu) varlık âleminde belirdiği zaman, ilk gördüğü ruh veya nur Hz. Ali’nin nurudur ve Peygamberimize ilk onun nuru sevdirilir. Bir rivayet olarak kaynaklarda geçen bu olay, dünya hayatında Hz. Muhammed ve Hz. Ali’nin kardeşlik ve dava kardeşliği ilişkilerinde ete kemiğe bürünüyor adeta.

Peygamber Efendimiz, Hz. Ali (r.a) daha çok küçükken onu kollarıyla sarar, kendi yatağında yatırırdı, adeta hicretin provasını yapar gibi. Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz Medine’ye hicret ettiği gece, elindeki emanetleri sahiplerine ulaştırmak için onu kendi evinde yatağına yatırmıştır. Ağzından yemeği çıkarır, ona yedirirmiş. Onu çok sever ve her fırsatta kucaklar öpermiş. Peygamber efendimiz güzel ahlakını Hz. Ali efendimize öğretmiş, adeta ona abilik, babalık yapmış. Bu esnada Peygamber Efendimiz,  Hz Hatice (r.anha) annemizle evliliğini gerçekleştirdiğinde oldukça kalabalık bir ailenin çocuğu olan Hz. Ali efendimizi, amcası Ebu Talip’in yükünü az da olsa hafifletmek için yanına almıştır.

Hz. Ali Efendimiz hayatı boyunca hiç puta tapmamış, hiç şirk koşmamıştır. İslam dini geldiğinde ise Allah’a ilk inanan dört kişiden en küçük olanıdır. Ama ne büyüktür ve ne güzeldir Ali (r.a.). Sahabeler ittifakla, ashab arasında hakkında en çok ayet inen kimsenin o olduğunu söylerler. “De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter."  (Ra'd suresi 43. ayet) O, Ali (r.a)’dir. Çünkü kendisi tefsirde, tevilde, nesih ve mensuhta âlimdir.

Hz. Ali efendimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sas) amcasının oğludur. İlk Müslümanlardan biridir. Çocuk yaşta olmasına rağmen Peygamberimizin tebliğini anlamış ve hemen iman etmiştir. Hayatında hiç puta tapmamıştır. Cesareti, ilmi, Allah ve Resulüne olan derin bağlılığı ve onlara karşı duyduğu şiddetli sevgisiyle dikkat çeker. Dış görünümü de çok güzeldir; buğday tenli, yeşil gözlü, pehlivan görünümünde güçlü bir insandır. Hayber savaşında Hayber kalesinin kapısını kırk kişilik bir ordu açamamış, Hz. Ali (r.a) tek başına Hayber kalesinin kapısını kırmıştır, kendine kalkan etmiştir. Hz. Fatıma annemizin eşi, Hz. Hasan (r.a) ve Hz. Hüseyin (ra.)’in babasıdır. Haydar (Arslan), Seyfullah (Allah’ın Kılıcı), Mürteza (Allah’ın razı olduğu kişi), Esadullah (Allah’ın arslanı),  Şah-ı Merdan (Mertlerin şahı ), Sultanu’l Eshiya (Cömertlerin sultanı), Ebu Turab (Toprağın babası), Emiru’l müminin (Müminlerin emiri) O’nun lakaplarından bazılarıdır.

“Ali’yi seven beni sevmiştir”

Peygamber Efendimiz (sas) buyuruyor: “Ali’yi seven beni sevmiştir, O’na düşmanlık bana düşmanlıktır. Ali’yi inciten beni incitmiştir, beni inciten de şüphesiz Allah’ı incitmiştir.” Hz. Ali (r.a), sadece Hz. Muhammed (sas)’in değil, tüm peygamberlerin kardeşi ve yoldaşı olmuştur. Bunu da gene Peygamber Efendimizden rivayet edilen bir hadisten öğreniyoruz: “Ali (r.a) geçmiş Peygamberle gizli, benimle alenen birliktedir.” Hz Ali de kendi dilinden, “Ben her peygamberin yardımcısıyım.” demiştir.

Hz. Mevlana, Nat-ı Ali’de Hz. Şit’ten Hz. Nuh’a ve Hz. İsa’ya kadar tüm peygamberlerin faziletlerinde, Hz. Ali’nin yoldaşlığından bahseder. Ve güzeller güzeli, gözümüzün nuru Peygamberimiz Hz Muhammed’in (sas) kardeşidir en son. “Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır, ilmi isteyen kapıya gelsin” der.  Bazı kimseler Hz. Ali’ye, “Peygamberimiz sizin için, ‘ilmin kapısı Ali’dir’ buyurdu. Bize bu ilimden haber ver” dediklerinde, “bu ilmin cahillerin eline geçmesinden dolayı endişe ediyorum” diyerek ehil olmayana ilim sırrının verilmesini istememiştir.

“Ya Ali, sana dünyadaki en bedbaht insanı haber vereyim mi?”

Hz. Peygamberimiz Hz. Ali (r.a)’nin şehadetini önceden bildirmiştir. Allah Resulü, Hz. Ali (r.a) ve Ammar bin Yasir (r.a)’i toprağın üstünde uyurken gördü ve Hz. Ali’yi uyandırdı. Dedi ki: “Ya Ali, sana dünyadaki en bedbaht insanı haber vereyim mi? Onlar iki kişidir, birincisi Salih Peygamberin devesini öldüren Uhmir Semud, öteki de (Hz Ali’nin kafasını işaret ederek) buraya kılıcıyla vurup sakalını kana bulayacak kişidir.” İbn-i Mülcem bu bedbaht olacaklardan ikincisidir. Küfe Camii’nde sabah namazını kılarken bir kılıç darbesiyle şehit edilmiştir Şah-ı Merdan. Kabri, bilinmeyen bir sırdan dolayı belirsiz bir yerdedir.

İlmin kapısı sensin, o şehre girmemiz için bize rehber ol

Şimdi gel Ya Ali! Ahmet’in (s.a.v.) en sevdiği, Kadir olan Allah’ın eli. Soranlara biz iyiyiz desek de, iyi değiliz, kardeşlerimiz iyi değilken iyi değiliz. Çocuklar açken lokmalar çok kereler boğazımıza diziliyor. Yemiyor muyuz? Yiyoruz onların ve komşularımızın aç olduğunu bilerek. Yani bizim de ruhlarımız aç aslında, kardeşlerimizden farkımız yok da farkında değiliz.

Hayber’in kapısını kırk kişinin gücüne denk bir güçle yerinden söktüğün gibi bizim de gönül kapılarımızı kır ve Allah ile aramıza bir köprü kur. İlmin kapısı sensin, o şehre girmemiz için bize rehber ol, artık açılsın yerin ve göğün kapıları. Açılsın gözlerimiz, yitirdiklerimizi bulmak için. Daha ne kadar dayanır güçsüzler zulme, çocuklar açılığa bilmiyorum. “Ey Mürteza gel yetiş.” Mazlumların, aç ve susuzların acısını en iyi sen anlarsın, ey İmam Hüseyin’in babası.

Tuğba Kaya yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2019, 13:11
YORUM EKLE

banner19